1. YAZARLAR

  2. D. Ali TAŞÇI

  3. SAĞOLASIN ERDOĞAN
D. Ali TAŞÇI

D. Ali TAŞÇI

Yazarın Tüm Yazıları >

SAĞOLASIN ERDOĞAN

A+A-

 

            Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 24 Eylül 2019 tarihinde BM Genel Kurulu’nda yapmış olduğu tarihi konuşmanın, günlük politikaya alet edilmemesi gerekiyor. Çünkü bu konuşma sadece milletimizi ilgilendirmiyor, İslam âlemini, sömürülen milyarlarca insanı; yani dünyayı ilgilendiriyor.

            Şu sözlere herkes kulak kesilmelidir:

            “ Dünyanın şanslı bir azınlığı dijital teknolojiyi, obeziteyi tartışırken bir milyara yakın insanın açlık sınırında yaşıyor olması çok acıdır. Bu kürsüden yıllardır insanlığın kaderinin, sınırlı sayıda ülkeye bırakılamayacağını söylüyoruz. Sizlerin huzurunda tekrar ediyorum, dünya beşten büyüktür.”

            Son yüz elli yıldır ne İslam âleminde, ne de dünyada, küçük bir azınlık tarafından iliklerine kadar sömürülen zavallı devletler, milletler böylesine tok, inanılır, içten, kendine güvenen sözler duymamışlardı. Bir anda dünya kaynamaya başladı, dünya medyası Erdoğan’ın bu ve buna benzer sözlerini manşete çekti ve okuyucularına duyurdu.

            “Nükleer silahlar ya herkes için yasak ya da herkes için serbest olmalıdır.”

            Belli başlı ülkelerde, özellikle İsrail’de nükleer silah olacak, ama İran yapmaya kalkışınca bu “savaş nedeni” sayılacak! Dünyada bu kadar adaletsiz bir dönem acaba geçmişte yaşanmış mıdır, bilemiyorum.

            “Bu kürsüden soruyorum; İsrail devletinin sınırları neresidir? 1948 mi, 1968 mi? Yoksa daha başka sınırı mı vardır? Bunlar dünyayı kana mı bulamak istiyorlar? Filistin yok, İsrail doyuyor mu? Hayır! BM Güvenlik Konseyi’nin, BM’nin İsrail’e almış olduğu kararlar uygulamaya geçiyor mu? Hayır geçmiyor. Peki o zaman BM ne işe yarıyor? Mevcut İsrail yönetimi bu cinayetlerinin yanında Gazze’deki abluka gibi eylemleriyle insanlığın tüm değerlerini ayaklar altına alıyor.”

            Baştan sona kadar bir yüz yılın manifestosu niteliğindeki bu konuşma, belki de yüzyıllarca yankılanacaktır. Nice hakikatler “diplomasi dili”ne kurban edildi bugüne dek. Tok bir ses, hakikat yüklü bir nida dünya semalarında bugüne kadar yankılanmamıştı. İşte o da oldu; çıktı bir Tayyip Erdoğan ve milyarlarca sömürülen insanın sesini dünyaya duyurarak dalga dalga heyecan yarattı. Bu çıkış bir milat oldu ve bundan sonra da tesirini gösterecektir.

            Her şeye determinist (sebep- sonuç ilişkisi) bağlamında bakmamak gerekir. Siz hakikat’in temsilcisi olursanız, Allah size yardım eder. Bunun için iman gerekir. Erdoğan’ı konuşturan güç, onun imanıdır; ama bunu birileri asla anlayamaz. “ Duvara yaslanmış kalaslar gibi” ve  kartondan şatoların, hakikat sesine nasıl mağlup olduğunu geçmişlerde okuduk, gelecekte de göreceğiz.

            Tekrar ediyorum; Erdoğan’ın bu çıkışını asla iç politika malzemesi yapmayalım ve bunu yapanları da iyi tanıyalım.  Bu millet bu çıkışı yüz yıldır bekliyordu, 24 Eylül 2019 günü duydu. Tanıdığım kim varsa (partili, partisiz) yüzüne kan gelmişti.

D. Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.