• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Rize 6 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C
  • Trabzon 5 °C
  • Samsun 2 °C

YENİ EĞİTİM- ÖĞRETİM YILI BAŞLARKEN

Osman KAYA

 

Yeni bir eğitim öğretim yılı pazartesi başlayacak... Okullar açılıyor... iyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla geçecek bir eğitim öğretim yılının başındayız...Şair ne güzel söylüyor:

'' Bir insan ömrünü neye vermeli,
harcanıp gidiyor ,ömür dediğin,
yolda kalan da bir, yürüyen de bir,
harcanıp gidiyor ömür dediğin''

Evet... Ömür geçiyor... zaman damla damla sonsuzluk denizine akarken, bizde bu zamanın akan damlalarına eşlik edercesine damla damla eriyoruz...Bu gökkubbede bırakacağımız bir hoş Sada bizden geriye kalacak... gerisi ise sadece toprak...bu gökkubbede bırakacağımız en güzel sada kuşkusuz ki eğitim ve aydınlatma olacaktır...çünkü cehalet karanlığı bütün kötülüklerin kaynağıdır.

Bu açıdan okulların açılması bir anlamda güneşin kapılarının açılmasıdır... eğer kıymetini bilirsek ... hakkını bilirsek...

Okulların açılacağı bu zaman diliminde '' İnsan sevgiyle insandır.'' diyen , ve bu günlerde Hakkın rahmetine kavuşan, saygıdeğer öğretmenim Edebiyat Öğretmeni Mehmet YENİKURTULUŞ un şahsında rahmeti Rahman a kavuşan bütün öğretmenlerimize Allahtan rahmet , yaşayanlara ise uzun ve hayırlı ömürler dilerim...


Bu zaman diliminde acizane bir eğitim insanı olarak aklımın kestiği kadarıyla görüşlerimi eğitim sürecinde yer alan toplumsal kesimlere ortaya koymaya çalışacağım...

Bu süreçte her toplumsal kesimin üzerine düşen görevler var...

Kimlerin üzerine neler düşüyor, sıralayalım:

1-ÖĞRENCİLER:

Yarınımız ve umudumuz olan bu günün küçüğü, yarının büyükleri... unutmayın ki eğitim insan yaşamının en önemli unsurudur. İnsan türünün mükemmel olmasının sırrı onun eğitilebilir olmasında yatar. Ama eğitim baştan savılacak dostlar işte oynaşta görsün diyerek hafife alınacak bir süreç değildir.. Hakkı verilecek en önemli konudur. Bu nedenle eğitim sürecinin hakkını verin...Karnınızı , duygularınızı, heva ve heveslerinizi doyurduğunuz kadar, hatta onlardan daha fazlaca, beyninizi, aklınızı ve ruhunuzu doyurun... internette kantır oynarayak değil, bilimle uğraşarak, yeni şeyler öğrenerek büyüyün, serpilin gelişin...Arkadaşlarınıza flört ettiğiniz kişileri anlatmak yerine okuduğunuz kitabı anlatın... Arkadaşlarınızı flörte , karşı cinsle kırıştırmaya teşvik edeceğinize...bilime, sanata, kitaba, kültüre ve iyiliğe teşvik edin... Ananıza- atanıza sınırsızca hürmet edin ama en büyük ana ve atanın VATAN olduğunu asla akıldan çıkarmayın... Bu dünyanın fani olduğunu da unutmayın ki gençlik heyecanınız size kötü şeyler yapmaya köprü olmasın...Unutmayın vatan ananız yoksa ne ana ne de ata kalır insanda... Vatanın yaşanabilir olmasının sizin o güzel ellerinizin çalışmasıyla mümkün olabileceğini asla unutmayın... Çalışın... çalışın... çalışın... Çalışırken hurafeler değil , bilim rehberiniz olsun....Bilim , felsefe, sanat ve değerler dörtgeninin sizi insanlığa götüren en önemli araç olduğunu unutmayın...Eğer rol model almak istiyorsanız bu ülke topraklarının ve bu ülke tarihinin bu konuda çok zengin olduğunu unutmayın... Emperyalizmi mutlaka iyi tanıyın... ve emperyalizmin sizi daha fazla sömürmek için sanatçı diye aldattığı insan müsveddelerini değil, gerçek sanatçıları, gerçek bilim felsefe ve değer adamlarını rol model olarak alın, ki ülke bir adım daha ileriye gitsin...Sınıflarınızı vur patlasın çal oynasın zaman geçirilecek bir yer olarak değil, öğretmenlerinizden en yüksek derecede istifade edilecek bir yer, bir alan olarak görün... Unutmayın... siz sıcacık sınıflarınızda ders işlerken...Önlerinizde bilgisayarlar , akıllı tahtalar kara tahtalar varken, ders kitaplarınız ve defterleriniz varken Afrika da çocukların kumlar üzerinde yazılar yazarak eğitim gördüğünü unutmayın... elbette çok önemli eksiklikleri var eğitim sürecimizin ama... insana düşen içinde bulunduğu ortamdaki olanakların hakkını vermektir... Ondan sonra bir ileriyi, bir güzeli talep etmektir.Daima şunu unutmayın... eğer bir yol akıl , bilim ve değerlerden uzaksa o yolu babanız dahi önerse... çöpe atın gitsin... Hepinize başarılar diliyorum...

2-ÖĞRETMENLER:

Öğretmen aydınlanmanın temelidir.. O nerede karanlık görürse üzerine gider... Öğretmenlik gerçekte bütün mesleklerden tartışılmaz derecede üstündür.. Çünkü bütün meslek sahiplerine bilincin ilk temellerini sistematik olarak veren kimsedir öğretmen...Öğretmen bu karanlık uzayda...uzayın karanlığını canını dişine takarak yırtan... oradan ışık çıkaran bir cevherdir... O... tebeşiriyle karalıkları yırtar... ab-ı hayat sunar insanlığa.... Öğretmenlik dünyanın bütün yüce insanların mesleğidir...Çünkü her meslek , insanlığın hafızasında iz bırakmış her güzel insan ancak ortaya koyduğu ve aktardığı bilgiyle ve kazandırdığı iyiden ve güzelden yana davranış değişiklikleriyle evrenselleşir... Yani evrenselliğin sırrı öğretmenliktedir. Yolu öğretmenlikten geçmeyenin evrenselliğin yanından bile geçmesi söz konusu değildir... Sözün kısası öğretmenlik aşkla ölümsüzleşme mektebidir...

Yalnız bu yargılar ancak bu devasa yükü kaldırabilecek omuzlara sahip insanlar için geçerlidir. Yoksa öğretmenlik ne fakülte bitirmekle , ne okula gidip gelmekle olabilecek, hakkı verilebilecek bir meslek değildir...

Öğretmen gerekirse doğru bildiği yolda Sokrates misali baldıran zehrini içip zalimlere restini getirenlerin mesleğidir.

Yusuf gibi zindanlara girebilenlerin...

Allah Rasulunun varisi olabilecek kadar donanım sahibi olabilenlerin ,

Mustafa kemal gibi kütüphanelerde saçlarını ağartabilenlerin,

Mösyö Curie gibi x ışını nı bulma uğruna hayatını feda edebilenlerin mesleğidir öğretmenlik...

Öğretmenlik, yalakaların, menfaatçilerin, kin , nefret budalalarının mesleği olamaz...

Öğretmenlik şehvet budalalarının yanından bile geçemeyeceği bir onur yarışıdır.

Öğretmenlik eğilip el etek öpenlerin mesleği değil başını karlı dağlar gibi vakarla , onurla yücelerde tutanların mesleğidir.

Öğretmenlik bir harf öğrenmek için çine gidip gelebilenlerin, bilgiyi aktarma uğruna kendini bir mum misali eriyip tüketen , en büyük mutluluğu öğretmek olan ,insanının , insanlığın daha güzel yarına kavuşmasını en büyük ödül, öğrencisinin mutsuzluğunu en büyük acı olarak kabul edenlerin melseğidir....

Öğretmen , arabasının markasıyla show yapan değil, insanını mutlu etme sürecinde yürüdüğü yolların aşındırdığı dibi delik ayakkabısıyla onur duyan ,

Anadolu insanının acılarının tercümanı olan yanık türkülerle, acı hoyraplarla ürpertiyi kemiklerinin iliklerine kadar hisseden bir yüce simadır...

Dedim ya ... Öğretmenlik bir aşk mesleğidir...Başka söze hacet var mı....

Orduların en yücesi olan eğitim ordusunun mümtaz siması öğretmen... yeni eğitim öğretim yılın hayırlara vesile olsun...

3-VELİ:

Eğitimin olmazsa olmaz parçasıdır veli... Veli eksikse eğitim sürecinde o eğitsel süreçten asla hayır beklemeyin... Çünkü bir anlamda velide öğretmendir.. Hatta ilk öğretmen... Değil mi ki, insan kişiliğinin en önemli yönleri 0-5 yaş arası şekillenir ve tamamlanır...İşte bu yaş sürecinde birey kimin yanındaysa onun elinde onun yanında şekillenir. İnformel eğitsel süreçte söz konusu olan bu gerçek formel eğitimde yani okulda yapılan eğitimde de çok önemli işlevler üstlenir...Gerçek veli asla öğrencisini okula teslim edip '' saldım çayıra mevlam kayıra '' demez..Gerçek veli asla öğrencisinin zayıfları olduğu zaman okulu hatırlamaz... Onun hedefi dersini geçen bir öğrenci değil... iyi insan ve iyi yurttaştır...Bu kaygıyı güder.. Bunun mücadelesini verir... O değerlerin, insanı insan yapan değerlerin ilk aktarıcısı olduğunu bilir ve bu bilinçle hareket eder...

Çocuğunun okuldaki ve okul dışındaki tüm eğitim ve öğretim süreçlerine müdahil olur... Çocuğunun yanlışlarını, eksiklerini, hatalarını, kol kırılır, yen içinde kalır , ya da halının altına süpürelim gitsin mantığıyla ele almaz.. Aksine bir doktorun hastasına yönelttiği hassasiyeti yöneltip yüksek derecede analitik mantığını kullanarak teşhis eder ve tedavi sürecine girer... Bu süreçte paydaşlarından alabildiğine istifade eder...O... samimiyetle laçkalık, disiplinle despotluk arasındaki ince ayarın farkındadır ve bu farkındalık içinde davranışlarına yön verir... Bütün bunları yapabilmesi içinde çocuğundan önce kendisini eğitmesi gerektiğini bilir... Bir arıdan bal elde etmek için arıcılığı , çaydan verim alabilmek için ziraatı bilmek nasıl bir zorunluluksa bunlardan çok daha fazla genci, çocuğu , eğitimi bilmesi gerektiğinin bilincinde olan kişidir gerçek veli...


Veli, çocuğunu berduş veya kabadayı değil, onurlu bir insan yetiştiren kişidir.

Veli, despotluğu çocuğuna empoze eden değil, bir kuyumcu titizliğiyle insanı insan yapan yüksek değerleri çocuğuna verebilendir...

Veli, evine ha bire mobilya yığan değil, en başta evine kütüphane kurandır..

Veli , kahvelere gidip çakara çukuru çaka ya da kağıt oynayan değil, evde kitabını okuyan, kağıdın o güzel hışırtısını ve o tatlı kokusunu evinde doldurandır.

Veli , ha bire mülk yığan değil, en iyi yatırımın, bilime , bilgiye ve eğitime yapılması gerektiğini bilen bir bilgedir.

Veli , gerçek ebeveynliğin, çocuğu biyolojik olarak dünyaya getirmek değil ona emek vermek, onu insanlığın yüksek değerleri ile yüceltmeye katkıda bulunmak olduğunu bilen bir ermiştir.

Veli çocuğunun dolduruşuyla okul basıp öğretmen yumruklayan, sonra bunu utanmadan övüne övüne yayan bir edepsiz değil, öğretmenin gösterdiği yolun yolcusu olan, o yola kan serpen değil, gül serpen insandır...

Böyle veliye selam olsun....


Bu ülkede herkes aklını başına toplamalı ve eğitimin en önemli konu olduğunu anlamalı bilmelidir... Eğitime yapılan masraf israf değil en önemli kazançtır.

Eğitim kökleri bu topraklarda olması gereken, bilimle ve özgür düşünceyle sulanması gereken bir yüce ağaçtır.

Bu ağacı yok eden en önemli unsur politik müdahele baltalarıdır.. Gerek darbeler ve gerekse neoliberal savrulmalar bu ülkeye çok zarar vermiştir ve vermeye devam etmektedir.

Eğitsel süreç evrak-ı metruke çöplüğü olmaktan kurtarılmalıdır.

Eğitsel süreç tamamıyle bilimsel olmalıdır..Bilim ve pedagoji dışı müdahelelerin yön vermesinden uzak tutulmalıdır.

Öğretmen sahip olduğu eski seviyeye getirilmelidir.

Eğitim niceliğin yanıltıcılığından niteliğin gerçekliğine döndürülmelidir.

ve unutulmamalıdır ki ya adam gibi EĞİTİM i inşa eder, bu memleketi abad eder başını göğe değdirirsiniz..

Ya da adına ''eğitim'' dediğiniz karanlık bir süreç geliştirir ve başları yerde köleler ordusunu ortaya çıkarırsınız.

Tercih sizin... Umarım hep birlikte '' eğitim'' i reddedip, EĞİTİM i kabul edenlerden oluruz...

  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40