• BIST 97.713
  • Altın 144,195
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Rize 18 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Samsun 17 °C

ÜÇ TANE SAF BİR KURNAZA ÇALIŞIR

Ali GÜNAY

Üç saf, bir uyanığa çalışır diye de değiştirebilirsiniz. Daha nazik olur…
Siz daha başka örnekler de ekleyebilirsiniz.
Bazen dostlarımdan “Hocam neden erken emekli oldun? Daha çalışabilirdin.” Türü dönütler alırım.
İşin aslını bilmezler. Emekliliğe sürükleniş hikâyemi bir kenara bırakalım.
Evet, ben daha çalışabilirdim.
Ancak öğretmen olarak…
Yanı idareciliğe geçmeseydim belki de ölünceye kadar çalışabilirdim. Zamanla idareci olarak atanıp çok sevdiğim mesleğimden ve çocuklardan uzaklaştığım için pişmanım. Fakat bazen de iyi ki idareci olmuşum demiyor değilim. Öğretmen olarak kalsaydım belki mesleğimi icra edebildiğim ve çocuklarla meşgul olduğumdan mutlu olurdum. Ancak hayata kör bakardım. (Burada öğretmenler kör demek istemiyorum.) Öğretmen doğası gereği dürüsttür, olmak zorundadır. Dünyanın en güzel ve anlamlı varlıkları olan çocukları eğitmek, doğru şeyleri öğretmekle meşguldür. Kurnazlığı, uyanık olmayı beceremez. Beceremediği için de sosyal hayatta dönen dolapları bilemez. Onun için kördür.

Evet, iyi ki de idareciliğe geçtim. Çünkü bazı gerçeklerin farkına vardım. Şimdiye kadar hep olması gereken, bize öğretilen gibi baktım. Var olandan haberim yoktu. Şimdi bu gerçeklerle yüz yüzeyim. Özümde öğreticiliğim, öğretmenliğim olduğu için okurlarımla paylaşmak istiyorum. İçinde yetiştiğim ve borçlu olduğum toplumu aydınlatma görevimin gereği...

Bir kişi haklarını bilmiyor ya da başkalarına yediriyorsa ahmaktır. Bunlardan üç kişi ile bir kurnaz geçinir, köşe olur. Kişi doğduğu andan itibaren demiyorum, ana rahmine düştüğü andan beri bazı haklara sahiptir.  Bu hakların özel ve kutsal olduğunu bilmiyorsa, dünyaya nasıl gelip nasıl gideceğini varın siz düşünün. Biraz somutlaştıralım.

Sosyal hayatta yaptığımız işler, aldığımız hizmetlerle ilgili fatura, belge, senet veya cüzdan alırız.

Bu belgelerin içine bakıp haklarımızın ne olduğunu, hak edişlerimizden ne kadar ne ve neye göre nereye kesinti yapıldığını biliyor muyuz?

Örneğin çay cüzdanlarından nerelere kesinti yapıldığı, kesinti yapılan yere para ödemekten başka bir hakkımızın olup olmadığını, kesinti yapılan kurum ve kuruluşun yönetimini belirlemede aktif olarak katkı sağlayıp sağlayamadığımızı, kesintinin yasal olup olmadığı veya hangi yasaya istinaden yapıldığını, adımıza alınan kararlara görüş ve düşüncelerimizin alınıp alınmadığını biliyor muyuz? Kesinti yapılan kurum ve kuruluşlardan ne tür hizmet hakkımızın olduğu, bu hizmetleri adil olarak alıp alamadığımızın farkında mıyız?

Yoksa farkında olanları mı besliyoruz?

Çay cüzdanı ile başladım bunu elektrik ve su faturası, banka kredi sözleşmesi, sağlık hizmetleri, ttnt, internet sözleşmeleri, Telekom ve diğer belge, fatura ve sözleşmeler gibi örnekler verebiliriz.

 Önümüzdeki günlerde konu ile ilgili açılımlar yapacağım. Sizleri aydınlatmaya devam edeceğim. Toplum yararına diye devlet desteği ile kurulmuş olan bazı STK’ların, oda, kooperatif ve derneklerin yapısını, görevlerini ve sizin için ne anlam taşıdığını anlatmaya çalışacağım.

Bu kurumların kuruluş amaçlarına uygun görev yapıp yapmadıklarını somut örneklerle belirtmeye çalışacağım. İddia ediyorum ki şimdiye kadar öğrendikleriniz ve bildiklerinizi çürütecek verilere ulaşacaksınız. Ya da hiç karşılaşmadığınız bilgi ile yüz yüze geleceksiniz.

Yazarın en önemli malzemesi okurunun sorduğu sorulardır. Yazarı çalıştırıp araştırmaya yönelten de budur. Size sağlıklı, sağlam bilgi verebilmem için beni soru yağmuruna tutmanızı isterim.

 Beni izlemeye devam edin.

  • Yorumlar 7
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40