• BIST 96.636
  • Altın 144,667
  • Dolar 3,5715
  • Euro 4,0214
  • Rize 16 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C
  • Trabzon 14 °C
  • Samsun 13 °C

TARİH BİLİNCİNİN ÖNEMİ VE LOZAN-1

Osman KAYA

 

İnsan ve insan guruplarının yaptığı her tür uğraşı , gerileme ve ilerlemeler tarihin konusuna girer. İnsanlar varoluşlarından bu güne kadar birey olarak yaşayıştan , gurup, klan , cemiyet ve toplum olarak yaşam tarzlarına ulaşmışlardır.Bu aşamadaki bütün genel ve özel tecrübeler insanlığın bundan sonraki aşamaları için çok önemlidir. Bu bakımından tarihin konusu sınırlı bir alan olmayıp çok geniş bir insan uğraşıdır.Tarih biliminde yorum yapmak ta dolayısıyla geniş ve engin bir tarih formasyonu gerektirmektedir.

Bütün bilimlerin amacı ve hedefi aynı olmakla birlikte , yöntemleri farklı farklı olmuştur. Bütün bilimler , gerçeği , doğruyu ve iyiyi arayarak bulguarını insanlığın hizmetine sunmayı görev saymışlardır.Bazı bililmler günlük ihtiyaçları karşılar, bazıları ferdi sorunları çözer, bazıları da her şeyin daha mükemmel , daha gelişmiş ve daha kullanışlı olmasına çalışmaktadır. Tarih de bunlardan farklı değildir.Tarih bütün bu hedeflere ulaşırken insanlığın bilinen en eski tecrübelerinden düne kadar yaşanılan fakat unutulmuş , ihmal edilmiş bilgileri , yeniden günümüz insanına kazandırmaktadır. Yani bilgileri yeniden güncelleştirmektedir. Güncelleşen bu tecrübeler devamlı insanlığa zihin jimnastiği ve düşünce ufku kazandırmaktadır.

Ama olayları yeniden değerlendirmek , bunlara çeşitli cephelerden bakmak , insan zihnini hep yeni şeylerhayal etmeye ve eleştirel bir bakış açısı kazandırmaya neden olmaktadır. Olaylar , statik bir durum olmadığından , çok çeşitli nedenlerin birleştiği bir dinamik unsur olduğundan dolayı gelişmeyi körükleyici bir başlangıç olmaktadır.

Olayların farklı farklı değerlendirmeleri, insanlığı hep ortak noktalarda buluşturmuş , her şey insan için '' anlayışı nı güçlendirmiştir. Uzun tecrübeler insanlığı ortak zarar ve ortak yararlar etrafında toplamayı başarmıştır. Artık insanlıksavaşın zararlı ve masraflı , barışın ise faydalı ve masrafsız olduğunu öğrenmişlerdir.

1950 li yıllara kadar barışı sağlamanın tek yolunun savaş olduğu düşüncesi egemenken yine yer yer aynı düşünce egemenken günümüzde diplomasi daha ağırlık kazanmıştır.Artık barış için ikili görüşmeler , bölgesel görüşmeler , toplumlar arası görüşmeler ve birlikler arası görüşmeler şeklinde örgütlenmeler oluşmaya başlamıştır.

Tarih bundan önce , savaş için , düşmanlık için , katılık , baskı ve bağnazlık anlayışı için bir araçken bundan sonra '' barış için tarih '' anlayışına dönüşmüştür.

Bütün insanlığın yurt içinde ve dışında barış içinde yaşayabilmesinin belki de en önemli şartı , tarih bilincine sahip olmasıyla mümkün olacaktır.

Bu bilinç polistik ve dinsel kaygılardan yalıtılmış, süblime bir tarih bilinciyle kendini gösterecektir kuşkusuz. Tarihin hemen her kategorisinde polemik sözkonusudur. Ama özellikle yakın tarihe doğru geldikçe polemik alabildiğine artmakta ve tarih metni adeta politik bir metin haline gelecektir. Bunda en önemli etken , tarihçi olmayanların tarihe müdahele hakkını kendilerinde görmeleridir.Acilen politik ve dinsel söylem sahipleri tarih üzerindeki baskıcı tutumlarını ortadan kaldırmalıdırlar.

Bunun en bariz örneklerinden biri de Lozan dır. Lozan üzerinden tartışmalar yapılmaktadır. Ancak bu tartışmalar bilimsel kulvarda değil bilimdışı bir kulvarda seyretmektedir. Mesela Kadir Mısıroğlu, Mustafa Müftüoğlu, Mustafa Armağan gibi isimler, Yavuz bahadıroğlu gibi İsimler Lozan üzerindetartışmaları sürdürürken bilimdışı bir tutumla tartışmanın içine girmektedirler.

Bız bu sorunu bu dizinin ikinci yazısında etraflıca ele alacağız.. Ama şu kadarını söyleyelim ki Lozan Türkiyenin içinde bulunduğu koşullar bağlamında çok büyük ve takdir edilmesi gereken bir zaferdir.Büyük bir zaferdir, Düşmanlarımızın bile takdir etmek zorunda kaldığı bir zaferdir. Hasta adam denilen bir ülkeden , küllerinden kendini yeniden yaratan anka kuşu gibi kendini yeniden inşa eden bir ülkenin , Mustafa Kemal Atatürk Türkiyesinin dünyaya parmak ısırttığı büyük bir zaferdir.Nedenini ve nasılını gelecek yazımızda ele alalım...( devam edecek)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40