• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Rize 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara -2 °C
  • Trabzon 15 °C
  • Samsun 16 °C

Tatilimizi kitap sahillerinde geçiremez miyiz?

D. Ali TAŞÇI
Yaz geldi, imkânları iyi olanlar tatile gidiyor. Bir yılın birikmiş stresini üzerlerinden atmak isteyenler denizlere, dağlara koşacaklar. Parası olan düdüğü çalar, kimsenin özel hayatına karışmak haddimiz değil elbet. Sonucuna katlanmak şartıyla, isteyen istediğini yapar.
Ben bu yaz farklı bir şey yapmalarını isteyeceğim, değerli okurlarımdan: Nereye giderlerse gitsinler, gittikleri yerlere kitap götürsünler. Bu yaz, bizim kitap okuma ve düşünme yazımız olsun.
Şahsen ben öyle yapacağım. Memlekete gidiyorum ve yanımda da birçok kitap götürüyorum. Sessiz, sakin bir ortamda okumak ve düşünmek! Tadına doyulmaz iki kavram.
Okuyucularım arasında lise ve üniversite öğrencilerinin çokluğunu biliyorum. Onlara, tecrübelerime dayanarak diyorum ki, bu yaz sadece okumasınlar, yazsınlar da.
Günlükler tutun, ama bunlar “yaptım, ettim” şeklinde değil de, duygu ve düşünceye yönelik olsun. Bunun için de yanınıza mutlaka dili güzel kullanan ve onu sevdiren kitaplar alın. Dil ihmal edilmemelidir.
Hatıralar okuyun ve notlar alın. Mesela ben bu yaz, Ali Ulvi Kurucu’nun ‘Hatıralar’ını okumaya karar verdim, inşallah. Üç ciltlik bu güzel kitabı bana hediye eden, bir yıl boyunca akıl ve gönül eğitimini birlikte yürüttüğümüz, Üsküdarlı öğrencilerime de ayrıca teşekkür ediyorum.
Ben, her okuduğum kitaptan notlar almışım. Kitabın hoşuma giden satırlarının altını çizmişim ve sayfa kenarlarına notlar düşmüşüm. Bütün bunlar, dikkatli bir okuyucunun işidir aynı zamanda.
Bir yıl boyunca Mesnevi derslerimize katılan dostlara teşekkür ederken, okuyucularıma Mevlana’nın Mesnevi’sini okumalarını da ayrıca tavsiye ediyorum. Bir gazetede okuduğumu hatırlıyorum, Orhan Pamuk şöyle demişti: “Ben, her romanımı yazmadan önce mutlaka Mesnevi’yi bir baştan sona okurum”
Kimseye burun kıvırma hakkımız yoktur. Hiçbir şey de tesadüfen ortaya çıkmaz. Kendi cenahımızda Mesnevi’yi okumadan onu yokluğa mahkûm edenler, ebedi muhalif olmak gibi bir garabetin içinden kurtulamayacaklardır.
“Ne okuyayım?” sorusu hemen akla geliyor. Herkesin okuyacak olduğu kitabın farklı olduğuna inanıyorum. Bu nedenle size uygun, yapınızla örtüşecek kitabı kendiniz bulmalısınız. Roman mı, hikâye, şiir, deneme, anı, söyleşi veya bir başka tür mü, ona siz karar vereceksiniz.
Sevgili okuyucularıma şunu hatırlatmalıyım: Ne okursanız okuyun, ama mutlaka bu yaz bir Kur’an meali de okuyun. Her güzel kitap, sofrada bir yemek gibidir; Kur’an ise, yemeğin, ekmeğin bizzat kendisidir. O bilinmeden hiçbir şey bilinmez; o tanınmadan hayat tanınmaz.
Bir insan bir ay boyunca düzenli ve disiplinli bir şekilde kitap okusa ve okuduklarını kendi ajandasında yazıyla değerlendirse, inanınız, yeni bir yıla gerçekten tatil yapmış olarak girer. Tatil demek, boşalmak değil yalnızca; kirliliklerden, fuzuli şeylerden boşalıp, onların yerine zihnimize ve gönlümüze güzel şeyler de doldurmanın adı olmalıdır aynı zamanda. Ne var ki bugünkü tatillerin birçoğu, ruh erozyonundan öteye gitmemektedir.
Okumanın, yazmanın elbette faydası tartışılmayacak kadar çoktur. Siz fayda kısmını bir tarafa bırakın ve kendinizi kelimelerin büyüsüne bırakın. Herkes gibi düşünmek zorunda değilsiniz, ama ben böyle düşünüyorum diye de çevrenizden intikam alıcı söz ve davranışlara girmeyin. Unutmayın ki, sizin bildiğinizden daha çoğunu da bilenler vardır. Okuduklarınız sizi alçak gönüllü etmiyorsa, okuduğunuz metinleri yeni baştan gözden geçirin.
Bu yaz, hayatımızın farklı bir yazı olsun. Hani dünyada nice tatil yerleri vardır ya, onları bırakıp, kitaplardaki kelimelerden oluşturduğunuz yepyeni bir zihin mekânında tatil yapmanızı öneririm. Böyle yaparsanız, iç dünyanızın baharına kavuşursunuz.
Ben gençlerden asla ümitsiz değilim. Okuyan, araştıran nice genç tanıyorum. Geleceğin Türkiye’sini ve hatta dünyasını bu gençler kuracaktır, buna da inanıyorum. Bu gençlerin arada bir gençlik coşkusunu da hoşgörüyle karşılamak bize düşen görev olmalıdır. Gençlerdeki güzelliği görüp yaşlılık kıskançlığına kapılmak, sağlıklı bir ruh hali değildir. Onlara örnek olamıyorsak, bari engel de olmayalım.
Bu yaz okumanın, yazmanın ve düşünmenin zamanı olsun. Tatil mekânımız da zihnimiz ve kalbimiz olsun.
  • Yorumlar 7
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40