• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Rize -6 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C
  • Trabzon 4 °C
  • Samsun -2 °C

YEDİRMEYECEĞİZ

Bilge FIRAT

Ülke olarak zor günlerden ve çok çetin bir sınavdan geçiyoruz. Bu süre içerisinde ülke gündeminin her geçen dakika başka eksenlere kaymasına seyirci bırakılıyoruz. Yıllardır oyunların ve tuzakların beşiğinde sallanıp uyutulmaya çalışılan Türkiye "uyandık" naralarıyla hızla bölünmeye sürüklenmektedir. Yıllardır dışarıdaki kan emiciler ve bu vampirlerin Türkiye’deki uşakları bölünmenin gerçekleşmesi, dolayısıyla birlik ve bütünlük bağının kopması için çalışıyorlar. Bu kirli tezgah neticesinde beklenen ise Büyük Orta Doğu Projesinin son ayağının yerine oturmasıdır. Şimdi projenin sahipleri ve uşakları ellerini ovalayıp, her zaman olduğu gibi sokaklara saldıkları her şekilde kullanılabilir canlıları, yüzleri maskeli, eli taşlı, molotofcu, hırsız, bölücü takımını seyretmekteler. Türk halkının dirayetli duruşu karşısında, dilerim oyunları bozulacaktır. Fakat korkumuz şudur ki; Türkiye bundan sonra hiç bir zaman eski Türkiye olamayacak!

Haftalardır tanık olduğumuz olay Gezi parkı direnişi diye adlandırılan kılıftan çok öte, fakat ne yazık ki üst düzey bürokratlarımız bile bu olaya iki üç ağaç gözüyle bakmış, yaptıkları her açıklamada saf rolünü oynamakta inatçı davranmışlardır. Bunun sonucunda ülke gündemini her dakika daha da sıkıntılı hale getirmekten öteye gitmemişlerdir. Sorumsuz açıklamalar Gezi Parkı eylemlerini başlangıçta her bireyin hakkı olan demokratik bir eylem durumundan çıkarıp, bir anda terör eğilimli gösterilerin ve bölücü unsurların sahnesi haline getirdi. Eylemin ilk gününe bakıyorsunuz, BDP’li isimler olayı kendilerine mal etmek için yırtındılar. Bu yırtınmaları birileri tarafından destek görmüş olmalı ki iki gün içerisinde sağduyulu eylemci sayısı provokatörlerin yanında deve de kulak misali kaldı...

Aylardır İmralı’ya "barış" adına giden heyet, bugün sokaklarda resmen bölücülük oyunu oynadı, halen oynamaya devam etmekteler. Başta haklı olarak çıkılan bir yolda, duyarlı Türk vatandaşları ne yazık ki bir oyunun içine çekilip kullanılmaya çalışıldı, bir kısmı da buna dahil oldu. Provokatörlerin cirit attığı meydanlarda, olan vatandaşımıza ve görev bilincine sahip polislerimize oldu. Polisler arasında da farklı bir gruplaşmanın olduğu, halkı galeyana getirecek davranışların yapıldığı, müdahalelerde aşırıya kaçılmış olması çok açık ve net ortadadır. Eylemlerde yer alan yabancı ülke ajanlarının varlığı olayların ne hal aldığını biraz daha ortaya koymuştur. Dağdaki teröristlerin barış süreci adı altında sınır dışına çıktıkları haberi de bir nevi yalanlamış oldu. Zira dün dağdan inenler, bugün birilerinin göz yummasıyla meydanlarda provokatif eylemlerde yer almışlardır. Olayların büyüyeceği, belki devamının dahi istendiği yapılan her açıklamada kendini hissettirmişti. Eğer ki en başta vatandaşın eylemi "hadi ordan" tarzı söylemlerle değil de daha yapıcı bir şekilde karşılansaydı, belki de bu kadar acı yaşanmamış olacaktı. İstihbarat örgütleri provokatörleri, provokatif eylemleri deşifrede neden bu kadar geç kaldı? Vatandaşın eylemi ne için, bu hainlere tezgâh edildi? Anlaması zor!

AKP çatısı altından onlarca haber yayıldı, kısa sürede hepsi yalanlandı! Başbakan Erdoğan'ın parti içinde önünü kesmek isteyen, bu olaylar nedeniyle arasının açıldığı birileri var mıdır bilemem, fakat bu olaylar sonucunda AKP oy oranlarını arttırmış gibi görünüyor. Halkın eylemini kullanan "barış süreci" artıklarının! Sokaklardaki anarşisi de buna ön ayak olmuş gibi. Unutmadan söyleyeyim bazı internet sitelerinde sözde Kürdistan devletinin hızla yapılaşmaya başladığı, kendi güvenlik teşkilatlarını oluşturdukları da yer alan haberler arasında. Bu da olayların büyümesinin ardında yatan bir gerçek olabilir mi?

Başbakan bir özür dileseydi her şey düzelir miydi bilemiyorum, fakat ilk gün yaptığı konuşmasında MHP'nin de olaylar içerisinde olduğunu söylemişti. Devlet Bahçeli'nin net cevabı sonrasında bu söylem bir daha yapılmadı. Fakat bahçeliden de bir özür dilenmedi. Zaten olaylar süresinde de gördük ki bir grup kişi milliyetçileri de sokaklara dökmek istedi, istedikleri olmayınca kurt görünümlü çakallar boy gösterdi. Haliyle at izi it izine, kurt izi çakal izine karıştı. Fakat vatandaş bunu yemedi!

"Yemedi" demişken Gezi parkının gezilip görülecek bir yanı kalmadı belli,artık ellerinizi güzelim vatanımızdan çekin. Hesap mı soracaksınız, sandıkta hesap sorun. Kim olursa olsun, hangi sıfatı taşıyorsa taşısın, hangi ideolojinin adamı olursa olsun... Kim bu ülkeden lokma almak isterse şunu bilsin ki: BİZ, yani bu güzel vatanın kişilerle, makamlarla, particilikle işi olmayan her bir bireyi "BU ÜLKEYİ YEDİRMEYECEĞİZ !"
 

  • Yorumlar 7
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40