• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Rize 23 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 18 °C
  • Trabzon 24 °C
  • Samsun 23 °C

ZOR GÜNLERİN YAZILARI-2

Osman KAYA

Her olaydan çıkarılacak dersler vardır. Yaşanan bu elim olaydan da benim çıkardığım dersler var. yalnız bu yazacaklarım medyada yansıyanlar erçevesindedir. Yani benim gibi insanlar bizim dışımızda gerçekleşen olayları ancak medyada yansıdığı kadarıyla okuyabilir ve anlamlandırabilirler. Olayların perde arkası varsa, bilinenin görünenin arkasında olan bitenler mevcutsa bunlar zaman içinde ortaya çıkacaktır.Ancak bu olan bitenden yaptığım bazı değerlendirmeler mevcut. Bu değerlendirmeler benim çıkarsamalarımdır. ve çıkarsamalarımın anlamlılığı düşünsel doğruluğu ancak okuduklarım ve medyada izlediklerim düzeyindedir , yani yanılma payımı her zaman hesap ederim. Öncelikli olarak şunu söyleyeyim ki bütün darbelerde olduğu gibi ve bütün darbe girişimlerinde olduğu gibi bu girişim de açık ve net Emperyal bir projedir. Siyonizm ve ABD emperyalizminin ortaklaşa bir girişimidir bu açık ve net olarak kendini gösteriyor. Çünkü kendini bu toprakların askeri olarak hisseden bir asker , koşullar ne olursa olsun asla darbe yapmaz...Bu toprakların askeri asla bunu yapmaz.. Bu önemli bir husus ama benim asıl vurgulamak istediğim benim bu olaydan çıkardığım asıl derstir. Bu olaydan çıkardığım ders şudur: Şimdi düşünelim, bu utanç verici olaya alet olan bir sürü subay var.. Özellikle havacı öğrencileri düşünelim. Dünyada bir ülkeye en fazla masraf getiren eğitim hava subaylarının eğitimidir. Dünyadaki en son teknolojiyi elinin altına almak demektir havacı öğrenci subay olmak demek.Havacı subay olmak demek bir sürü uluslararası okulda dünyanın en iyi olanaklarıyla ders almak demektir. Havacı subay olmak demek birden fazla yabancı dili çok iyi bilmek demektir.Havacı subay olmak demek çok okumak, ok bilmek, iyi bir muhakeme sahibi olmak demektir. Şimdi düşünelim, bir havacı subay olacaksınız ondan sonra kalkacaksınız ilk okul mezunu bir adamın emri ya da yönlendirmesiyle inanılmaz aptalca bir maceraya katılacaksınız? Bu utanç verici durum nasıl bir aklın hangi çeşit aptaca bir ürünüdür? Bir insan bu hale nasıl gelir ve getirilir? Koskoca general kalkacak prensilvanyada yaşayan bir ilk okul mezunu şahsın emri veya yönlendirmesiyle darbe yapacak? Bu inanılmaz rezalet ve akıl tutulmasının arkasında ne yatıyor? İşte bu rezil tutumun arkasında laik olmayan , dinci düşünce yatmaktadır. Çünkü ancak aklına teslim olup o doğrultuda hareket edenler gerçekleri görebilirler.Bilimsel eğitim almak yetmiyor demekki, olması gereken bilimsel ve analitik düşünmeyi yaşamına rehber edinebilmek , yani aydınlanmak.. Aydınlanmamış bir beyin yaşamına yol çizen unsur olarak bilimi değil, hurafeleri rehber alır. İşte bu durum da bunu gösteriyor. İşte laiklik bunun için önemlidir, Mustafa Kemal Atatürk bunun için büyüktür. Bu generaller, bu subaylar, bu astsuayar, bu askeri öğrenciler eğer bilimsel, analitik düşünebilselerdi bu tavrın içinde yer alıp darbe denen rezil ve alçaka bir oyunun içinde yer almayacaklardı. Ha diyeceksiniz ki dinci olmayan darbeler yok mu? var.. Ama dinci olmama adına ortaya çıkmış olmaları onların dinci kafadan uzak oldukları anlamına gelmez... Dinci kafanın temelinde eleştiriden uzak bir mantaliteyi kabul etmektir. Bilimdışı mantık , liderini, şeyhini cemaat liderini şunu ya da bunu ( altını çizerek belirtiyorum) tartışmadan, sorgulamadan, kayıtsız şartsız kabul etmektir. Batı darbeci mantıktan kurtulmuşsa eğer bu bilimsel ve analitik mantığı yaşamının temeline koyduğundan dolayı kurtulmuştur. Analitik mantığın temellerini atanlardan ve tarihin en büyük düşünürlerinden biri olan DESCARTES doğru düşünmenin temellerini şöyle atıyor: 1- gerçekliği veya doğruluğu kesin olarak kanıtlanmamış hiç bir şeyi kesin doğru olarak kabul etmemek. 2-bütünsel olarak ele almanın zor olduğu , büyük boyutlu unsurları parçalarına ayırarak incelemek veya düşünmek. 3-Parçalara ayrılıp incelenen unsurların arasında bağlantı kurarak birleştirmek 4-En sonda da ortaya çıkan hükümlerin doğru olup olmadığını tekrar kontrol etmek. 5- en sonunda da doğruluğunu kanıtladığımız bir husustan artık şüphe etmemek şimdi bir bu yöntemi ele alalım, bir de tarikat ve cemaatlerde darbı mesel haline gelen şu sözü ele alalım: '' ey dost , akıl ağızda bir çürük diştir ki onu çekip almadan bizim halkamıza giremez bizim dostumuz olamazsın.'' Hangisi insanı koyun sürüsü haline getirir? Şimdi düşünelim tarikat değil de askeriye olsun ya da başka bir ortam olsun, nerede '' sen düşünemezsin, sen okuyamazsın, sen aklını yürütemezsin, sen kimsin, sen ne bilirsin'' vb ifadelerin olduğu yerler, ortamlar ve anlayışlar , ne olursa olsun, kimin adına olursa olsun akıl ve bilim dışıdır. ben düşünemiyorsam, ben anlayamayacaksam, ben bilemeyeceksem ben anlayamayacaksam benim burada ne işim var diyebilmeli insan.. Ama işte aydınlanmamış kafalar bunu diyemez.. Geçmişteki askeri darbeler, 27 mayıs, 12 mart,12 eylül,28 şubat bütün bu darbeler insan hak ve özgürlüklerine darbe vurmuştur ve en fazla da düşünce özgürlüğüne darbe vurmuştur. Bu açıdan darbecilerle tarikat liderleri ve cemaat liderleri ve parti liderlerinin , ortaya koydukları öğretiler aısından bir farkı yoktur. Kimki, '' hayatta en hakiki mürşit ilimdir fendir.'' demişse, kimki'' Cumhuriyet, fikri hür, irfanı hür , vicdanı hür nesiller ister '' demişse , kimki, '' Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür.'' demişse,işte akıldan yana olan, bilimden yana olan, aydınlanmadan yana olan işte odur. Ve buradan haykırıyorum ki, darbecilerin önündeki en önemli engel de Atatürkçü düşünce sistemidir. Ama dediğim gibi , gardrop , şarlatanların öğretilerinde ortaya konan şekliyle değil elbette... Özetle söylersek, bu gün darbenin müsebbibi olarak görülen Fethullah Gülen , antilaik düşüncenin temsilcilerinden biridir. Antilaik düşünce bilime karşıdır. Antilaik düşünce çok derin analiz edildiğinde dine de yani öz islama da karşıdır. Çünkü dini tekelleştirir ve Allah ile kandıra temeline dayalıdır. Bu açıdan bu darbe ile beraber Atatürkün düşüncesinin önemini bir defa daha anladım... işte bu nedenle Türkiye düşmanı KURT ZİEMKE şunu söylüyor: *Yapılması gereken Atatürkün hem kürt hem de din düşmanı olduğunu yaymaktır. İşte bu nedenle Türkiye düşmanı SAMUEL HUNTİNGTON şunu söylüyor: *Türkiye Atatürkün mirasını reddetmelidir. İşte bu nedenle Türkiye düşmanı PAUL HENZE şunu söylüyor: *Atatürkçülük öldü , cemaatler ileri! İşte bu nedenle GRAHAM FULLER şunu söylüyor: *Atatürkçülüğe son verin Osmanlıyla övünün. Oyuna gelmeme vaktidir. birbirimize karşı değil, emperyalizme karşı tavır almanın vaktidir. Akıl da ahlakta bunu söylüyor. Her Türlü darbeye hayır, yaşasın tam bağımsız , uygar, Atatürkçü ve bölünmez bütünlük içinde demokratik ve güçlü Türkiye...Yaşasın cemaat ve tarikat kıskacında değil bilim ve kültürün, aklın yolculuğundaki Türkiye....( devam edecek)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40