MASKELER DÜŞECEK

Sadık HÜR

Cumhuriyet tarihinde milli eğitim açısında çok konuşulacak olan önemli bir karara imza atıldı. AK Parti hükümeti bugünü canla başla bekliyordu ve sonunda gerçekleştirdi. Din eğitimi ilk defa milli eğitim dünyasında yerini aldı ve zorunlu eğitim süresince din eğitimi tercihli olarak uygulanacaktır. İşte burada maskeler düşecek. Göreceğiz ki kimler tercih edecek kimler tercih etmeyecek. Din eğitimini tercih eden ailelerin çocuklarına karşı sorumlulukları ne olacak, tercih etmeyen ailelerin sorumluluğu ne olacak?

Türk halkının % 99’u Müslüman’dır. Bu böyle tercihe yansıyacak mı? Bunu şimdiden tespit etmek zor. Bekleyip uygulamada göreceğiz elbette. İşte o zaman gerçek dindarların oranı belli olacak. Tabi ki din inancı insanın kendi özgür iradesiyle belirlenir. Tercih etmeyenler tamamen özgürdür. Milletimiz böyle şeylere pek alışkın değildir. Çocukların durumu okuldaki çevresinde nasıl karşılanacak? Bu zorluklara rağmen ak ile kara ortaya çıkacaktır.

Ana muhalefet konuyu anayasa mahkemesine taşıdı. Ne istediklerini de gerekçe olarak belirtseler, daha iyi olurdu.  4+’ların uygulamadaki durum görünce daha net değerlendirilecektir.

Kur’an kursu eğitimi hafızlık programı bu uygulamanın neresinde olacaktır? Yaş engeli kaldırılırdı lakin zorunlu eğitimde ara verme imkânları tanınacak mı veya hangi kademede ara verme imkânı tanınacaktır? Bu kapsamda ortaöğretim yurtlarında hangi kademedeki öğrenciler barındırılacak? Bunlar birçok kesim tarafından cevap beklemektedir.

Tercihli din eğitimi kimler tarafından verilecek? Kadrolar hazır mı? Türkçe öğretmeni mi verecek yoksa matematik öğretmenler mi verecek? Bir belirsizliktir ortada duruyor. İşte bu soruların cevaplarını halk bekliyor.

Bir başka konu olarak ilk 4’te din eğitimini tercih eden daha sonra hangi 4’te tercihini iptal hakkına sahip olacak? Din eğitimi adına sevindirici olan husus Peygamberimizin hayatı öğretilecek, İslam ahlakı ve İslam’ın yaşam örneği anlatılacağından İslam’ın yaşam şekli öğretilecektir.

Yeni eğitim programında özel öğrenci yurtlarında görev yapanların durumlarında nasıl bir iyileştirme olacak? Mesela bu personel öğretmenevlerinden ve diğer devletin kurumlarından kamudakiler gibi yararlanma sağlanacak mı? Çünkü özel yurtlarda ve okullarda çalışanlar genelde asgari ücretle çalışarak vakıf ve derneklerden yeteri kadar ekonomik destek görememektedirler ama mesai gözetmeksizin bu memleketin çocuklarına fedakârca hizmet etmektedirler. Kaldı ki çalışma güvenceleri de yeteri kadar garanti altına alınmamıştır. Dernek veya vakıf işine derhal son verme yetkisine sahip olduğundan tazminat alamadan işlerini kayıp etme rizikosuyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bunlarla ilgili düzenlemeler bu kapsamda yapılacak mıdır?

Ayrıntılı olarak zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasıyla kazanımlar nelerdir? Yoksa yaz-boz tahtasıyla tekrar oyalama dönemine mi girilecektir? Eğitimin kalitesi nasıl artırılacaktır? 2012 yılı üniversite sınavına giren öğrencilerin durumları belli. 600 bin öğrenci barajın altında 55 bin öğrenci sıfır çekerken ‘sistem yine değişti ne olacak?’ endişesini vatandaşlar taşımaktadır. Fen lisesine giden bir öğrenciden örnek vermek istiyorum 4 yıl içerisinde okulda fizik öğrenemiyor, yine 4 yıl içerisinde dershaneye giderek fiziği anlayamıyor lakin 10 saatlik özel fizik dersi alarak 14 soruda 12 soru yapabiliyor bunların cevabını bu veliler hükümetten ve milli eğitim bakanından beklemektedir. Bugüne kadar eğitim sisteminde istenilen kaliteyi vatandaşlar görememiştir. Temennimiz 4+4+4 zorunlu eğitim ülkemize ve milletimize hayırlı olur.