1. YAZARLAR

  2. D. Ali TAŞÇI

  3. BİR UCU MAVİ, BİR UCU KIRMIZI KALEM
D. Ali TAŞÇI

D. Ali TAŞÇI

Yazarın Tüm Yazıları >

BİR UCU MAVİ, BİR UCU KIRMIZI KALEM

A+A-

 

            Yıl 1960. Henüz beş yaşında bir çocuktum. Rahmetli babaannem, beni sırtına alıp köy camisine götürmüştü. Beni sırtında götürürken, bir yandan da benimle konuşuyor ve “Seni sübyan hocasına götürüyorum; sana Kur’an öğretecek.” demeyi de ihmal etmiyordu. Ben de Kur’an öğreneceğim için seviniyor ve babaannemin sırtında “deh deh” diyerek yol alıyoruz.

            Caminin önüne geldik. Caminin hemen yanında sonradan “hoca evi” olduğunu öğrendiğim bir lojman var. Kırık dökük kapısıyla harap ve ahşap bir baraka görünümünde bulunuyor.

            Biraz sonra “hoca” kapıda belirdi. İki koltuk değneğiyle yürüyor. Onu o şekilde görünce korktum. Ürkerek ve biraz daha derinden hocaya bakınca bir bacağının da olmadığını gördüm. Çok korktum ve babaanneme sarıldım; çünkü o güne kadar böyle bir insanla hiç karşılaşmamıştım. Babaannem başımı okşarken, hoca da koltuk değneklerinin yardımıyla yanımıza yaklaştı.

            Babaannem hocayla bir şeyler konuşurken, ben hala babaanneme sarılmaya devam ediyorum. Hoca, yine koltuk değneklerinin yardımıyla geriye döndü ve lojmanın kırık dökük kapısını gıcırdatarak lojmandan içeri girdi. Rahatladım.

            Bira sonra kapı tekrar açıldı ve hoca kapının önünde belirdi. Ben yine babaannemin eteklerine tutundum.

            Hoca yanıma geldi, saçlarımı okşadı ve “al bakalım.” diyerek bana bir şey uzattı. Korkarak uzattığı şeye baktım, bir kalem bu. Bir ucu mavi, diğer ucu kırmızı renkli bir kalem. O zamana kadar komşumuzun çocuğunun elinde bir görmüş ve çok sevmiş olduğum, fakat sahip olamadığım bir kalem.

            Yüzüm güldü, korkularım dağıldı, elimi hocaya uzattım. “Bu kalemi sana hediye ediyorum, inşallah sen büyüyünce bu kalem sana güzel şeyler, hayırlı şeyler yazdırır.” tarzında dualar ederek ve “Bismillah” diyerek kalemi bana uzattı. Sevinerek kalemi aldım.

            Hocayla kaynaştık. Ben artık “sübyan mektebi”nin öğrencisi olmuştum. Beni Kur’an’a çıkaran o hoca oldu. O günden sonra kesik bacağından hiç korkmadım.

            Şimdi düşünüyorum da, kalemi sevmem ve yazarlığa karşı ilgimin uyanması, o günlerde, o kalemle zihin bahçeme düşmüş, diyebilirim. Sonradan okuduğum seküler okullar, bendeki bu “güzel hoca” imajını hiç silemedi.

            Çocuğun dünyasında iyi örnekler varsa, o çocuk, Yaratıcı tarafından kendisine verilen yetenekleri doğru yerde ve doğru zamanda kullanacak, hem kendisine hem de çevresine faydalı olacaktır. Bu iyi örnekler yoksa, yetenekleri zayi olacak ve kendisi karanlığa doğru sürüklenirken, çevresini de karanlıklara boğacaktır. Bunun neredeyse istisnası yoktur.

D. Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.