![]() |
- Ana Sayfa
- Günün Haberleri
- İletişim
- Ziyaretçi Defteri
- Arşiv
- Sitene Ekle
- Sık Kullanılanlara Ekle
- Anasayfam Yap


Yaylacılık kültürü yok oluyor
Güneysu Çevre Platformu Sözcüsü Ceyhun Kalender, Rize’de hayvancılıkla birlikte yaylacılık kültürünün de yok olduğunu söyledi.
Kalender yaptığı açıklamada, Karadeniz Bölgesi’nin en yaygın ekonomik ve kültürel faaliyetlerinden olan yaylacılığın hayvancılıkla beraber son yıllarda yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu belirterek, “Hayvansal ürünlerin ekonomik değerini kaybetmesi, yoğun kentleşme ve tüketim toplumu anlayışını benimsememiz sonucunda insanlar yaylaları terk etmiş, köylerde yaşayanlar bile hayvancılığı kendilerine ayak bağı olarak görmeye başlamışlardır. 20-25 yıl öncesine kadar yaklaşık bin büyükbaş hayvan barındıran Güneysu İlçesi Handüzü Yaylası’nda bugün 35-40 büyükbaş hayvan bulunmaktadır. Her geçen yıl azalma eğiliminde olan hayvancılık tedbirler alınmazsa yakın zamanda tamamen tükeneceği kesindir. Bölgemizdeki yaylalarımız hemen hemen aynı süreci yaşamaktadır” dedi.

Yaylacılığın hayvancılığının yanında aynı zamanda bir kültür olduğunu da belirten Kalender, “Yaylacılığın yok olması sadece hayvancılığın değil, bir kültürün de yok olması demektir. Rize’de, köylerde dağınık olan yerleşim yerlerine karşın yaylalarda iç içe yapılmış evler, buradaki insanların kültünü de önemli ölçüde şekillendirmektedir. Ancak bu gidişle, yakın gelecekte yaylacılık sadece türkülerde ve hikayelerde konu edilecek gibi görünüyor” diye konuştu.
YAYLA PROJELERİ GERÇEĞİNE UYGUN YAPILMADI
Gerçeğine uygun yapılmayacak yayla projelerinin fayda sağlamayacağını belirten Kalender, “Yaylalarda bu süreç yaşanırken, yayla turizmi adı altında sürekli sanal projeler üretilmesi ve birkaç derme çatma beton yığını yapılması bu işin ciddiye alınmadığını veya ilgililerin bu işten anlamadığını göstermektedir. Ne yazık ki bu konuda ortada elle tutulur bir plan-proje yokken oluşturulan ‘yayla turizmi efsaneleri’ vatandaşları oyalamaktan ve rant elde etmekten başka bir amacı yoktur. Yayla turizmini dilinden düşürmeyenlerin buralarla ilgili bilgileri sadece şenliklerde protokol türbininde oturmaktan ibarettir. Her yönüyle bölgemiz için çok önemli değere sahip olan yaylalarımızda, uzman kişiler tarafından başta hayvancılığın geliştirilmesi için projeler üretilmelidir. Eğer turizm yönünden bir yatırım yapılacaksa öncelikle gelecek olan turistin ‘Ben bu yaylaya neden geleyim?’ sorusunun cevabını bulmak lazımdır. Daha sonra, çevrenin korunması şartı ile bu amaca yönelik yapılacak yatırımlar gerçek amacına ulaşacaktır” şeklinde konuştu.























mustafa ağbi çok doğru yazmış yazsan ne olur ağbi bende çok yazıyorum anlayan yokki veya ilgilenen
ceyhun kalender yazdıkları söyledikleri çok az bile tahmini 4 . 5. yıl önce çamlıhemşinde geniş kapsamlı bir toplantı yapıldı toplantının amacı fırtına vadisi yaylaları kapsayacak çalışmapilani. sunumu yapan KATÜ den örretim üyesi hocamız diyorki yaylalarımızda tarim tamamen kalkacaktir yaylalarımız bozuluyor. allah aşkına cermakcur, kavron, avusos, huser, palokçur, veye kaçkarlara yakın hangi yaylalarımızı gördüler hiç bir yalamızda iki metre kare sarımsak soğan marrul lahana dan başka ne ekilir veya rakım hepsi 2500 un üstünde ne yetişir hangi tarım arazisinden bahsediyorlar erzurum yaylaları ılen bizi karıştırıyorlar. yaylalarda hayvan kalmadığından zararlı otlar çoğaldı şifa saçan kekik ve şifali otlar, çıçekler yok olma tehlikesinde bilim adamlariden rıcamız yayla turizm, veya pilan çalışmaları ünivesitelerde değil yaylalarda inceleyerek kaybolan kültürlerimizi. faunamizi filoramizi görerek karar verseler gelecek kuşaklara ışık tutacaktır.