• BIST 97.713
  • Altın 145,018
  • Dolar 3,5685
  • Euro 3,9995
  • Rize 17 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Samsun 16 °C

Spor, sporcu ve antrenör üzerine notlar

Osman KAYA

Spor çoğu kez angarya olarak görülür.

Yıllar önce Üniversite öğrencisi iken bir amca bana ne iş yaptığımı sorunca ‘öğrenci ve sporcuyum’ demiştim de ‘ha uşağum öğrenciyi anladum, talebesun ama bu siporciyi anlayamadum, siporciluk nasi bi meslektur?’ diye sorduğu soru hala kulaklarımda yankılanır.

Bizim tarihimizin en pozitif yönlerinden biri ciddi bir spor kültürü içermesidir. Güreş, okçuluk, cirit, gürz, Osmanlı tokadı, atçılık-binicilik, matrak v.b bizim tarihimizde yer alan sporlar.

Biz bu sporlarla da kendimizi anlattık insanlığa . Ama zamanla insanımız, yaşamın hengâmesi içinde bazı şeyleri unuttu.

Yoz ve sağlıksız oyun ve eğlence kültürleri geliştirdi. Bu durumda spor ikinci plana atıldı.
Oysa spor, bir ülkenin her yaştaki vatandaşlarının olmazsa olmazlarından biridir.
Spor pek çok şeydir.
Örneğin spor,
Vücudun kuvvetini, çevikliğini idame eden, irade kudretini arttıran bilinçli bir araçtır.
Spor deden eğitiminin bir parçası, beden eğitimi toplum sağlığının önemli bir unsurudur.
Spor ilerlemek, geçmek muvaffak olmak arzusunda doğan yoğun bir faaliyettir.
Spor ilerlemek, geçmek, başarmak arzusundan doğan bir etkinliktir.
Spor ahlaki, fikri, bedensel nitelikleri yükselterek insanı yaşam mücadelesine hazırlar.
Spor zihinsel becerilerin gelişmesinde formel, sosyal, doğal bilimler kadar önemlidir.
Spor cesareti, beceri ve gayreti temin eder, aynı zamanda nefse hâkimiyet hissini arttırır.
Spor doğruluk ve cesaret gibi iki fazilet pınarından akar.
Spor bir azim ve sebat okuludur.
Sporun bu güzel özelliklerini bulandırmamak lazımdır.
Ne bulandırır sporu?
Ahlak dışı olan her şey.
Örneğin yalan,
Örneğin fesatlık,
Örneğin duyarsızlık,
Örneğin küçümseme,
Örneğin adam kandırma,
Örneğin hile, hurda,
Ve daha pek çok şey.

Spor gibi güzel etkinliğin önemini yeterince kavrayamazsak ve sporla ahlak güzelliğini birleştiremezsek toplum olarak vay halimize.

Bakın meşhur pedagog (eğitimci) Thomas Arnold şu sözlerle şu sözlerle bu gerçeği ortaya koyar: “Becerikli müteşebbis, atılgan, azimkâr gençler dershanelerde değil oyun meydanlarında yetişir. Bu özelliği insan tabiatı verir. Pedagojinin ağırlık merkezi beden faaliyetidir. Her dershanenin yanına mutlaka bir kapalı spor salonu inşa ediniz. Gençler fikren olduğu kadar bedenen de gelişmeli ve bu iki unsuru birlikte geliştirmelidirler.”

Bu ülkede ve dünyada spor bugün kapitalist düzenin rant mantığına entegre olmuş- edilmiş bir olgu haline gelmiş- getirilmiştir. Rant ve fahiş para temeli üzerine kurgulanan spor giderek ahlaksızlığın payandası olmuştur.

Spor bu durumda belli kişilerin sınıfsal güçlerinin sınıfsal rantlarının bir aracı haline gelmiştir.
Örneğin aşağıda yazdığımız bir gerçekse ülke olarak tam bir facia yaşamaktayız:

“Türkiye de bir futbol antrenörü 200 bin liranın üzerinde aylık ücret almaktadır.” Bu kadar fahiş bir kazancın hak temeli yoktur. Hukuki olabilir ama hukuki olması bana göre meşru olduğunu göstermez.

Tablo böyle olunca bu anlayış – rant özlemi – amatör sporcularda ve onların antrenörlerine sirayet etmiştir.
Böylece – maalesef – bir kısım antrenörler (avamı dilde söylersek) kumpas, hile ve hurda diye tabir edebileceğimiz bir sürecin içine girebiliyorlar.
Bunların en büyük hesabı hep daha fazla kazanmak ama kendinden başka hiçbir kimseye şans tanımamaktır.
Bu gibilerin ağzından Allah, peygamber, tarikat şeyhi, cemaat liderinin adı ve de ya da vatan millet bayrak Türklük ve gibi sözcüklerden başka bir şey duyulmayabilir. Hatta bu sözcükleri kullanarak başkalarını itham etme politikasını izlerler ama uygulamaya gidildiğinde yalnızca kendi yandaşlarında olanak tanıma eğilimi bu antrenörlerde ayan beyan kendini göstermektedir.

Örneğin düzenledikleri bir maçta spordan hiç anlamayan insanlara madalya taktırırken bu sporun yayılıp yaygınlaşması için mücadele verenlere hiç yanaşmıyor onların dayanışmasını onların bu arenada yer almasını hiç istemiyor olabilirler. Ya da içinde bulundukları makamları “ya bana yalakalanırsın ya da yetkim elverdiğince bütün kapıları sana kapatırım.” Mantığı çerçevesinde kullanmaktadırlar.

Bu zihniyet sahipleri

1. Başkasının başarısına tahammül edememektedirler.
2. Emaneti ehliyet sahibine vermezler. Emaneti verirken yağcılık yalakalık çıkar hesabı gözeterek hareket ederler.
3. Fikri olarak hoşgörüsüzdürler başkalarının düşüncelerine tahammül edemezler. (Siyasal, dinsel, mezhepsel her türlü farklılığa tahammül edemezler.)
4. Bunlar için en önemli şey rant ve makamdır.
5. Bunlar için dost yoktur menfaat vardır. Menfaat sürdükçe dostluk sürer. Menfaat bitince dostluk buruşturulmuş kese kağıdı gibi çöpe atılır
6. Geleceğin sporcularına ve antrenörlerine yanlış örnek olurlar.

Oysa sporcu ve antrenörler

1. İyi ahlakı ile herkese örnek olmalıdırlar.
2. Dürüst ve Güvenilir olmalı.
3. Yapıcı ve birleştirici olmalı
4. Kıskanç olmamalı.
5. Hoşgörülü olmalı ve bütün fikirlere açık olmalı.
6. Kendini geliştirmeli
7. Çalışkan ve gayretli olmalı
8. Hak hukuk gözetmeli
9. Branşına hakim olmalı
10. Dostluklara sadık kalmalı, asla nankör ve vefasızlık niteliklerini karakterinde taşımamalı.
11. Her şeyi olduğu gibi sporu da daha güzel bir dünyanın kurulmasında daha insancıl kişiliklerin oluşturulmasında bir araç olarak görmelidir.

Antrenör ve sporcular bu dünyanın fani olduğunu hiç kimseye kalmayacağını bu dünyada hep kendini düşünenlerin akıbetini hiç iyi olmadığını güzelliklerin paylaşıldıkça arttığını unutmamaları gerekir.

Herkes gibi sporcu ve antrenörlerin, şu sözleri her daim görebilecekleri yerlere asmaları tavsiye edilir: “EDEN BULUR, YİYEN KUSAR. KİMSENİN YAPTIĞI KİMSEYE KAR KALMAZ

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40