1. YAZARLAR

  2. D. Ali TAŞÇI

  3. BİR KOVİT SÜRECİNİN HATIRLATTIKLARI
D. Ali TAŞÇI

D. Ali TAŞÇI

Yazarın Tüm Yazıları >

BİR KOVİT SÜRECİNİN HATIRLATTIKLARI

A+A-

 

            Hiç kimse hastalanmak istemez. Sağlıklı bir hayat dururken, hastalıklı bir hayat elbette insanın tercihi olamaz.

            Ne var ki, hayatımızda sağlık kadar hastalık da mukadderdir. Yılın mevsimleri gibidir, insan hayatı; baharı var, yazı, kışı var. Çok sağlıklı olduğunu hissediyorsun, bir küçük uyarı için doktora gidiyorsun, ummadığın bir sonuçla karşılaşabiliyorsun! Hayat sürprizlerle doludur.

            Üzerinize sağlık- afiyet, bir Kovit süreci geçirmekteyim. Kaçtık kaçtık, yakalandık sonunda. Allah’a şükürler olsun, daha önce atlatanları dinlediğimde, bizler hafif atlatıyormuşuz. Bunun en hafifi bu ise, ağır olanını çekene Rabbim yardımcı olsun! İçinde dolanan akrepler sürekli bir yerini ısırıp duruyor. “Akrep, nokta nokta ruhumu sokmuş/ Mevsimden mevsime girdim böylece.” Onları bazı ilaçlarla uykuya yatırıyorsunuz, ardından yılanlar saldırıyor size! Uyku, tarihte kalmış bir tatlı duygu; özleseniz ne fayda! İnsan, içinde akrepler dolanıp sürekli ısırılırken uyuyabilir mi? Bir saatlik uykuya neler vermezsiniz? Rüyalar da rüyaya karıştı.

            Hastalık istenmez demiştik, fakat gelince de isyan etmek bir Müslümana yakışmaz. Tedavi süreçlerini sürdürürken, Allah ile dostluğunu pekiştirmek, bütün ağrıları silip götürüyor. Her hastalık, ölümün habercisidir ve size de ölümü hatırlatır. Dünya sevginizi içinizden boşaltır. Hayli varlıklı olan bir yakınımın ölümünde yanında bulunmuştum. Son sözlerinden biriydi, zorla elini kaldırarak ve başparmağıyla işaret parmağını birbirine sürterek şöyle demişti: “Dünya, şu kadar bile değilmiş!” Hastalık, insana özünü, değer yargılarını hatırlatıyor.

            Hasta yatağınızda Hz. Eyüp ile (AS) adeta dostluk kuruyorsunuz ve Eyüp sabrını tadıyorsunuz. Her acının içindeki bulunmaz tat, sizin ruh dilinizi müthiş bir şekilde tatlandırıyor. Sabır, o tada ulaşıncaya kadar acılara tahammül göstermenin adı olsa gerek.

             “ Allah, insana kaldıramayacağı yükü yüklemez.” Ayeti en dar zamanınızda imdadınıza yetişiyor ve kendinizi güvende hissediyorsunuz; çünkü Allah sizi asla unutmamıştır. Ardından “Zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” Ayeti sizi kuşatıyor, ümitlendiriyor ve bambaşka âlemlere giriyorsunuz. Ağrılar tünelinin karanlık dehlizlerinden geçerken, imanınızın nuru ve aşkıyla sıratı müstakime doğru yürüyorsunuz.

            Bir yerlerde okumuştum, ama doğruluğundan pek emin olmamakla birlikte sizlerle paylaşayım:

            Sahabelerden bazıları uzun zaman hastalanmadıklarında şöyle derlermiş: “Allah’ım! Bizi unuttun mu, niçin hastalanmıyoruz?”

            Nefsi kıran, dünya zehirlerini içinizden atan, insanı incelten, gözlerden yaşlar akıttıran, düşmanının bile kötülüklerini içinizde hafifleten, dostun arayışlarında sana dünyalar bağışlatan… gibi duygularla içini adeta cennete çevirene ne denir? Nimet denmez mi?

            “Hastanın duası kabuldür” Hadis-i Şerif’i ne kutlu bir müjdedir. Aç Rabbine ellerini ve O’ndan iste, isteyebildiklerini. İnsan olmayı iste, kalbinin aşkla dolmasını iste; kinden, nefretten; haset, kıskançlık, dedikodu, yalan gibi ruh törpüsü kötülüklerden kurtulmayı iste. Tevhidî bir hayat iste, engin gönül iste; marifet, hikmet, uhuvvet iste. Şeriat-i Garray-ı Ahmediye’nin önce nefsine, sonra dünyaya hâkim olmasını iste. Nefsinin ve neslinin kurtuluşunu iste. İnsanlığın selametini iste. Ve gece, ağrılar içinde kendini kaybedip secdeye kapanırken sen isteme, gözyaşların istesin Rabbinden. Kutlu diriliş kapısında olanı Allah geri çevirmemiştir. O kapı, senin en zayıf olduğun anın kapısıdır, kul kapısıdır. Fırsat eğitimi bunun adı olsa gerek. Hastalık, insana acziyetini hatırlatan mukaddes bir ayna!

            Efendiler Efendisi Efendimizin sünnetinden ayrılmamayı, çağın imansızlık belalarına tutulmamayı iste. Hira’da demlenen ruhtan sana da bir yudum akıtmasını Rabbinden iste. Refref’in nefesinden ciğerlerine çek, entübe için bulunmaz ilaçtır.

            Sağlığımı verene, hastalığımda özümü hatırlatana, beni insan olarak yaratıp İslâm ile şerefli kılana, bu acizi kendine kul eyleyene sonsuz hamd-ü senalar olsun.

   D. Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum