İYİ VE KÖTÜ ARKADAŞ

B. Ali KAVALCI

Sevgili gençler;
Arkadaş, sevilen insanlar arasından seçilir.
İnsan sevdiğinin kusurunu görmez eksikliklerini fark etmez. Onun ahlakını benimser. Bunun için arkadaş seçerken dikkatli olmak gerekir. Rastgele bir arkadaş seçimi, insanı felaketlere sürükleyebilir.

Akıllı, Allah’tan korkan, güzel ahlaklı, iyi davranışlı, nazik insanlarla arkadaş olmaya çalışılmalıdır. Kötü arkadaşın bir başka zararı da başkalarının bizim için besledikleri iyi duyguları yok etmesidir. Onunla birlikte bizi gören insanlar, bizim de onun gibi her türlü kötülüğü işleyebileceğimizden çekinirler. Sonuçta, hiç ilgimiz olmasa da bir hırsızla arkadaşlık yapsak, herkes bizden kuşkulanmaya başlar.

Evet, şöyle ya da böyle, kötü arkadaş, kötülüklerini bize de bulaştırır. Akılsız dost, akıllı düşmandan daha çok zarar verir. Çünkü arkadaşımız da olsa ahmak bir arkadaş, iyilik yapayım dese bile habire bize ve çevresine zarar verir. Zira ahmak veya aptal demek, kârını ve zararını hesap edemeyen kimsedir.

Akıllı bir insanın, sana düşman bile olsa en azından sana nasıl zarar verebileceğini tahmin edebilirsin. Böylece onun zararlarından kendini koruyabilirsin. Ama ahmak böyle değildir. Hep kaş yapayım derken, göz çıkarır. Unutulmamalıdır ki iyi arkadaş; bizi insanlara sevdiren, ihtiyaç duyduğumuzda ve yalnız kaldığımızda yanımızda olan, düştüğümüzde elimizden tutan kişidir.

Sevgili genç kardeşlerim;

Kötü arkadaş, insanla sadece maddi menfaat için arkadaşlık eder. Ama başımıza bir kötülük gelse sizi hemen terk eder, sizi tanımaz olur.

Hem sonra kötü arkadaş, insanı kötü söze ve argo konuşmaya alıştırır.

Zaten sağa sola çatan, insanlara söven insanlar, kötü ahlaklı kimselerdir. Onlardan, yılandan kaçar gibi kaçılmalıdır. Hiç insan yılanla, çıyanla arkadaşlık yapabilir mi? Bu gibi zararlılar mutlaka fırsatını bulduğu anda, insana zarar verirler.

İnsanın iyi bir dostu olduğu zaman, ona karşı vefalı olmalı. Başına bir iş geldiğinde, o daha yardım istemeden, hemen imdadına koşmalıdır. Çağırdıktan sona gelen kimse sadık bir arkadaş değildir.

Ayrı düşünce arayıp sormalı, ihtiyacı varsa gidermeye çalışmalıdır.

Biliyor muydunuz, bu sizin iyi bir dost olmanızın işaretidir!

Allah dostları demişler ki, “Dostları arayıp onların hal hatırını sormayı gerekli bil; ister yaya olsun ister atlı.”

Arkadaşlarınız hastalandığı zaman ziyaretlerine gitmek, hiç değilse bir telefon ederek; “Hasta olduğunu duydum, Allah şifa versin” diye dua etmek de arkadaşımıza karşı vazifelerimizdendir.

Bir de arkadaşımızın olmadığı bir ortamda, onun hakkını korumamız ona karşı önemli görevlerimizdendir.

Mesela; birisi sizin iyi olarak bildiğiniz arkadaşınız hakkında “O KÖTÜDÜR” dese sizin hemen ”HAYIR, BEN ONU TANIYORUM O İYİ BİR KİMSEDİR” demeniz lazımdır.

İkide bir küsen kimselerle de arkadaşlık etmemelisiniz. Çünkü arkadaş dediğin arkadaşının sıkıntısına katlanmalıdır. Öyle değil mi?

Şimdi, “EEE, KİMSE KALMIYOR, BU ANLATILANLARA UYACAK OLURSAM, ÇOK AZ ARKADAŞIM OLUR!”diyeceksiniz. Öyle değil! Eğer hiç kusuru olmayan arkadaş ararsanız, bu sefer de arkadaşsız kalırsınız. Demek ki kendi durumunuza göre, denginiz olan insanlarla arkadaş olmalı ve ufak tefek şeylere takılmadan, arkadaşlığınızı sürdürmeye çalışmalısınız.

Peki, arkadaşta arayacağımız özellikler neler olmalıdır?

Arkadaş, AKILLI, İYİ AHLAKLI, SALİH KİMSELERDEN VE GÜVENİLİR OLMALIDIR.

Akıllı olmalıdır; çünkü akılsız kimselerden fayda değil zarar gelir. Bunun için akılsız kimseden uzak durulmalıdır. Bunlar iyilik yapmak isterken kötülük yapabilir. Akılsız kimse, işlerin gereğini bilmeyen, anlattığınızda da anlamayan kimsedir.

İyi ahlaklı olmalıdır; insana kötülüğün bulaşması, iyiliğin bulaşmasından çok daha kolaydır. Kötü huylu birini, iyi huylu hale getirmek çok zordur. Fakat iyi huylu birini, kötü huylu hale getirmek çok daha kolaydır. Kötü huy bulaşıcı hastalık gibidir. Hatta bulaşması geçmesinden daha kolaydır.

Salih ve güvenilir kimselerden olmalıdır; “Günahkâr kimseler, yani günah işlemeye devam edip hiç tövbe etmeyen kimseler, Allah’tan hakkıyla korkmazlar. Korksalardı zaten günah işlemeye devam etmezlerdi. Allah’tan korkmayan, kul hakkını gözetmeyen, devamlı suizanda bulunan birine güvenilmez. Ondan her türlü zarar gelebilir.

Sevgili genç kardeşlerim;

Günümüzde çevremizde iyi arkadaş bulmak, iyiden iyiye zorlaştı. Maalesef üzülerek ifade etmek gerekir ki; insanların çoğunda Allah korkusu azalmıştır. Çoğu zaman arkadaş ve dost darbelerini yemiş ve yaşamış bir abınız, kardeşiniz olarak sizlere tavsiyem; Allah’tan korkmayan, haset eden, daima şeytana ve nefsine uyan, kullardan utanmayan arkadaş ve insanlardan uzak durmanızdır. Rabbim kötüleri iyiliğe tevdi eylesin, başta gençlerimiz olmak üzere, hepimizi iyilerle karşılaştırsın. İş budur, bundan başkası hiçtir!