• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Rize 11 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 19 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Samsun 9 °C

TÜRKİYE'DE EĞİTİM—1

Osman KAYA

Eğitimin önemi üzerine ciltlerce kitap yazılabilir. Biz söylenenleri aynen tekrar edecek değiliz. Ancak şu bilinmelidir ki, sorunlarımızın çözümünde temel faktör, eğitimdir. Eğitimin ihmal edilmesiyle gerçekleştirilmeye çalışılan bütün çözüm süreçleri gerçekçi olmaktan uzaktır.
Yalnız eğitimin çok önemli olmasının yanı sıra çok hassas bir konu olduğu da açıktır..
Eğitim olgusu o kadar hassastır ki bazen hiç eğitilmemiş olmak, kötü bir eğitimin sürecinden geçmekten iyidir.
Eğitim, bir yönlendirme etkinliğidir. Davranış kazandırma etkinliğidir. Bakış ve uygulama işlevlerini kazandırma çabasıdır. İşte burada sorun, eğitirken ‘’ nereye’’ ve ‘’ nasıl’’ yönlendirdiğinizdir.
Burada eğitim kavramı bile bazen tartışılır bir nitelik kazanmaktadır.
Çünkü kelimenin kökünde var olan ‘’ eğmek’’ ifadesi pek çok ahlaki sorunsalı beraberinde getirmektedir.
‘’ neden’’ ‘’ kim’’ ve ‘’ hangi hakla’’ sorularının ciddi bir biçimde içinin doldurularak cevaplandırılması gerekmektedir.
Bu noktada Türkiye’de eğitim sisteminin içinde bulunduğu en önemli sorunun ciddi anlamda felsefi düşünce eksikliği olduğu tespitini yapmak mümkündür.
Eğitimdeki felsefi boşluk beraberinde,

*Eğitim olgusunun hafife alınmasına ya da gerçek değerini görmemesine,
*Eğitim programlarının sık ve gelişi güzel değişmesine,
*Eğitim sürecine her türden ,(politik, militarist, sivil)müdahale sonucunu beraberinde getirmiştir.

Türk Eğitim Sistemindeki felsefi boşluğun yapay ve içi boş klişeleşmiş cümlelerle geçiştirilmeye çalışılması kuşkusuz ki başlı başına bir sorundur.
Örneğin, eğitimin hedefinin ne olduğu sorulunca,
‘’ iyi insan, iyi yurttaş’’ yetiştirmek şeklinde bir cevapta ‘’ iyi insan nedir? Kime iyi insan denir?’’ ya da ‘’ yurt neresidir?’’ şeklinde alabildiğine geniş tartışma götüren yeni sorular doğmakta ve bu sorular cevapsız kalmaktadır.
Bu durumda beraberinde diplomalıların dahi alabildiğine cahil olduğu bir toplum ortaya çıkarmaktadır.
Evet… Eğitimimiz felsefi temelden alabildiğine yoksundur.
Bu yoksunluk, gelen her iktidarın,’’ ben yaptım, oldu’’ şeklindeki çözüm-süzlük-lerle telafi edilmekte bu da toplumsal yapıda alabildiğine derin yaralar açmaktadır.
Eğitimimiz yaşamın gereklerine ve yaşamsal dinamizme uygun insan yetiştirmekten uzaktır.
Eğitimimiz, bu toplumun tarihsel, kültürel köklerine yabancı ve uzaktır.
Eğitimimiz, yönetsel anlamda demokratik yapıdan alabildiğine uzaktır. Çoğu kez ‘’ teamüllerle’’ ve ‘’ ego tatmini’’ temelinde bir mekanizmayla işlemektedir.
Eğitimimiz Atatürk ün gösterdiği hedef olan ‘’ cumhuriyetimizi ileriye götürme’’ idealini taşıyacak donanımlara yeterince sahip değildir.
Eğitimimiz İslam Kültürünün güzelliklerinden haberdar olmaktan uzaktır.
Eğitimimiz toplumcu değil bireyci, paylaşım- bölüşümcü değil hep banacı- karcı – başkasını yok sayan , ‘’ hayat yardımlaşma ve dayanışmadır’’ şuurundan uzak Batılı bir paradigma olan ‘’ insan insanın kurdudur’’ ya da ‘’ başkaları cehennemdir’’ yaklaşımını besleyen bir yapıyı yer yer içermektedir, ve bu çerçevede hareket eden kapitalist bireyler yetiştirmektedir.

Eğitimimiz, bilimsel olma vasfını tam olarak taşımamakta ya da bilimsellikten EVRAK FETİŞİZMİ ni anlamaktadır.
Eğitimimiz çoğu kere ‘’ hiçbir şeye ‘’ ve ‘’ hiçbir yere ‘’ adam yetiştirmektedir. Bu durumun sonucunda ya tam anlamıyla ‘’ ipini koparmış’’ tipler ortaya çıkmakta, ya da özgüvenden, medeni cesaretten yoksun, silik- pısırık tipler çoğalmaktadır.
İşte bütün bunlar sonucunda geleceğe yönelik ciddi kaygılar gütmekteyim.
Kimse kusura bakmasın, ben ‘’günü kurtarıcı bir ümitvarlık’’ içinde olamam.
Çünkü derin düşünmek, günü kurtarmayı değil, bu günü kılı kırk yaran bir yargıç edasıyla yargılayıp geleceği sebep sonuç ilişkisi içinde öngörmeyi gerektirir.
Bu, insan olma görevlerimizden biridir.
( Devam edeceğiz)

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40