• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Rize -1 °C
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -9 °C
  • Trabzon 4 °C
  • Samsun 3 °C

Usain Bolt’un rekorları ve hatırlattıkları

Osman KAYA

Usain Bolt, insanlık tarihinin en şaşırtıcı şeylerinden birini yaptı, son birkaç gündür.

Jamaikalı atlet 100 metreyi 9.58’le koşarken (New York Times in ifadesiyle) adeta ‘biz ölümlülere yasak olan bir galaksiye adım attı.’

Bununla kalmadı, 200 metreyi 19.19’la bitirerek adım attığı galaksinin sayısını ikiye çıkardı.

Usain Bolt, bu başarılara imza atarken bazı şeyleri ister istemez düşünmeye başladım. Benim güzel ülkemde bu tür devasa başarılara imza atan sporcular neden yok? Veya neden büyük sporcularımız hep yurtdışı bağlantılı?

Şimdi bu ve buna benzer soruları sorarken hemen aklımıza şu çok söylenen söz geliyor:

Deveye sorarlar, boynun neden eğri?

Deve cevaplar, nerem doğru ki?’’

Bu misal, Türkiyede örneğin bilim adamlarına düşünürlere, sanatçılara adam gibi değer veriliyor mu ki sporculara hakkıyla değer verilsin?

Bu gerçek bir yana spor ve sporcu konusunda teşvik ve desteğin anayasal düzeyde ilke olarak yer aldığı bir ülkede nedense ne spora yeterince teşvik var ne de sporcu yeterince destekleniyor.

Jamaikalı Atlet Usain Bolt 21. yüzyılın en önemli olaylarından birinin altına imzasını atmıştır. İnsanoğlunun bedeniyle de neleri yapabileceğini göstermiştir. Ve beraberinde bir sürü felsefi tartışma da bırakmıştır. Bolt’un bıraktığı en önemli soru şudur: ‘İnsanoğlu nereye koşuyor?’

Şairin dediği gibi: ‘İnsan; kısım kısım, yer; damar damar’’

Dünya insanları da öyle. Kimileri rekora koşar, insanlık için büyük aşamalara imza atar, kimileri ise çalışmak ister çalışacağı yerler suratlarına kapatılır.

Bendeniz yıllar boyu dövüş sanatlarına gönül veren bir insanım. Pek çok mücadele sporunu yapmış bulunuyorum. Boks ve kickboks çalışıp çalıştırmaya gayret eden bir sporcuyum.

Bir dönem ilçemizin kapalı spor salonunda ders verdim. Birkaç değerli arkadaşımın bu sporlara ısınmasına vesile oldum.

Siyah kemerden sonraki uzmanlık seviyesi olan ‘dan’ sınavına girmek için Ankara’ya gidip döndüğümde gördüm ki kapalı spor salonu saat 5’ten sonra kapalı tutuluyormuş.

Düşündüm şimdi Türkiye’deki sporun durumunu. Bu kafa yapısı ile sporcu yetiştiremezsiniz.

Değil Usain Bolt’lar yetiştirmek, Mehmet Yurdadön’ler, Veli Ballı’lar bile yetiştiremezsiniz.

Sporda disipline evet ama yasakçı zihniyete hayır. Hala adamına göre muameleye tamamen hayır. Bu ülkede disiplinli bir kafa ile yasaklı kafa arasındaki farkı göremeyen insanlar var. Bu insanlar çoğu kez yetkili yetkisiz belirleyici olabiliyorlar. Spor salonlarını sporseverlerin suratına kapatmakla, spor salonlarını laçkalıktan laubalilikten arındırmak arasındaki farkı görebilmek son derece önemlidir.

İbadethaneler, okullar, camiler hastaneler insanların suratlarına kapatılamaz. Aynısı spor salonları için de geçerlidir. Sporun en ağır başlı bir biçimde yapılabileceği yerler spor salonlarıdır.

Elbette ki buralarla ilgili bazı tedbirler alınabilir, ama spor salonları gece 10’a kadar hatta 12’ ye kadar açık olmalıdır.

Açık olmalıdır ki gençler uyuşturucuya, teröre, ahlaksızlığa yönelmesinler. Yaşam boyu spor prensibiyle sağlığa, barışa, esenliğe koşsunlar. Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü gelişmelere imza atsınlar. Ataları gibi '' Türk gibi kuvvetli '' sözünü dünyaya söyletsinler. İstiklal marşımızı dünyaya ezberletsinler.

O halde belirleyici olabilecek herkese sesleniyorum: ‘Sspor salonumuzu acilen açın ve akşamları da halkın hizmetine sunun’

( Son günlerde bu salonda çalışan bazı şahsiyetlerin 'Biz istediğimizi salona alır, istediğimizi almayız' türünden akla hayale sığmaz laflar ettiklerini duyuyoruz. Umarım bu deli saçması laflar birer söylentiden ibarettir.)

  • Yorumlar 20
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40