KÜRESEL TANRILARIN YENİ ORDULARI

Seyfullah FIRAT

Türkiye Cumhuriyeti kurulalı yıllar geçti. Türkiye Cumhuriyeti birilerinin zannettiği gibi başkalarının merhametiyle değil bizzat bu milletin bilek gücüyle kurulmuştur.

Bu Cumhuriyetin temelinde yüz binlerce şühedanın mübarek kanları, milyonlarca insanın gözyaşı ve duaları vardır.

Cumhuriyeti kuran irade çok çetin yollardan ve büyük zorluklar içerisinden geçerek gelmişlerdi. Onların hayatları ateş çemberi içerisinde geçmiş, onlar bu milletin şeref ve haysiyetinin tarihe iz bırakan muhteşem destanını yazmışlardı.

Birazcık tarih bilgisi olanlar çok iyi bilirler ki, o çetin şartlar altında bile bu vatan toprakları üzerinde pusuya yatmış bazı onursuz ve karakteri düşük soysuzlar o muhteşem nesile ihanet etme küstahlığını gösterebilmişlerdi. Tıpkı bugün o muhteşem geçmişe sövmeyi entelektüellik sanan soysuzlar gibi.

Aradan yıllar geçmesine rağmen, o günlerde bu millete ihanet edip düşmanlarla karanlık dehlizlerde ortak planlar yapanların bugünkü torunlarının bu milletle halen barışamadıklarını, soysuzluklarını ve kansızlıklarını kirli karakterlerinden silemediklerini gözlemliyoruz.

Bu milletin geleceği olan genç kuşaklarımızı yanlış ideolojilerle, uyuşturucu madde ve en iğrenç akıl oyunlarıyla uyuşturmaya çalışan alçaklar ne yazık ki bugün de aramızda dolaşmaktadırlar.

Son zamanlarda ve özellikle AKP iktidarı döneminde bu ülkede enteresan işler ve uygulamalar olurken, olup biten olayların doğruluğu veya yanlışlığı henüz bağımsız mahkemelerce ortaya konulup teyit edilmeden pusuya yatmış olan bu soysuz ve karıştırıcı takımı tam mesai çalışmaya devam ediyorlar.

Bunların amaçları ülkeyi germek, askerle mevcut iktidarın arasını açarak ülkeyi demokrasi dışı çizgilere taşıyarak oynamak istedikleri kirli oyunun başka bir perdesini devreye sokmaktır.

Üzülerek ifade etmek isterim ki; her türlü akliselimden kopmuş olan AKP iktidarı bu zerzevat takımını görmezden gelmekte ve hatta iktidar yanlısı bazı çevreler bu serseri mayın takımını piyon olarak kullanmaktadırlar.

Ortalarda dolaşan ve havalarda uçuşan darbe ve suikast planlarına hiçbir zaman inanmadım veya yargı son kararını verinceye kadar da bu konulardaki kanaatlerim değişmeyecektir.

Ben bu ülkede bir takım şeytan değirmenlerinin döndürüldüğünü, bütün ihanet odaklarının ve onların işbirlikçi ayaklarının bu devleti ve onun ordusunu hedef aldığını düşünüyorum.

Elbette bu şeytan değirmenlerini döndürenlerin ellerinde yetecek kadar kirli malzeme de vardır. Havalarda uçuşan belgelerin elbette hepsi uydurma değildir. Ancak geçmişin darbelerini destekleyen dünkü liboş takımından bugünlerde darbe karşıtı kesilen zerzevat takımının dillerine doladıkları kirli malzemelerin çok büyük bir ekseriyeti de uydurma ve yalandır.

Geçmişte darbeleri destekleyenlerin şimdilerde darbe karşıtı kesilmeleri bu insanların karakterlerinin değişmesi sonucu olmamaktadır. Bunlar kukladırlar ve bunların kuklacıları vardır. Kuklacılarda pek değişmemiştir. Değişen, kuklacıların Türkiye ile ilgili uyguladıkları senaryolarıdır.

Bizdeki kuklalar kuklacıların emir erleri olduklarından dolayı bugün bu şekilde oynamaktadırlar. Belki de bunlar çok yakında daha başka türlü oynayacaklardır. Bunlar hayatları boyunca hiçbir zaman onurlu olmayı hak edememiş nasipsizlerdirler.

Yandaş veya bu kukla takımı olan zerzevatın bir de iktidara her rahatsızlandığında serum takma gibi de bir görevleri vardır. Sanki bu ülkede birileri tarafından belge üreten bir fabrika kurulmuş ve bu fabrikanın da yandaş takımından bir sürü çalışanı varmış. Fabrikayı kuran veya finanse eden de kuklacılar veya onların arkasındaki küresel tanrılarmış.

Küresel tanrıların peyda etmeye çalıştıkları bir de küresel din varmış. O sözde dinin sözde peygamberi, sözde halifesi ve o halifenin de müritleri varmış. Küresel tanrıların bahse konu müritlerden oluşan bir de tehdit ve şantaj orduları kurulmuştur. Bu orduların ilk ve şaşmaz hedefleri de milli devletler ve o milli devletlerin milli orduları olmaktadır.

Küresel Tanrılar geçmişte kutuplar arası denge bahanesiyle milli ordulara da hükmetmişlerdir. Şimdi dünya dengeleri değiştiği için olacak dünkü dost ordular imha edilerek yerlerine yeni orduların peyda edilmesi istenmektedir. Milli ordular içerisinden geçmişte küresel tanrıların şeytan değirmenlerine su taşıyan aptallar bugün uşaklık etmelerinin bedelini taş duvarlar arasında ödemektedirler.

Yarın kimlerin nerede ve niçin bedel ödeyeceğini bugünden kestirmek mümkün olmasa da bu savaşı kaybedenin çok ağır bedeller ödeyeceğini biliyoruz.

Biz şimdi bir vatandaş olarak bekleyeceğiz ve büyük bir zevkle olmasa da bu iki ordunun karşı hamlelerini izlemeye devam edeceğiz. Çağın bu son savaşını kimin kazanacağını veya bu savaşta kimin galip geleceğini hep birlikte göreceğiz.

Küresel tanrıların müritlerinden oluşan şantaj ordusunun bugünlerde bir adım ilerde olduğunu, belge üreten fabrikanın üretimi olan yeni belgeler sayesinde görüyor olsak da yine de gelecekte bunları korkunç bir hezimetin beklediğini de söylemek mümkündür.

Biz bundan başka ne yazalım veya ne diyelim? Bize şimdi düşen görev belki de bu ülkeye ve bu millete dua etmek olmalıdır. İnşallah hayırlısı olur diyoruz.

Not: Değişik sebepler yüzünden belki epey bir süre siz saygı değer okuyucularımdan uzak kalabilirim. Tekrar görüşünceye kadar veya görüşmek nasip oluncaya kadar sağlıcakla kalın. Allaha emanet olun aziz dostlarım.