• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Rize 23 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 18 °C
  • Trabzon 22 °C
  • Samsun 18 °C

Yalnızlığımız kalabalıklaşıyor

Bilge FIRAT

 

 

Günün kirli düzenine ayak uydurmayıp, sistemin bozuk çarkları arasında, dişlilere özünü yem etmeyenler direniyor. Onları “insanlığını unutmamışlar” olarak adlandırıyoruz…

Madde karşısında bozulmayan, kaç insan tanıyorsunuz? Kendi çıkarları uğruna, başkalarını yermekten uzak duran kaç kişi var bildiğiniz? Omzunu dayılarına dayamaktan omzu çürümüş insanlarla dolu değil mi sizin de etrafınız? Kırmaktan korkup, kırılmayı göze alan, sözlerini özenle seçen? Ya elindekini paylaşmaktan zevk alan, Allah’ı sadece zorda kaldığında hatırlamayan… Kimi tanıyorsunuz?

Herkes kendine göre haklı, önemli olan hangisinin doğru olduğu. Kendine göre haklılığı uğruna, basit çıkarları uğruna, kalp kırmaktan uzak durmayanların varlığı endişeye düşürmüyor mu sizi? Madde uğruna, kaybedilen maneviyat gerçeği boğmuyor mu sizi? İnsan malına kastedenlerin önünü alamazken, insan canına kastedenlerin varlığı… Dünya kan gölüne dönmüşken, pembe dizileri kaçırdığı için üzülen kadınlarımız, futbol müsabakasında yenildiği için sokaklarda gözyaşları döken, sağa sola sataşan erkeklerimiz… Aç’ın halinden anlamayan toklar, bir türlü doyuramadığımız “toklar”… Kaç “insan” kaldı dünyada, sayabildiniz mi?

Dünyada bu kadar acı varken, acıyı tenine batan dikenden öte görmeyenler mevcut. Bu ruhumuza etki eden ağır bir dehşet. Tenine batacak dikenden çekinip, zalimliği görmemek; körlüktür, kör “kütüklüktür”! Bazıları gözyaşlarınızla beslenir. Düşüncemiz; “Gözyaşlarımızla beslenenleri, fazla beslersek belki boğulurlar. Belki de dünyada gözyaşının durmamasının bir sebebi budur, kim bilir?” Dualar ve gözyaşları eşliğinde boğulacakları günü mü beklemeli? Müslüman’a düşen, insanlığa düşen pay, cidden beklemek mi?

Bugün haberlerde bir manşet “Neden oruç tutuyorsunuz katliamı: 18 ölü”. Çin kana susamışlığını, mübarek bir ayda dindirmeye devam ediyor. Sırf Türk oldukları için değil, Allah’a inandıkları için, oruç tuttukları için her gün çoluk çocuk demeden mazlum insanları katlediyor. Biz, bekliyoruz… Kızıl Çin’in, zalimin, kâfirin gözyaşlarımızla, sövmelerimizle, hakaretlerimizle boğulmasını, aklını başına almasını… Bekliyoruz… Aslında ölüyoruz… Öldürüyoruz…
Yarın, unutacağız… Tıpkı dün, bir önceki gün olanları unuttuğumuz gibi. Fıtratımızda unutmak doğuştan varmış gibi… Oysaki insan kendi seçer unutmayı, gözlerini kapatıp görmemeyi, kendi seçer, kendi ister. Hatırlamazsanız, hatırlatmazsanız, unutursunuz. Unutursanız, ihanete düşersiniz. İhanet ki insanı içten kemiren, çürüten, kötüye sürükleyen tehlikeli hastalık…
Yıllardır “Bana dokunmayan yılan, bin yaşasın” dediğimiz için, bin bir yılan bin yaşıyor. Zehir bulaşıyorsa insanlığınıza, susuyorsanız, iki gün sövüp, üçüncü gün susuyorsanız, duruyorsanız, unutuyorsanız, zalimliklerde payınız yok mu sandınız?

Ey insanlar, insanları tanıdıkça yalnızlığımız kalabalıklaşıyor… Zalim eliyle kurulmuş kirli dünya sisteminde dişli olmayı seçenlerin yanında, dişlileri durdurmaya sebep bir zerre olmayı seçiyorsak, sırtımızı dayadığımız dayılarımız, amcalarımız, dünya çıkarlarımız olmadığındandır. Yalnızca Allah (c.c)’a sığının, kazanacaksınız.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40