• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Rize 15 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Samsun 15 °C

VE CEVAP VERİYORUM....

Osman KAYA

• Hoca senin bu ara çok görüyoruz.Tiyatro da atatürkçü-şimdi de bilmem adı nedir ocu.oldun.Hakikaten sen necisin.Birde onu bu köşede yazsan da okusak olmazmı..Şunu de ismini yazmadın.Ne farkeder ki.Ha ahmet ha mehmet sen isme değil içeriğe takıl yeter.
BİR BİLEN

‘’ Bu yazımı ismini vermeyi lüzumlu görmeyen ama benim düşünce yapımı ısrarla sorma cehdi gösteren ,benim hakkımda , benim dahi bilmediğim bilgileri yukarıdaki ifadeleriyle sunan , sarı bıyıklı arkadaşıma ithaf ediyorum’’
Osman KAYA

Evet... sarı bıyıklı ‘’ beni seven’’ arkadaşın bir cümlesiyle başlıyorum yazıma... Kendisinin dediği gibi ismi önemli değil... Önemli olan zihniyet analizi... Bu zihniyet analizinin ana teması kategorik düşünen beyinlerin de analizi olmuş olacak bir anlamda...
Uzun zamandır şahsıma sorulan bir soru var:

‘’ sen kimsin ? hangi siyasal düşüncenin içindesin? Siyasal yelpazede durduğun yer neresidir?’’

Malumdur ki hiç kimse siyasal açıdan durduğu yeri kimseye hesap olarak vermek zorunda değildir.
Haaa... denecek ki madem ki köşe yazarlığı yapıyorsun , yazdıklarını toplumsal düzlemde paylaşıyorsun, o zaman bunu deklare etmelisin ki biz de ona göre tavır alalım, tutum takınalım..

Aslında arif olan anlar ona tarif gerekmez...Ama biz yine bu konuda üç beş kelam edelim...Çünkü benim durduğum yer, meramım , derdim v.s. yazdığım yazılarda, aynıyla deklare edilmiştir.

Ancak dile dökmek gerekirse onu da yapalım... Ancak öyle tahmin ediyoruz ki, yukarıda sorulan sorunun cevabını verdiğim zaman yine anlaşılamayacak ve yine kafalar karışacaktır...Hatta belkide daha fazla karışacaktır. Nedeni ise şu:
‘’ şu anda bizler toplum olarak kendi dünya görüşümüzü temsil etmiyoruz..

Biz daha çok Avrupa merkezci bir modelin sınırları içinde , neoliberal dünya görüşü izin verdiği sürece ve onun himayesinde bir düşünce ve kültür hayatı ya da sanat ve edebiyat hayatını yaşatmaya eğer bizler Ortadoğu toplumları olarak tarihin öznesi olmak istiyorsak , özgün , özgür bir düşünce , entelektüel , kültür , sanat ve edebiyat hayatımız olmalıdır. Biz şu anda bu düzlemde durmuyoruz...
Çünkü Batı dünyası , Batı dışı dünyayı sömürgeleştirme yoluyla çoraklaştırdı...
Ve biz bu çorak düşünce toprağı zemininde Batının verdiği düşünsel şema çerçevesinde düşünüyoruz...
Ve bu düşünme tarzı kapsayıcı bir bakış açısına sahip olmamızı , karşımızdakini anlayabilmemizi , kültürlerin iyi yönlerini kucaklayabilme hasletlerinden yoksun kılıyor bizleri...

Kategorik düşünüyoruz...
O ve ben
Ya o ya bu
Ya A ya B
Ya ak ya kara

Bu iki değerli mantıktan kaynaklanan bakış açısı çoğunlukla Batı Medeniyeti menşelidir. Çünkü Batı, ötekini , başkalarını cehennem ilan eder..
Ülkemizi bölme çabaları da biraz bundan kaynaklanır. Derin meseledir, girmeyelim...
Batı için kendi dışındaki her yer, her şey , herkes barbardır. Ya medenileşecek yani Batılı olacak ya da yok olacaktır..
Bizde de bu vardır.
- Ya şu dinden olacaksın ya yok olacaksın..
- Ya şu partiden olacaksın, ya yok olacaksın
- Ya şu ideolojiden olacaksın , ya yok olacaksın.
- Ya şu cemaatten , tarikattan, meşrepten , mezhepten olacaksın, ya da yok olacaksın..

Yetti mi? Bitti mi? Hayır... Şu cemaatin , şu partinin , şu oluşumun , şu gurubun , şu ideolojinin de filan falan kliğinden olacaksınız..
Yetti mi?
Asla ... Orada da o yapının yönetici elitleriyle motamot aynı düşüneceksiniz...
Eğer böyle değilseniz, şu ya da bu düzeyde farklıysanız , hele hele muhalifseniz vay halinize... Alışmak zorundasınız... Ama onlar alışmak zorunda değil... Uyum sağlamak zorundasınız ... ama onların bu zorunluluğu yok...Siz itaat etmek zorundasınız... ama bunların bu zorunluluğu söz konusu değil...
İşte böyle bir toplumsal gelenekten geliyoruz. Toplumsal yapının temel donesi bu...
Bu zihniyetin sahibi olanlar menfaatleri elverdiğinde kendileri her türlü insanla irtibat kurarlar , buna cevaz bulurlar, buna kılıf uydururlar fakat siz bunu yapamazsınız...Yaparsanız , gavur olursunuz, vatan haini olursunuz, şu ya da bu olursunuz...
Bu zihniyet sizin ne olduğunuzu ısrarla sorar... Burada iki amaç vardır:
-ya kendi malı olarak ilan etmek..
- ya da cehennemlik olarak ilan etmek...

Evet ben, herkes gibi aslında ne olduğumla ilgili olarak kimseye hesap vermek zorunda olmayan bir insanım..
Bunun yanı sıra hangi düşüncelere sahip olduğum, düşünsel yelpazede , nerede durduğum , yazılarımda apaçık şekilde kendini göstermektedir...
Ama maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir.
Öyle ya sarı bıyıklı arkadaşım diyor ki ‘’ ismim mi? Ne fark eder... ha Ahmet, ha Mehmet’’ İsminin fark edilmesini istemeyen bu saygın arkadaşımızın ısrarla benim düşüncelerimi sorması ne kadar manidardır...
Ama en azından bu sarı bıyıklı sevgili arkadaşımızın gül hatırı için düşünsel yapımızın temel parametrelerini ortaya koymak istiyorum...
Evet... cevap veriyorum:
1- BEN HİÇBİR KİLİSENİN MOTAMOTTARTIŞILMAZCEMAATİ DEĞİLİM:
Ne demektir bu? Bundan ne anlamalıyız? Benim holiganlığım yoktur... İlkelerimin ihlali konusunda babamın oğluna hatırım yoktur..
Şapkamı toplar giderim..
2- BEN MÜSLÜMANIM:
Bütün sadeliğiyle, hurafelerden ayrılmış boyutlarıyla , bütünüyle Allah ve Rasulüne ve kitabına iman etmişim... Bu açık ve net... Ancak Allaha ve Rasulüne imanım, ve kitabına imanım, din üzerinden voli vuranlarla, din faşistleriyle, ehli hurafe kesimiyle asla aynı değildir.
3- BEN BİLİME İNANIRIM:
Kuşkusuz ki bilim , insanlığın en üst değerli ürünlerinden biridir. Ve yol göstericidir. Bilim benim sevgililerimden biridir ama scientist ya da pozitivist değilim...
4-AKLA İNANIRIM:
‘’ey dost ... akıl ağızdaki bir çürük diştir ki onu çekmeden asla meclisimize gelme...’’
Bir ehli tarik in hitabından bir cümle ki... bu anlayışa pek çok dini yapı mensuptur... ne yazık ki bu böyledir...Benim dindarlığım tamamen bu mantalitenin dışındadır...Aklın sınırları olduğunu kabul ederim ama bu sınırlamayı gündelik yaşamda kabul etmem...Yani gündelik yaşamda, insanın muhatap olduğu alanda aklın devre dışına çıkarılmasının hem felsefi hem de ahlaki olarak asla doğru bulmam...
4- AHLAKİ TEMELİN ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNA İNANIRIM
Ahlak insan eylemlerinin temel dayanak noktasıdır... Eğer işin içinde doğru bir ahlak yoksa ortada olan hiç bir şeyin asla ve kata ne önemi ne de anlamı vardır...
5- ENTERNASYONALİST, ÜMMETÇİ VE MİLLİYETÇİYİM

Kafanız karıştı değil mi? Evet... ben hem tüm insanlığı dini, dili, rengi , ırkı ne olursa olsun seviyorum, bu anlamda enternasyonalistim,
Hem Müslümanları seviyorum , bunların dayanışma içinde olmasını istiyorum bu anlamda ümmetçiyim,
hem de milletimi seviyorum bu anlamda ırkçı olmayan milletini sevme , onun iyiliğini isteme anlamında milliyetçiyim...

6-ÖZGÜRLÜKÇÜYÜM
Ama asla liberal değilim... ideolojik anlamda liberal değilim... çünkü her ne kadar liberalizmin temeli liberte den geliyorsa da liberalizm özgürlüğü değil, kuzuyu kurda teslim etme anlayışını getiren bir sistemdir.
6- VATANSEVERİM:
Ama asla ideolojik anlamda faşist değilim... çünkü faşizm vatanseverlik argümanını çok kullanan ama ondan tamamen farklı bir yapının adıdır..
Faşizm insanlık düşmanlığıdır..
7- ATATÜRKÇÜYÜM:
Ama Kemalist değilim.... Atatürkçülük bu toprakların özünü ideallerini içeren, kurtuluş savaşı veren ruhun temel dinamiklerini içeren , bu ülkenin temel değerlerine dost ve evrensel ilkeleri de taşıyan bir yapı iken , bana göre Kemalizm Atatürk’e rağmen inşa edilen, Batıcı ve darbeci , jakoben nitelikler taşıyan ya da en azından bu özelliklere sahip cenahın çarkına su taşıyan bir zihin kırılmasıdır..
Bu çerçevede ben Atatürkçüyüm ama Kemalist değilim...
8- SOSYALİSTİM:
Şu bir gerçektir ki sosyalizm kapitalizmin en iyi eleştirisidir... ve toplumcu özler taşıyan bir anlayışın adıdır... sosyalizm bir metottur bir din değildir... benim dinim İslam’dır... ama sosyal metodum sosyalizm dir... Bizim toplumuza yön verenler insanımızı entelektüel yönden iğdiş ettiklerinden ötürü maalesef insanımız bazen meramı anlayamıyor ...nasıl ki bir mühendislik projesi için dışarıdan teknik alıyorsanız , aynı şekilde toplum mühendisliği çerçevesinde de teknikler alacaksınız ve temel doneleri besleyecek teorilerden istifade edeceksiniz....Makine yaparken, yol yaparken , su getirirken mühendisin dini ve ideolojik kimliğine bakmıyorsunuz...hastalandığınızda eğer tedavi etme imkanı varsa yurtdışına gidiyorsunuz... ama sözkonusu adaleti tesis etmek anlamında bir durum ise eğer...o zaman hemen olmaaazzz...hatta bırakın onu ekonomide kapitalist ve serbest piyasacı unsurlardan takviye alıyorsunuz. Fakat kaygı eşitlik olunca, kaygı sömürü karşıtlığı olunca hooooppp..
Başörtüsü defilesinde brezilyadan manken getirtip arzı endam eyletebiliyorsunuz.... Televizyonlarınızda mol ped reklamı yaptırtabiliyorsunuz... bu zamanın getirdiği işbirliği oluyor... ama biri çıkıp ta İslam’da üretim araçlarının mülkiyeti topluma aittir dediğinde.... hooooooopppppp...evet... ben adalete dayalı eşitlik bağlamında sosyalistim ama asla ateist değilim....ne diyalektik ne de tarihsel materyalizmin içinde değilim.... ben ayrı yerde duruyorum.... benim sosyalizmim ideolojik sosyalizm değil metodik sosyalizmdir...
İslam’da her şey var... ne gerek var sosyalizme... beyler islam ne bir arama motorudur ne de bir ansiklopedi....
İslam’da her şey var deyipte karma ekonomi ve serbest piyasacıları biz çok gördük....işte plan ve tertip budur...
İslam toplumculuğu demek ideolojik olarak Marksist sosyalizm demek değildir... sadece kapitalizme, mülkiyete karşı çıkmak ve eşitlik yanlısı olmak demektir...emeğe saygı duymak demektir... bilime saygı duymak demektir... ceberrutlaşmış her türlü totaliter anlayışa karşı çıkmak demektir... işte bu anlamdadır bizim sosyalizmimiz... yoksa ne bölücülere çanak tutanlarla, ne Evrenin biricik sahibini ve onun pak rasulünü yok sayanlarla işimiz olmaz....
Din faşizminin yenilmesinin de hurafelerle dolu bir anlayışın yıkılmasının yolu da buradan geçer...
İslam kuranda her şey var diyen bir zat , kuranda daha namazı dahi nasıl kılacağını bile göremezken... bunun için dahi peygamber(s.a.v) in uygulamalarına muhtaç iken.... nasıl oluyor da çağdaş iktisadi konuların tafsilatıyla kuranda bulunacağını söyleyebilir?

Kuranda var olan temeldir... tafsilat evrensel kültürden istihsan, maslahat,sedd-i zerayi ilkeleri çerçevesinde istifade etmekten geçer..
Her şey Kuranda var diyen birine yıllar önce şu soruyu sordum...’’ mademki her şey kuranda var o zaman sizin gibi serbest piyasacılar, faizciler mülkiyetperestler nereden yetişiyor?’’
El cevap:’’ ne yapalım hoca nefsimiz bizi mahvetmiş’’
Soru: neden nefsin bu derece büyük batağın içinde...İslam’dan bu kadar bahseden bir insan olarak neden nefsini bir nebzecik terbiye edemiyorsun...
Cevap: ne yapalım hoca düzen bizi bu hale getirdi..
Soru:o zaman bu düzenin İslami olmadığını kabul ediyorsun...
Cevap: evet
Soru:o zaman nasıl bir düzen arıyorsun ki islami olsun?
Cevap: eşit olsun herkes... adilce yaşasın... kimse kimseyi sömürmesin..
Soru: işte bizde böyle bir düzen tartışması içindeyiz...o zaman eşitlik ve adalet arayışımızda bizim ortaya koyduğumuz unsurlara neden karşı çıkıyorsun?
Cevap:.......
Cevaba cevap: böyle düşünüyorsun ve bilmeden itiraz ediyorsun... çünkü başını ceplerine soktuğun din baronları böyle düşünmene neden oluyor... sende inandığın dini bunların tekelinden kurtarmadıkça ne tam iman etmiş ne de özgürleşmiş olursun...

Sosyalist geçinen ama aslında sosyal faşist olan birine de cevabım çok ağır olmuştu:
Günün birinde dinin bütün unsurlarına şiddetle karşı çıkan birine şunu söylemiştim:
‘’ mademki sosyal( faşizm)izm de her şey var ve dine gerek yok... o zaman sorayım sana senin gibi hıyarlar hangi tarlada yetişiyor?’’
9- BU MEMLEKETİN GÜZEL DEĞERLERİNİ SEVEN AMA ÇİRKİN DEĞERLERİNDEN NEFRET EDEN BİRİYİM:
Çok kısa....kan davasından nefret ederim ama misafir perverliği severim...

10- İLERİ DERECEDE DARBE KARŞITIYIM...
O kadar ki bu memleketin pek çok büyük pislik ve belasının kaynağının darbeler olduğunu düşünüyorum ve her türden darbeye karşı olduğumu ifade ediyorum..
11- ÖZELLEŞTİRME KARŞITIYIM
12- İLERİ DERECEDE AMERİKAN KARŞITIYIM
13- İLERİ DERECEDE İSRAİL KARŞITIYIM
14- YABANCI SERMAYE KARŞITIYIM
15- BU ÜLKEDE PEK ÇOK DEĞERİN HARCANDIĞINI VE SİYASİ ANLAMDA BU ÜLKEDE KIYMETİ BİLİNMEMİŞ EN ÖNEMLİ DEĞERLERDEN BİRİNİN RAHMETLİ ERBAKAN OLDUĞUNU, OBJEKTİF TARİHİN HER ZAMAN ERBAKANI HAYIRLA YAD EDECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM…
İşte ben buyum...bunları kim (en azından bir kısmını) yaşıyor ve savunuyorsa ben onu severim...onun o güzelliğinin yanındayım...bunlara kim düşmanlık yapıyorsa ben o çirkinliğine ortak olmam.. olay bu kadar basit... BİLMEM ANLATABİLİDİM Mİ, KİMLİĞİNİ BEYAN ETMEYEN VE ISRARLA BENİM GÖRÜŞÜMÜ SORAN SARI BIYIKLI ARKADAŞIM?

  • Yorumlar 6
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40