21 Mayıs 2012 Pazartesi
Rize21 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yeni sektör: Organik tatil beldeleri
27 Ocak 2010 Çarşamba 09:19

Yeni sektör: Organik tatil beldeleri

Küresel ısınma tatil planlarını da değiştirdi. Deniz turizmi bitti. Doğa turizminin yanında şimdi organik tatil köyleri revaçta. Rize yaylaları için büyük şans doğdu.

Son zamanlara kadar tatil denilince akla beş yıldızlı oteller gelirdi. Önce 'beş yıldızlı' sonra 'ultra' en sonunda 'ultra lüks' oteller açıldı: Ama onların da yıldızı artık söndü:

Gülizar Baki'nin haberi
Son zamanlara kadar tatil denilince akla beş yıldızlı oteller gelirdi. Bu otellerin nerede olduğuna, denize yakınlığına, konforuna, yemeklerine kısacası yıldızlarına bakılırdı. Bu yüzden önce 'beş yıldızlı' sonra 'ultra' en sonunda 'ultra lüks' oteller açıldı

Ancak şimdi turizmde yeni bir trend başladı. Artık insanlar otellerin kaç yıldızlı olduğundan ya da imkânlarından çok, doğal yaşama uygunluğuna bakıyor. Bu durum yeni bir turizm anlayışını beraberinde getirdi: Organik turizm. Tatilciler, konforlu ama sade, temiz ve gösterişsiz otelleri tercih ederken, isterlerse sabahları kalkıp kahvaltıları için domates, salatalık ve biberlerini bahçeden kendileri topluyor.

Eskiden tatil için gidilecek otelin nerede olduğuna, denize yakınlığına, konforuna ve vaat ettiği eğlence imkânlarına bakılırdı. Artık birçok kişi için bu beklentilerin ötesinde bir arayış var. Şimdi otellerin kaç yıldızlı olduğu ve imkânlarından çok, çevreye karşı duyarlılığına yani organik olup olmadığına bakılıyor. Sadece tatilciler değil, konferans ve toplantı yapacak olan şirketler, vakıf ve dernekler de çevreye karşı duyarlı otelleri tercih ediyor. Bu durum yeni bir turizm anlayışını beraberinde getirdi; organik turizm. Avrupa'da eko veya bio turizm olarak da biliniyor. Genel anlamıyla 'tabiata yakın turizm' olarak açıklanabilir.
22201
Dünyada organik otel ve organik tatil köylerinin sayısı giderek artıyor. Sadece İtalya'da 200'den fazla organik otel var. İsviçre ve Almanya Alpleri organik otel cenneti oldu. Bu otellerin özelliği 5 yıldızlı otel konforuna sahip olmaları. Diğerlerinden farkı ise salçasından içeceğine, kullandığı eşyalardan çevreye gösterdiği duyarlılığa kadar pek çok özelliğe sahip olması. Mesela plastik eşyaları az kullanıyorlar. Şampuanları plastik şişede değil, cam şişede sunuyorlar. Odalardaki kağıt mendiller plastik poşete değil, bir kâğıda sarılıyor ve iple bağlanıyor. Yatak çarşaflarının, perdelerin vs. organik ipliklerden yapılmış olmasına özen gösteriyorlar. Atıkları arıtıyorlar. Su ve enerji kullanımına dikkat ediyorlar, israftan kaçınıyorlar.
yaylaevi01.jpg
Organik turizmin gelecekte çok fazla talep göreceğini fark eden işadamları bu alana yatırım yapmaya çoktan başladı. Gün geçmiyor ki gazetelerde organik otel açacağını ilan eden bir işadamının haberi yayınlanmasın. Ege ve Akdeniz'den birçok otel sertifikası olmamasına rağmen tanıtımlarında organik ibaresini kullanıyor.

Türkiye'de bu konuda başıboşluk yaşanırken, Avrupa'da bio oteller için özel kanunlar ve bu otelleri denetleyen kurumlar var. Etik ve Çevresel Sertifikasyon Enstitüsü (ICEA) bunlardan biri. Kurumun Türkiye temsilciliğini yapan Ramazan Aydın, literatürdeki adıyla eko turizmin geleceğinin parlak olduğunu söylüyor.

Avrupa'da organik otellere verilen 'bio otel' sertifikasını Türkiye'de yalnızca bir tesis aldı. Yeşil yaprak şeklinde amblemi olan Yalova Armutlu'daki Thuya Otel. Sahibi sosyolog Tülay Andiç, İstanbul'a yakın olduğu için 15 yıl önce aldığı çiftliği şimdi otel olarak işletiyor. Önceden ailecek organik beslenmek amacıyla yetiştirdikleri sebze ve meyveleri şimdi müşterileriyle yiyorlar. İsteyen bahçe veya tarladan yiyeceklerini kendi elleriyle toplayabiliyor. Ata binebiliyor, doğa yürüyüşleri ve gezileri yapabiliyor. Andiç, Yalova ve Armutlu'nun organik tarım yapılan özel bir bölge olduğunu ve burada organik otellerin sayısının artacağını söylüyor. Bu konuda istekli olanlara yerel yönetimlerin de yoğun desteği var.

'Organik, kırsal ve agro eko turizm'in birbirinden farkı
Organik turizmle, 'kırsal turizm ve agro eko turizm' kavramları birbirine karıştırılıyor. Doğal veya organik kelimeleri turizmle bir araya gelince, akla köy evinde veya bir çiftlikte geçirilecek tatil geliyor. Fakat organik tatil veya bio otel bunlardan tamamen bağımsız bir kavram. Tarlada çalışmak, bahçeden sebze meyve toplamak isteyenler için agro eko turizm (tarla-çiftlik turizmi), köyde veya dağda vaktini geçirmek isteyenler için kırsal turizm anlayışı gelişti. Organik turizmde ise bildiğimiz bol yıldızlı otel hizmeti veriliyor. Ama menüsünden kullanılan eşyalara ve çevreye gösterdiği duyarlılığa kadar her şeyi organik olan oteller akla gelmeli.

***

Uluslararası turizm şirketi Skal'ın Dünya Başkanı Hülya Aslantaş: Organik turizm, otellerin tasarruf etmesini sağlıyor

"Organik turizmi, tabiata yakın turizm olarak tanımlayabiliriz. Dünya Turizm Örgütü (DTÖ) 'sorumlu turizm' diyor. İklim değişikliklerinin yaşandığı, hastalıkların ve çevre kirliliğinin arttığı bu dönemde insanlar daha bilinçlendi. İnsanlar sağlığı için doğal beslenmek ve doğal bir ortamda tatil yapmak istiyor. Çevreye duyarlı yerlere gitmek istiyorlar. Şimdilerde bu çok yaygın bir istek. Kongreler için bile bio oteller tercih ediliyor. Türkiye'de böyle oteller henüz yok. Zaten dünyadaki bio otellerin de bir standardizasyonu yok. Çalışmalar var ama daha belli değil. Otellere yıldız verir gibi yeşil yıldız verilmeli. Organik tatil anlayışı aslında turizmcilerin işine geliyor. Çünkü çevreye karşı duyarlı davranmak tasarruf etmelerini sağlayacak."

***

Küçük Oteller Kitabı'nın editörü Mutlu Tönbekici: Etin ağaçta yetiştiğini düşünen çocuklar var

"Organik tatil, organik ürünler üreten çiftliklerin aynı zamanda konaklama imkanı sunmasıyla ortaya çıkan bir kavram. Kalanlar hem meyve ve sebzelerin nasıl üretildiğine tanık oluyor, hem isterlerse üretime katkıda bulunuyorlar hem de bu meyve sebzelerden yapılan yemek, yağ, sabun gibi ürünleri tüketiyorlar. İşin başı "organik ürün" yani. Etin ağaçta falan yetiştiğini sanan yeni nesil için elzem bir tatil anlayışı. En azından ruh sağlığımıza bir faydası var: "Zehirleniyoruz... Eyvah zehirleniyoruz" endişesini bir haftalığına yok eder ki az bir yarar değil. Ben çoğalmalarını çok isterim. Ancak 'organik, ekolojik, eko tatil' gibi kavramlar da suiistimale açık. Koyun gübresiyle biber yetiştiren herkes organik tarım yaptığını iddia ediyor. Yanına iki de kulübe ekleyince oluyor sana çakma eko tatil. Halbuki ciddi bir iş. Sertifikalar önemli. Ama daha önemlisi felsefesi. Türkiye'de bu kavramın içini doldurabilen çok güzel yerler var. Fethiye'ye bağlı Yanıklar köyündeki 'Pastoral Vadi' bu tarzın benim gördüğüm en güzel ve başarılı örneği. Sahibi Ahmet Kizen. Mimar. Hayatı boyunca böyle bir çiftlik otel hayali kurmuş ve sonunda nefis bir doğa parçasında bunu yapmış. Çiftliğin ana teması doğallık. Kerpiç veya ahşap evlerde kalınıyor. Hiçbir yerde plastik yok. Dekorasyon basit ve samimi. Pekmezden zeytinyağına hepsi göz önünde üretiliyor."

***

TUROB Başkanı Timur Bayındır: Otellerin yıldızları yeşerecek

"İnsanlar gıda ürünlerinin organik olmasına önem veriyor, çevreyi kirletmek istemiyorlar. Bu da organik tatil kavramını ortaya çıkardı. Oteller çevreye karşı duyarlı oluyor. Daha az deterjan, su tüketiliyor. Bunu da müşteriyle birlikte yapıyorlar. Müşterinin isteğine göre yatak çarşaflarını, havlularını her gün değil de 2-3 günde bir değiştiriyorlar. 'Eğer havlunuz her gün değişsin istiyorsanız buraya asın' uyarısında bulunuyorlar. Bu otellere ekolojik otel diyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı'yla ortak yaptığımız bir çalışma var. Daha neticelenmedi. Bu çalışma bitince otellerin kaç yıldızı varsa bunların ne kadarı yeşilse ona göre yıldızları yeşil yapacağız."

Okuyucu Yorumları
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Toplam 3 yorum.
  • ahmet21 Aralık 2010 Salı 11:31tebrikler

    yurt dışında olmayı bir marifet mi sayıyorsunuz... hatta yurt dışındakilerin yaptıklarıyla övünüp kendi insanınızı küçümsüyorsunuz... bu ülkede işe yarar insanlar olsaydınız oralardan ahkam kesmezdiniz. madem o kadar iyisini biliyorsunuz gelin yapın takdir edelim... ancak millete muhalefet olur yaptıklarını beğenmezsiniz... acaba tek bir tane dikili ağacınız varmıdır bu dünyada???

  • mustafa seker08 Aralık 2009 Salı 05:42gosteris meraki

    neslihan hanim sizi gercekten kutluyorum.yazdiginiz tam bir gercek ve yurt disinda oldugunuz belli.bende 23 senedir a.b.d.yim. buradada kuzey bolgelerinde tarihi,ahsap oteller ve evler var avrupadaki gibi. benim anlamadigim nedir biliyormusun boyle sacma isimlerin ve seylerin turkiyede ortaya atilmasi ve hayatinda yurt disini hic gormemis ve goremeyecek olanlarin bu zirvaliga sahip cikmasi. benimde eger zamanim olursa izine geliyorum ama iki ay kadar.

  • Neslihan Yeniyurt11 Temmuz 2009 Cumartesi 13:14Yayla Evleri,Konak / Otelleri...

    ORGANIK OTEL diye bir şey yoktur. Her gün yeni bir Uydurma kelime Üretiyorsunuz. Alpdağlarının eteklerindeki Köy ve (Tal,(Tâler)Hochebene,Natur Heuse) Yayla, Yaylalar, Tabiî Evleri(Altı taş üstü Tahtadan yapılan Evler) Allgau,Tirol, Yani Avusturya, Almanya (Bayern)İtalya üçgeni (ki 2.dünyasavaşına bir çok Avusturya Tirol Köyleri İtalyanlara kaldı, iki dille olup hâlâ da meşrütiyet kavgası vardır) Bu Dağ eteklerinde bulunan Kasaba ve Köyler Tabıyatla iç içe olduklarından, Bakımlı Köyler ve Yaylalar (Hayvancıkı, Besicılık, Beynir, Sütlü mamüller meşhür/ünlü olup buralardan tâ İran'a Tırla Peynir (mandra ürünler) gider dururda,Tc.Yaylaların da Hayvancılık da yok edildi, başta, Köyden Şehre gidenlerin Çocukları Memleketlerine, Köylerine Gezgin /Turis gibi gelirler de Peynır Yağı da pek bulamaz gider Bakalladan şurdan buradan alır... Demek istediğim o ki,Oyle,"Organık Otel, Organık Yayla diye birşey yoktur. Uydurup, Uydurup,öylesine Yazı_Haber yapılmasın. Okuyucuların hepsı (İki dağ arasına sıkışmış) lerden ibaret değildir. Organık değil Tabiî Yayla Evleri,Konakları vede Musafir Evleri, Evlerinin bir İki odasını, varsa Bir katını Seyhahat, gezi yapan mısafırlara tahsis edilir, Bölge halkı da kendisine ek bir gelir elde etmiş olur; bu arada Peynirini, yağını, Bal ını de pazarlamış olur. Yabancı Kaynakları, Kitap Buröşürleri okumak lazımdır. El oğlu Dünyada neler yapıyor diye. Bu Yay Turizim ile ilgili bir kaç adres yazayım bir Hemşeriniz olarak, tenkitten çok faydalı ve nedemek istediğimi daha iyi anlaşılmış olurdu www.bad-hindelang.info www.alpsee-gruenten.de www.königshof.de www.obersdorf.de www.nebelhorn.de www.herzogstandbahn.de bunlardan bir kaçi. Faydalı olma dileği ile. Karadeniz'in butün Yaylalarına Selm olsun. Butün yaylalarda Hayvancılık yeniden geliştırılsın, Halk bilgilemdırılıp geliştirilsin. Bütün Köylünün, Yani arazısını, Bağ-Bahçesini eken biçen, üreten Köylü,Çifçi... Ürettiğini satamaz olmuş.. Köyünü, Kasabasını terk edip buyük Şehirlere(Angora,İstanbul,İzmir vb.)göç etmiş. Üretken iken Tüketici, hazırcı olmuş. Koca Şehirler Köy Halkı ile dolmuş da ne Üreten Köy, Kasaba olmuş. Bu bakımdan, Köyleride alt yapısı ile.. Şehirleştirmek lazım ki.. Köylümüz(bu Alp dağlarının eteklerinde kilerden de öte) dahada bilinçli, zengin, işi bilen olsun, Üretici ve Pazarlayıcı duruma yeniden getirilsinç. Anam, Babam hep anlatır O eski, Yaylacıların bereketli hallarını.. onca, Patıka yollarda kimi yaya, kimi Katır At üstündeki yolculukları...

  • MANŞETTEN DÜŞMEYENLER

    ANALİZ
    ÜYE İŞLEMLERİ