Kadının adı var kendisi yok

Osman YAZICI

Nüfusumuzun yarısını kadınlar oluşturmaktadır
Bununla birlikte, yönetim kademelerinde, karar verme mekanizmalarında, bürokraside, iş âleminde erkeklerin oranı % 93’ü,  kadınların oranı ise %7’de kalmaktadır.
81 ilin ikisinde, 925 ilçenin 15’şinde kadın belediye başkanı bulunmaktadır.
81 ilde sadece bir kadın vali vardır.
448 vali yardımcısında da sadece 10’u kadındır.
900 kaymakamdan, 13’ü kadındır.
53 bin muhtar arasında 350–400 kadın muhtarımız bulunmaktadır (% 0,02).
32 bin 392 Belediye meclis üyesinden sadece 1.471’i kadındır ( %4).
3281 il genel meclisi üyesinden sadece 115’ kadındır (% 2)
TOBB’ bağlı 365 Oda ve Borsanın yönetiminde Yönetim kurulu başkanı, meclis başkanı, Sanayi Odası başkanı görevlerini üstlenen kadın yoktur.
TBMM’de kadın milletvekili sayısı % 9,1’i oluşturuyor.
79 müsteşar yardımcısından ikisi, 138 Genel müdür arasında 9’u, 155 Büyükelçi arasında 15’i kadındır.
Cumhuriyet döneminin 28 Başbakanı arasında sadece bir kadın başbakan vardır (Sn. Tansu Çiller )
Cumhuriyet dönemi boyunca 2 bin 600 vali görev yaptı, bunlardan sadece ikisi kadındır.
Geçmişten günümüze görev yapan Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Genelkurmay başkanları arasında kadın yoktur.
Cumhuriyet dönemi boyunca üç adet kadın emniyet müdürü görev almış. (İlk emniyet müdürü Şerife Şarnek, Nurdan Canca-Yalova, Naciye Ekmekçi-Antalya)
Kısacası 1930’dan bugüne kadar kadının adı var kendisi yok!
Kadının siyasete katılmadığı bir dünya eksik bir dünyadır.
Nedeni ise,
Kadınlığından kaynaklanan bir bakış, bir algı ve anlam dünyası vardır.
*Son sekiz yılda ülkemizde kadın cinayetlerinde yüzde 1400 artış olmuştur.
2005–2010 tarihleri arasında 12 bin kadın şiddete maruz kalmış, 3500 kadın öldürülmüş, 3700 kadın tecavüze uğramış, binlerce kadın cinsel taciz saldırısına uğramıştır.
*Kadının bedeni üzerinden tanımlanan “namus” kavramına değil; “onur” kavramına odaklanmadığımız sürece insanı insan yapan değerlerin çok gerisinde kalacağımız kesindir.
Dünya Ekonomik Forumun hazırladığı “Küresel Cinsiyet eksikliği” raporuna göre, Türkiye 134 ülke arasında 126’ncı sırada,
TÜİK’İN adrese dayalı Nüfus kayıt sistemine göre 2009 sonuçlarına göre, 6 yaş ve üstü okuma yazma bilmeyen kadın sayısı 4 milyon.
*1934 yılında Başbakan İnönü ve 191 milletvekilinin sunduğu Anayasa ve seçim kanunu değişikliği yapılmasına yönelik yasa önerisinin yasallaşması ve bu yasa ile kadınlara verilen haklar olduğu unutulmamalı.
*Açlık, yoksulluk, işsizlik, vurgun, yolsuzluk, terör, hukuksuzluk, demokrasi dışı tutum ve davranışlar alıp başını giderken, çağdaş bir anayasa hazırlanacağına inanmanın safdillik olacağı kanısındayım.
*Son yapılanlar söz konusu anayasaya hazırlıktır. Amaç dikkatleri başka yöne çekmek, böylece toplumun yeni anayasa tuzağı ile ilgisini kesmektir.