1. YAZARLAR

  2. D. Ali TAŞÇI

  3. BU RAMAZAN BİR KUR’AN MEÂLİ OKUYALIM
D. Ali TAŞÇI

D. Ali TAŞÇI

Yazarın Tüm Yazıları >

BU RAMAZAN BİR KUR’AN MEÂLİ OKUYALIM

A+A-

    2 Nisan Cumartesi günü Ramazan’ın biri. Tüm Müslümanlar için hayra vesile olsun, insanlık için de hidayet güneşi olarak doğsun. Mübarek olsun.
    Bu ramazanda değerli Müslüman kardeşlerimden bir ricam olacak: Sağımıza solumuza bakmadan, falancanın filancanın sözlerine kanmadan geliniz hep birlikte bir Kur’an meali okuyalım. Ayetlerin altını çize çize, Rabbimizle konuşa konuşa ruhumuzla tanışalım.
    Neler okuduk şimdiye dek kardeşlerim; okuduğumuz kitaplardan bazıları ruhumuzu esir aldı, bazıları nefsimizi kamçıladı; bazı kitaplar da gençlerimizin imanlarını çaldı. İçinde kendimizi bulamadığımız kitaplar bizleri nefs girdabında boğdu. 
    Bir gün şöyle oturup, başımızı iki avucumuzun arasına alarak düşünemedik: Ben kimim, niçin varım, nereye gideceğim? Bu sorularımıza cevap veremeyince en kestirme yoldan içkiye, uyuşturucuya koştuk, kendimizden kaçtık. Olmadı cinnet geçirdik, daha şiddetli çarptı, intiharın kucağına düştük.
    Ramazan yaklaştı, mağfiret ayı, bereket ayı. Bütün ön yargılarımızdan sıyrılarak, “Rabbim bana ne diyor?” diyerek Kur’an- Kerim’i önümüze koyalım, anladığımız bir dille mealini okuyalım ve kendimizi aynada görelim. Kur’an aynasında kendini göremeyen insanlar ve toplumlar asla dünyada ve ukbada iflah olamazlar.
    Yarından tezi yok, hemen başlayalım ve Rabbimizin, Peygamberi vasıtasıyla bize gönderdiği mektubu okuyalım ve kendimize gelelim. 
    Bismillah diyelim, “Rahman ve Rahim olan Allah’a hamdolsun.” diyerek başlayalım. Fatiha’yı gönül yurdumuzun anahtarı yapalım ve onunla kalp devletimizin kapısını açalım.
    Birbirimize dua edelim kardeşlerim. Ne kadar çok duaya ihtiyacımız vardır. Sadece Müslüman kardeşlerimize değil, tüm insanlığa, Rabbimizden hidayetler dileyelim. Allah’a muhtaç olmayan insan, mahlûk mu vardır âlemde? 
    Çölde yürüyen ve çok susayan insan neyi görür? İleriye bakınca bir su vahası gözüne ilişir. Heyecanla o yana doğru koşar. Bir de bakar ki, gördüğü şey bir yanılsama, bir serap! Artık ölümün kucağına düşmekten başka çıkar yol yoktur.
    Günümüz insanı yalan dünyanın seraplarında adeta boğulup gidiyor. Kur’an vahasının yeşillikleri arasından akan ebedi varoluş suyundan, abı hayatından içememenin delişmen sarhoşluğuyla hem kendine, hem de başkalarına saldırıyor. 
    Ebedi susuzluğumuzu dindirecek olan Kur’an pınarına dudağımızı dayayalım ve kana kana içelim dostlar. 
    Arapça aslından okumayı bilemeyebilirsiniz; günümüzde artık okur - yazar olmayan kimse kalmadı. Bir meal alın kendinize ve aklederek, anlamlarını iyice düşünerek; işim gücüm çoktur, mazeretine kapılmadan belli saatimizi Kur’an’ımıza ayıralım ve zaman zaman da gözyaşlarımıza boğularak okuyalım. Kısa zaman içinde sizdeki değişikliği görecek ve bu zamana kadar neden okumadım diye hayıflanacaksınız. 
    Şakadan Müslüman olmaktan, ayetle sureyi ayıramayan bir zihin taşıyıcısı olmaktan kurtulup, Rabbimizin istediği biçimde bir Müslüman, bir kul olmayı hedef seçelim. Biliyorum ki, ayetleri okudukça çok şaşıracak ve derin düşüncelere dalacaksınız. Kur’an için o güne kadar duyduğunuz saçma sapan konuşmaları zihninizden atacaksınız. İçiniz rahatlayacak, huzur bulacaksınız.
    Hakikat güneşi dururken, gözünüzü kapatarak yalnız kendinize gece yaptığınız hayatınız, Kur’an güneşiyle aydınlanacak ve yaradılış sırrına ereceksiniz. Bu sırrı tadanların Allah’a secde etmemesi asla mümkün değildir; O’na secdeye kapanacak ve içinizde kurduğunuz secde devletinin padişahı olacaksınız.
    Bir gayrı müslim Kur’an okuyarak hidayetini buluyor; bir Müslüman hayatı boyunca hiç Kur’an okumadan Rabbinin huzuruna çıkmaktan utanmayacak mı?
    Hepiniz din adamı değilsiniz; fakat dininizin adamı olduğunuzu da unutmamak gerekir. Kur’an sadece din adamlarına gelmemiştir ki! Her Müslüman ondan sorumludur.
    Zaman geçmemiştir, her yaşta Kur’an anlaşılabilir. Mazeret üretmeden bu Ramazan Rabbimizle sohbet edelim, ne dersiniz?
NOT: “ Hangi meali okuyalım?” diyenlere: Muhammed Hamdi Yazır ve Diyanet mealini önerebilirim. Biraz geniş okuma yapmak isteyenlere de Muhammed Esed meal-tefsiri diyebilirim. Vesselam.
  D. Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.