• BIST 103.716
  • Altın 145,507
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1817
  • Rize 26 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 22 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Samsun 26 °C

Taha Kıvanç "Hoca" ile dalga geçti

Taha Kıvanç "Hoca" ile dalga geçti
"Genelkurmay Başkanı'na Başbakan Hocam dedi mi?" tartışmalarına Taha Kıvanç öyle bir makale yazdı ki okumadan geçilmez...
Televizyon stüdyosunda kıdemli sayılabilecek üç gazeteciyiz; Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın basın toplantısında verdiği mesajları tartışacağız. Çekim öncesi ilk soru şu: “Başbakan sana da 'hocam' dedi mi?”

Hayır, soru bana sorulmadı, soran da ben değildim. Hemen “Bu ülkede herkes herkese 'hocam' diye hitap etmiyor mu?” müdahalesinde bulundum. Konu, stüdyoda bulunan herkesin başını sallamasıyla o noktada kapanıverdi. Eskiden 'üstad' derlerdi, şimdilerde 'hocam' yaygınlaştı…

Basın toplantısında son soruydu 'hocam'… Hürriyet'ten Emin Çölaşan Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt'a sordu: “Başbakan selefinize 'hocam' diye hitap etmişti bir keresinde; size de hiç 'hocam' dediği oldu mu?” Cevap tek sözcüklüktü: “Hayır…”

İyi ki “Bu son soru ama” demiş Org. Büyükanıt, yoksa “Bir toplantıda başbakana 'Cumhurbaşkanım' diye hitap etmişsiniz, ağzınızı mı alıştırıyordunuz?” diye soran bir münasebetsiz de çıkıverirdi… Neyse, iş o raddeye varmadı.

Benim için sürpriz günü dündü. Hürriyet'te Ertuğrul Özkök ile Emin Çölaşan yazılarını bu konuya ayırmışlardı. Garip bir biçimde…

Önce Çölaşan'ı okuyalım isterseniz: “Şimdi gelelim basın toplantısının en çok beklenen bölümüne. Genelkurmay Başkanı acaba cumhurbaşkanlığı seçimi için ne diyecekti? Biz kendisine bu konuyu elbette soracaktık ama elinin kolunun bir anlamda bağlı olduğunu da biliyorduk. (..) Acaba ne ölçüde konuşacaktı?

“Büyükanıt, konuşmasında bu konuda iki cümle söyledi: / 'Cumhuriyet rejimine ve ilkelerine sözde değil, ÖZDE bağlı olan birinin seçilmesi gerektiğine inanıyoruz. Umut ediyoruz.' / Bu konuda başka sorular sorulmamasını, söyleyeceğinin bu kadar olduğunu da ayrıca belirtti. Ama biz gazeteci olarak bu güncel konuyu deşmekle yükümlüydük! / Sordum: 'Cumhurbaşkanlığı için çeşitli adaylar var. Birinin ismi özellikle ön planda geçiyor. Kendisi sizin bu tanımıza uyuyor mu?' / Büyükanıt: 'Şunu istirham edeceğim. Ben kişiler bazında konuşmam. Sonuçlanmadan bu konuda yorum yapmam sanırım doğru olmaz. Kusura bakmayın.' Taki Doğan sordu: 'Subay eşlerinin türban takması yasaktır. Eşi türbanlı subay ordudan çıkarılır. Cumhurbaşkanı aynı zamanda başkomutandır. Başkomutan eşi türbanlı olursa, onun emrindeki komutanlar olarak bunu nasıl karşılarsınız? Tepkiniz ne olur?' / Büyükanıt (gülerek): 'Bu konuyu bitirdim. Ama sorunuzu almış oldum.' / Ben sordum: 'Başbakan, sizden önceki Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'e 'Hocam' diye hitap ederdi. Size de böyle hitap etti mi?' / Büyükanıt: 'Hayır' / Çölaşan: 'Teşekkür ederim.”

Ne kadar doğal anlatıyor, değil mi?

Oysa Ertuğrul Özkök farklı bir 'hocam' hikâyesi yazmış aynı gün. Onu da okumamız gerekiyor: “Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın basın toplantısını CNN stüdyolarında izledim. / İlk yorumlarımı da orada yaptım. / Gazeteye dönerken cep telefonum çaldı. / Arayan eski Genelkurmay Başkanı Emekli Org. Hilmi Özkök'tü. / Emin Çölaşan'ın sorduğu soru onu çok üzmüştü. / 'Lütfen bunu düzeltin' dedi: / 'Bu söz üzerime yapışıp kaldı. Başbakan hiçbir zaman bana 'Hocam' diye hitap etmedi. O dönemde hem ben, hem Başbakan bunun doğru olmadığını açıkladık. Ama şimdi bu soru kasıtlı olarak yeniden soruluyor.'

Günün ilk tekzibini ikincisi izlemiş: “O telefonu kapattıktan üç beş dakika sonra Başbakan'ın Basın Danışmanı Akif Beki aradı. / O da aynı

şeyleri söyledi. / 'Başbakan'ın Genelkurmay Başkanı'na 'Hocam' diye seslenmesi söz konusu değildir ve böyle bir şey kesinlikle olmamıştır' dedi. / Ardından bu dedikodunun nereden çıktığını anlattı. / Başbakan Erdoğan, kabinede iki bakana 'Hocam' diye seslenirmiş. / Bunlar, Devlet Bakanları Mehmet Aydın ve Beşir Atalay'mış. / Beki, 'Başbakan her iki bakana da akademik geçmişlerinden dolayı 'Hocam' diye seslenir. Ancak kalabalık bir toplantıda olduğu zaman Beşir Bey veya Mehmet Bey diye hitap eder' diyor.

“Bu söylentinin çıktığı gün de şöyle bir şey olmuş. / Başbakan, Beşir Atalay'la arabaya binecekmiş, ona 'Şöyle buyurun hocam' demiş. / O sırada Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök de orada olduğu için, bazı kişiler, ona 'Hocam' diyor sanmış. / O yüzden Emin Çölaşan'ın bu soruyu neden sorduğunu tamanlamadım.” Eminim sizler de benim gibi, “Çölaşan'a sorsana be adam!” demişsinizdir. Sormuş Özkök; “Çölaşan, Başbakan'ın Özkök'e 'Hocam' dediği konusunda ısrarlı” diyor yazısında. Bu kadar... Önce eski Genelkurmay Başkanı sonra Başbakan tarafından üst üste tekzip edilen olayın doğrusunu gazetenin yönetmeni bildiği halde, iddia aynen gazeteye girebilmiş… Hayret ki, ne hayret…

Merak edip baktım, Ertuğrul Özkök'ün adı künyede hâlâ 'genel yayın yönetmeni' olarak duruyordu.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40