Pazarlı iş adamı, Babillon ile Rize turizmini hareketlendirdi

Babillon Otel yönetim kurulu başkanı Özcan Sümer, “ Rize eski mimarisi ile birlikte geçmişe dönerek, eskiyle modernleşerek dönüşüm yaşıyor”

Alihan TELATAR
Uluslararası standartlarda modern otelcilik yönetimi doğrultusunda Babillon Otel bölge ile birlikte Türk ve dünya turizminde öncü olmaya devam ediyor.

Rize’nin ilk 5 yıldızlı oteli olan Babillon Otel yönetim kurulu başkanı Özcan Sümer ve yönetim kurulu üyesi Yasemin Suyabatmaz, Rize turizmi ile ilgili açıklamalarda bulundu.



Babillon Otel ile birlikte Rize Turizmine farklı bir boyut getirip sinerji kazandıran Özcan Sümer, turizmle ilgili önemli açıklamalar yapıp değerlendirmelerde bulundu.  

Rize’nin ilk 5 yıldızlı oteli olan Babillon’u amacına uygun bir konsept ile hizmete sunduklarının altını çizen Özcan Sümer, “Rize’ ye yıldızlar yağsın Babillon gibi emsal oteller yapılsın. Ben Babillon Otel’i ticari kaygılarla değil Rize’nin bir turizm çekim alanı olabilmesi için yaptım. Çünkü bir öncüye ihtiyaç vardı. Babillon da öncü oldu. Bugün bunun sonuçlarını görmek de beni çok mutlu ediyor. Babillon Otel Rize turizmine farklı bir ivme kazandırdı. Bu ivmeyle birlikte de umut verici bir şekilde ilerliyor. Beklentilerimizi sosyal sorumluluk anlamında karşıladı, ticari anlamda da karşılamaya dair ciddi emareler veriyor” şeklinde konuştu.



Rize turizminin gelişmesini iki ayakta değerlendirmek zorunda olduklarının altını çizen Özcan Sümer, “Önce Rize’nin sahip olduğu fırsatlar. Bunlar Başta Ayder yaylası ve Ovit olmak üzere doğa ve dağ turizmi. Diğer bir fırsat da Rize şehri artık bir marka. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Rize’den çıkan başbakanlar, bakanlar ve ünlü iş adamlarımız. Türkiye’nin ilk başkanı Rize’den. Bunlar Rize için çok büyük fırsatlardır. Rize Turizm’inin gelişmesi için çok ciddi çalışmalar var. Bunlarda yavaş yavaş meyvelerini vermeye başladı. Bunların sonuçlarını da Rize şehri kısa vade de görecektir. Elbette sorunlar da var. Öncelikle insan kaynakları sorunu. Çünkü yeterli insan kaynağına sahip değiliz. Bunun nedeni de Rize’de herkes kendi iş yerinin patronu.  Bu konuda çok ciddi eğitim programları var. Bu zorluğu ilk yaşayan otellerden biriyiz ama her geçen gün de daha iyi duruma geldiğimizi söyleyebilirim.  Ayrıca şunu da söyleyebilirim. Başka şehirlerde yaşayan Rizeliler çok etkin. Önceden bunların Rize’ye gelmesi için çok nedenleri yoktu ama son dönemlerde gelenlerin sayısı hızla artmaya başladı. Bu da Rize’de turizmin gelişmesine önemli bir katkı sağlamaya başladı” dedi.



Bölge turizminin hizmet sektöründe istenilen seviyede olmadığına da dikkat çeken Özcan Sümer, “Sektör içi eğitimlerimizde noksanlarımız var. Buna rağmen otellerimiz başka şehirlerdeki otellerden çok daha fazla kaliteliler. Otellerimiz standartları artırmak için kendi içlerinde de birlikte çalışıyorlar. Bu da son derece umut verici.  Ancak altını çizdiğim gibi turizmde insan kaynağını hallettiğimiz zaman çok daha iyi noktalara gelmiş olacağız. Son yıllarda bölgemize gelen Arap turist sayısında artış var. Rize’ye gelen Arap turist sayısı istenilen oranda değil. Bunun sayısını artırmak için de çalışmalar devam ediyor. Önemli bir konu da Rize geçmişe dönük olarak modern bir değişim yaşıyor. Rize’deki yapıların artık bir dili var. Eski Rize mimarisinde yapılan binalarla ben Rize’deyim diyebiliyorsun. Birçok şehir özünden koparak değişiyor ama Rize geçmişe dönerek modern bir değişim yaşıyor. Eskiye modernleşerek dönüşüm yaşanıyor. Babillon otel de mimarisiyle bunun en güzel örneklerinden biri” diye konuştu.



Babillon Otel yönetim kurulu üyesi Yasemin Suyabatmaz, Rize’ye gelen Arap turist sayısının artmasında biraz geç kalındığının altını çizerek “Rize’nin bu pazarda geç kalmasının sebebi yatırımlarda geç kalınmış olmasından kaynaklıydı. Ancak otellerin açılmasıyla birlikte Rize de tüm sahada kendini tanıtmaya başladı. Hem sektörün çalışmaları hem de siyasilerin çalışmalarla beraber Rize’nin pazar payı her geçen yıl artmaya başladı. Çünkü Rize, alternatif turizm pazarları ile birlikte ilerleyen yıllarda bir marka şehir olacaktır. Bugün beklentiler tam olarak karşılanmasa bile birkaç yıl sonra bir marka şehirde hizmet vermenin avantajlarını yaşayacağız.  Elbette Rize’nin turizmdeki aynası Ayder. Ancak Rize sadece Ayder’den oluşmuyor. Ayder’in dışında 13 tane daha vadimiz var.  Bu vadilerimiz için de ciddi proje hazırlıkları var. Bunlar da hayata geçtiğinde alternatif alanlarımız olacak.  Rize’de uzun süreli konaklayan turist sayısını artıracağız.  Biz bunu sadece Rize ile sınırlı tutmayacağız. Özellikle yabancı turistlere Karadeniz paketini de sunmak zorundayız. Paketlerimiz arasına Gürcistan’ı da dahil etmeliyiz. Gelen turist iki ülkeyi birden görecek. Bizim bir başka sıkıntımız ise Rize’de turizm acente sayısının az olması. Uluslararası aktif pazarda çalışan acente sayımız çok az. Bunun eksikliğini de yaşıyoruz. Ancak uluslararası pazarda çalışan acente sayımızı da artırıyoruz. Diğer bir konumuz ise bölgemizde turizm sezonunu 3 ay gibi kısa bir sürede yaşıyoruz. Sezonun dışında bölgemize nasıl turist çekeriz diye kendimize sorduğumuzda bize en yakın pazarlar İran ve Azerbaycan. Bu iki pazarı bölgemize çekmeliyiz. Bunun için de tanıtımlarımızı yapıyoruz. Buna bağlı olarak bölgemizde alternatif eğlence yerlerinin sayısını da artırmalıyız. Aynı şekilde aktivite alanları istendiğinden projelerimizi buna göre yapmak zorundayız.  Özellikle Ortadoğu’dan gelen turistler için alış veriş merkezleri çok önemli. Çünkü alış verişe tutkun insanlar var.  Rize’de yapımı devam eden alışveriş merkezinin de bir an önce bitirilip turizme kazandırılması gerek. Tüm bunlarla birlikte Kaçkar dağlarına yapılması planlanan kayak merkezi ve teleferik kış turizmine de çok büyük katkı sağlayacaktır. Teleferik olmazsa olmaz bir projedir. 12 ay turizmi aktifleştirmek için termal turizm de çok önemli. Yeni termal kaynaklarının bulunup yeryüzüne çıkartılması gerek. Tüm bunlar bölgemize çok daha fazla yatırımcı ve turist getirecektir” diye konuştu.

Rize Haberleri