Gelelim sadete

Alihan TELATAR

Bugün Türkiye’de Fenerbahçe düşmanlığı diye bir hava oluştu.
Hemen her kulübün derdi aynı.
Peki Fenerbahçe ye karşı bu antipati neden peki?
Kim yarattı bu havayı?
Tabi ki Aziz Yıldırım yarattı.
Yürekten Fenerli insanları sırf kendisi için tehlikeli hale geldiklerini zannederek ve fikirlerine karşı oldukları için uzaklaştırdı, uzaklaştırmaya da çalışıyor.
Üstelik Fenerbahçe’yi böldüğü yetmiyormuş gibi şimdi de futbolumuzu bölüyor.
Benim istediğim kalır istediğim gider demek istiyor. Camiasını da böyle yönlendiriyor.
Yıldırımın amacı ne? Sevmediklerini Fenerbahçe’den uzaklaştırmak.
Hakan Bilal Kutlualp’dan sonra Tahir Kıran’da Fenerbahçe disiplin kurulu tarafından üyelikten ihraç edildi. Aslında bu disiplin kurulu hangi bilgi ve belgelerle Kıran’ı ihraç etti bu pek bilinmez, ama bu ihraç disiplin kurulunun değil Aziz Yıldırım’ın kararıydı. Disiplin kurulu değil Yıldırım istedi diye bu ihraç gerçekleştirildi.
Hakem Ali Aydın Fenerbahçe Rizespor maçında Victoria’ya çift sıra karttan kırmızı kart göstermeyip kural hatası yapmıştı. Maçın bitiminden sonra Yıldırım, Ali Aydın’ın odasına girdikten sonra büyük bir zafer kazanan komutan gibi dışarı çıktığında yüzü gülüyordu. Çünkü berabere biten maç tekrarlanacaktı. Tekrarlanan maçı da Fenerbahçe kazandı ve o sene şampiyon oldu. O zaman 86 dakika oynanan maçta Rizespor’un emeği hakkı hukuku yok muydu?
Fenerbahçe’nin başkan vekili Nihat Özdemir, ilk yarıda Trabzonspor karşılaşmasından önce maçın hakemi hakkında yaptığı açıklamalar unutulmuş değil. Karadeniz futbolunun ve takımlarının gücünü iyi bildiklerinden bu hakemleri baskı altına alıp amaçlarına ulaşma isteğinden başka bir şey değil.
Aziz Yıldırım elinde tek bilgi ve belge olmadan Tahir Kıran’ı ihraç etti.
Tahir Kıran ile yaptığım röportaj’da Kıran bana Fenerbahçe teşvik pirimi veriyor diye bir şey söylemedi. Sadece Türkiye’de teşvikin olduğunu bununda herkes tarafından bilindiğini söyledi. Bilgisiz belgesiz isteyen herkesin teşviki kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalıştığını dile getirmişti. Bugünde Türkiye’de ispatlı bir teşvik yok.
Azız Yıldırım, ilk hedefi olan Tahir Kıran’ı Fenerbahçe’den ihraç ettirdikten sonra elinde tek belge olmadan Federasyona saldırdı. Elinde tek belge olmadan Kıran’ı ihraç ettireceksin. Yine elinde tek belge olmadan Federasyona saldıracaksın. Bu ele geçiremediği her kişi ve kurumu baskıyla zapt edip ele geçirme isteğidir. Fener’in huzur adına yola çıkıp da, huzursuzluğu pompalama girişimleri bıktırdı artık. Fenerbahçe yi olduğu gibi Türk futbolunu da ele geçirme emelinde.
Futbol federasyonu da ele geçirilmek istenen kalelerden biri. Tüm baskı ve tehditlere karşın, yüreğinin sesini dinleme cesaretini gösteren seçmenlerin katkısıyla demokrasinin kazandığı seçimi yok saymak isteyenler yeni girişimler peşinde. Türk futbolunun kendi isteği doğrultusunda yazma girişiminde.
Adalet ve hukuk kavramı elbette vazgeçilmez ilkemiz. Ama herkese eşit yansıtılması şartı da. Hukuk karar vermeden hiç kimseye suçlu damgası vurulamaz. Hakları kısıtlanamaz. Bu tür gayretlerin adına da demokrasi değil, başka şey denir.