1. YAZARLAR

  2. D. Ali TAŞÇI

  3. “DUVARA YASLANMIŞ KALASLAR“
D. Ali TAŞÇI

D. Ali TAŞÇI

Yazarın Tüm Yazıları >

“DUVARA YASLANMIŞ KALASLAR“

A+A-

 

“Alçağın biri alçak olduğunu gerçekten hissediyorsa alçaklığından avunma payı çıkarmaya hakkı vardır. (Dostoyevski – Yer Altından Notlar)

Birkaç gündür Elazığ depremini ülke olarak acılarla yaşıyoruz. TV’lerden ve sosyal medyadan akan canlı yayınlardan olup bitenleri gördükçe içimiz kan ağlıyor, gözlerimiz yaşarıyor ve ellerimiz duaya kalkıyor. Enkazdan kurtarılan herkesle adeta biz de kurtulmuş oluyoruz. Kurtarma ekiplerine, Elazığ’da kamp kurmuş hükümet üyelerine canı gönülden dualar ediyoruz. Özetle tüm Türkiye olarak insanlık damarlarımız kabarıyor ve acıları paylaşarak acı çekenlerin kederlerini hafifletmeye çalışıyoruz.

Fakat; insanlıktan nasibini almamış, acılardan şeytani zevk almaya bayılan, başkalarının başarılarına asla tahammülü olmayan, yalan yanlış ve kasıtlı haberler üretip onlara sarılarak toplumun zihnini bulandırmaya çalışan „hayvandan aşağı“ insancıkların varlığı da maalesef her acı dönemde ortaya çıkmaktadır. Bu nevzuhurlar, pislik böcekleri olduklarından, ürettikleri pisliklerde tepinmektedir.

Bu tiplerin çocukluk dönemlerini iyi incelemek gerekir: Bir ailenin içinde sıcak anne kucağına oturamamışlar. Baba şefkatinden uzak büyümüşler, toplumun geleneklerine hep yabancı kalmışlar. Okulda arkadaşlarının başarılarını kıskanmışlar. Hatta gizliden gizliye arkadaşlarının eşyalarına zarar vererek tatmin olmaya çalışmışlar.

Yaşadıkları sosyal çevrede daima ezilmişliğin girdabında tepinmişler, intikam biriktirmişler.  Bunlar alçaklıklarını bilselerdi gerçekten, alçaklıklarıyla avunma payı çıkarmaya hakları olabilirdi; fakat onu da bilmiyorlar. Bu nedenle bu tipler „alçak“ bile değil, çünkü alçaklık bir seviyeyi ifade eder, bunlar düpedüz „çukur!“ Bu çukurlara düşenler de iflah olmazlar.

Ne yazık ki bu tipler az da değiller. Bunları her yerde görmemiz mümkündür. Özellikle ekranları çok severler. Ağızlarını yamultarak konuştuklarında siz de bunları bir şey zannedersiniz. Oysa Kitabımız bunlar için „Duvara yaslanmış kalaslar.“ nitelemesi yapmaktadır. Hoş onların kitapla, kalbe inen sözlerle, nasihatla bir ilişkileri yoktur. Çamur atmak, iftira etmek, insanların onurları ile oynamak ve bütün bunlardan zevk almak en büyük eğlenceleridir.

Sizin bir felaket anınızda kraldan çok kralcı geçinirler, bir anda yanınıza gelerek timsah göz yaşları dökerler, fakat ardından kendi zevk dünyalarına kaçarlar. Çünkü bunların acıları paylaşacak kalpleri yoktur. Bunlar şeytanın gören gözü, yürüyen ayağı, fısıldayan dilidirler. İsimlerinin size benzemesine aldanmayın, ruhlarında katran kaynamaktadır.

Bu tipler, bütün bu hal ve davranışlarının aslında kendilerine zarar verdiğini de bilmezler. Tolstoy’un bir sözü vardır: „Birine çamur atmadan önce düşün ve sakın unutma; ilk önce senin ellerin kirlenecek.“ Gözlerini o kadar kin bürümüş ki, ellerinin kirli olduğunun farkında değiller. Kanatları olmayanlar, ne yazık  ki uçanları küçük görürler.

Ülke olarak, toplum olarak yaşadımız her acı olay bir nevi turnosol kağıdı olup çıkmaktadır. Bu müptezeller  açığa çıkmakta ve halkımız feraseti ile bunları tanımaktadır.

Tilkinin iktidar olduğunu düşünün; bütün kümeslere özgürlük getirir.

D.Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.