AMAN HA AKLINA MUKAYYET OL!

D. Ali TAŞÇI

İnsanları yazılı anayasalardan çok, vicdan anayasaları yönetir ve yönlendirir.

Ülkemizde kısmi bir anayasa paketi gündemde. Konuşuluyor, tartışılıyor ve herkes kendi doğrularınca ona yorum getirmeye çalışıyor.

Sorun, anayasa paketinin içeriğinden mi kaynaklanmaktadır, yoksa başka bir durum mu vardır?

Bence, anayasa paketinden çok, bu paketi kimin gündeme getirdiği meselesi vardır.

Anayasaları bugüne kadar ülkenin “elit” tabakaları yaptı. İçeriği halka sunulsa da bunların nasıl halkın önüne geldiğini hepimiz biliyoruz.

Düşünen, yöneten, söz söyleyen ve her türlü ülke işlerini elinin içinde tutan hep “seçkin” bir grup vardı bugüne kadar. Onların her söylemi zaten anayasa gibiydi, kimsenin buna zinhar itirazı söz konusu değildi. Aslında itiraz edecek ne bir bilgi birikimi, ne parasal bir güç, ne de kadro mevcuttu.

Onların asıl sorusu şu:

“Yani şimdi, şu imam hatipliler mi anayasa yapacak?”

Kabul edilmeyen asıl mesele budur.

Yapıyor işte. Sen yıllar yılı oturup bir iş yapmamış, halkı fakirliğe, ümitsizliğe sevk etmişsen, sonunda olacağı bu değil miydi?

Beğenmediğin, küçük gördüğün; masada kadeh tokuştururken müstehzi bakışlarla diline almaya bile layık göremediğin o insanlar şimdi ülkeyi yönetiyor ve anayasa da yapıyor.

Kabul etsen de bu böyledir, etmesen de.

Evet, zihniyet değişiyor.

Her sabahın taze bir başlangıç olduğunu bilemedin ve karanlıkta ıslık çaldın.

“Seçkin” olduğunu her davranışında öne çıkardın. “Halk” diyordun, ama kendi yandaşlarınla bir araya gelince bıyık altı gülmeyi de ihmal etmiyordun.

Şimdi, o kaale almadığın insanların çocukları ülkeyi yönetiyor.

Sen yönetemedin ve boşluk bıraktın; boşluk doluyor. Bundan daha doğal ne olabilir?

Bundan sonra mı?

Sen artık kenara çekil, viskini yudumla ve “entelektüel” yorumlarını sürdür.

Senin paçalarını sıvayarak halkın dertlerinin içine girebilecek ne gücün var ne de böyle bir derdin var. Hiçbir zaman da olmadı. Olsaydı bu hallere düşer miydin?

Göreceksin ülke özgürlük ışığını daha çok görecek. Işıktan rahatsız olma. İnan, bu gelişmeler senin çocukların için de hayırlı olacak.

Ya işte böyle:

Sen artistlik hayalleri görürken, ithalat- ihracatla meşgul olurken, vatandaşın çocuğu mülkiyeye girdi, yüksek okullarda okudu ve şimdi anasına- babasına, komşusuna ve ülkesine; hatta tüm insanlığa hizmet etmek için çabalıyor. Bunun neresinde kötülük vardır?

Artık hazmet bazı şeyleri, olacak olan oluyor çünkü.

Kader ağını örüyor ve her şey varacak olduğu yere varıyor, sen istemesen de.

Senin yapacak olduğun bir şey var:

“Biz nerede hata yaptık?” sorusunu kendine sorman.

Bunu yaparsan belki biraz rahat edebilirsin; yoksa çıldırabilirsin, Allah korusun.

Sabret biraz, gün doğmadan neler doğar.