AYNASIZ KENDİMİZİ BİLE TANIMIYORUZ Kİ!

D. Ali TAŞÇI

 

             “ Hocam, nasıl bir insanla hayatımı birleştirirsem, yuvamı sürdürebilir ve mutlu olabilirim?”

            Önce mutlu olamayacak olduğunuz insan tipinin bazı özelliklerini sıralayayım:

  1. Hayatını birleştirecek olduğun insanın önce açlığını kontrol et; açlığını nasıl yönettiğine dikkat et. Acıktığında sabırsız mı davranıyor, sağa sola mı saldırıyor? Yemeğin önüne konmasına kadar geçen zamana tahammül mü edemiyor?

Kendi midesini yönetmekten aciz bir insan, evlilik hayatında seni ve çocuklarını da yönetemez ve ayrılık kaçınılmaz olur. Bu tip insanlar genellikle bencil olurlar. Bencil insanlar paylaşımcı olmadıklarından sevilmezler de. Zamanla sen de sevmeyebilirsin.

 

  1. Öfkesini nasıl yönettiğine dikkat et!

Öfkelendiğinde dünyasını kayıp mı ediyor? Öfkelendiğinde, ağza alınmayacak sözler mi sarf ediyor? Öfkesini yutmak gibi bir huyu mu yok? Bu durumda şiddete başvuruyor mu? Sabır denen bir kavramdan yoksun mu?

Beynini ve nefsini yönetmekten aciz bir insan seni nasıl mutlu edebilir?

 

  1. Yalnızlığını nasıl yönettiğine dikkat et!

Yalnız kaldığında, toplum içinde yapamadığı bir şeyi yapmaya cüret ediyor mu? Ediyorsa, kendisine saygısı yoktur ve vicdan yoksunu demektir. Çünkü vicdan, herkesle yapamadığın bir şeyi, yalnız başına kalınca da yapmamaktır. Bu tip insanlar genellikle münafık yapılı olurlar. Yalnızlık, onun kişilik yapısını olumsuz yönde etkiliyor mu? Ürkek midir?

 

  1. Yorgunluğunu nasıl yönetiyor?

Yorgun olunca çekilmez midir; bir sağa bir sola koşturup oflayıp püflüyor mu? Böyle ise şımarık büyümüştür ve zamanla çekilmez bir hal alır.

 

  1. Sevgisini nasıl yönetiyor?

Bir şeye karşı sevgi beslediğinde ona aşırı şekilde yükleme mi yapıyor? Sevgisinde bir dengeden söz edilemez mİ? Sevdiği anda büyük vaatlerde bulunuyor mu?

Böyle biri ise dengesizdir ve onun sevgisine de güvenilmez.

 

Bunlar olumsuz tipler. Oysa dünyada iyi örnekler de vardır:

Dünyada zulüm görenlerin imdadına koşanlar da vardır. Ezilenlerin “ah” seslerine kayıtsız kalmayıp el uzatanlar eksik değildir. Rahmet olup feryat gelen tarafa koşanlar vardır.

 

İnsanların gizli dertlerine, hastalıklarına hekim olan insanlar yok değildir. Bunlar sevginin, adaletin, merhametin mücessem (somutlaşmış) halidir. Onlar yaptıkları işlerden rüşvet almazlar; iyiliklerini başa kakmazlar. Bu iyilikleri niçin yaptıklarını sorsanız, mazlumun çaresizliğine çare olmak için yaptıklarını söylerler.

 

İlaç nasıl hastayı ararsa, bu güzel insanlar nerede bir mazlum, fakir, düşmüş, çaresiz, yetim, kimsesiz insan varsa onları ara ve bulurlar. Aç insan caddeye çıkınca lokantaları görür ve bulur. (Algıda seçicilik.) Bu hayırlı insanlar da düşkünleri bulmada kalpleri keskindir.

İnsan haset zincirini kırarsa, dünyada yeni bir baht elde eder. Bu zinciri kıramazsa şeytanlaşır ve dünyayı fesada boğar!

D. Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci

 

NOT: Muğla, Bodrum, Milas, Yatağan; Van, Erciş konferanslarımızı düzenleyen ve bizi öğrencilerimizle buluşturan ve tek tek isimlerini sayamadığım çok değerli Ensar Vakfı bölge yöneticilerine, okul idareci ve öğretmenlerine ve gönül dostlarına teşekkürlerimi sunuyorum.