Hızla gelen tedbir ve teşhis

Metin TOPÇU

Borsa İstanbul ve Ankara kulisleri, muhtemelen yakın tarihin en hızlı hukuki ve finansal döngülerinden birine şahitlik etti. Sadece 24 saatlik bir zaman dilimi, devasa bir holdingin ortakları için önce "tedbir ve inceleme" kıskacını, ardından ise SPK bülteniyle gelen "temize çıkma" rahatlamasını getirdi.

Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ın sosyal medyadan paylaştığı belge, piyasalarda adeta bir deprem etkisi yarattı.

Ahmet Şık’ın kim olduğunu bütün Türkiye biliyor. “Onlar ne diyorsa tersi olur mantığı” bu sefer de değişmedi. Olayın üzerine balıklama atlayanlar bir kez daha yanıldı!

Pasifik Holding’in gayrimenkullerden uçaklara, banka hesaplarından hisse senetlerine kadar uzanan çok geniş kapsamlı bir inceleme ve tasarruf kısıtlaması talimatı verildiği söyleniyordu. Savcılık, yatırım fonları üzerinden bazı hisselerin değerinin 100 katına kadar çıkarıldığı bir manipülasyon ağının izini sürüyordu. "Acaba siyaset ve ticaret üçgeninde yeni bir büyük hesaplaşma mı başlıyor?" soruları henüz sorulurken, yanıt gecikmedi.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) aynı tarihli 2026/77 sayılı bülteni, fırtınanın yönünü tersine çevirdi. Pasifik Holding’in jet hızıyla yaptığı açıklamaya göre, yürütülen incelemelerde somut deliller yeniden tartılmış ve holding ortaklarının bu manipülatif ağla hiçbir bağının olmadığı teyit edilerek tüm tedbirler kaldırılmıştı. Şirketin ifadesiyle; "Son SPK bülteni, suçsuzluğumuzu teyit etti." deniliyordu.

Bu iki perdelik finansal dramadan çıkarılacak çok önemli dersler var. Birincisi; piyasalarda dedikodu ve iddia, gerçeklerden çok daha hızlı yayılıyor. Kamuoyunda "sorunlu fonlar" olarak bilinen yapılarla hiçbir alım-satım ilişkisi bulunmayan, bünyesinde 65 şirket barındıran stratejik bir grubun adı bir günde milyarlık manipülasyonlarla anılabiliyor. İkincisi ve daha kritik olanı ise, regülatör kurumların ve yargının bu tip hassas dosyalarda ne kadar hassas bir terazi kullanması gerektiğidir.

Evet, borsada 100 kat suni fiyat artışları yaratarak küçük yatırımcının iliğini sömüren şebekelerin üzerine sonuna kadar gidilmeli; bu bir devlet refleksidir. Ancak bu yapılırken, ülkenin yerli ve milli üretim lokomotiflerini haksız yere tövmet altında bırakacak, telafisi güç itibar kayıplarına yol açacak adımlardan da kaçınılmalıdır.

Neyse ki bu olayda adalet ve tespit mekanizması olması gerektiği gibi hızlı çalıştı. Fırtına dindi, toz bulutu dağıldı ve Pasifik Grubu hakkındaki iddiaları arkasında bırakarak yoluna devam etti. Geriye ise borsa koridorlarında uzun süre konuşulacak, "bir günde ne oldu?" dedirten o baş döndürücü 24 saat kaldı.

Baki Selam ve Dua ile