SEÇİM YAZISI DEĞİL, SEÇİLME YAZISIDIR

D. Ali TAŞÇI

 

            (İstanbul seçimleri belli olduktan sonra yazılmıştır.)

            Tarihe baktığımızda, dünya nimetlerinin sunulmadığı ortamlarda savaşlar, kavgalar olmamıştır. Dünya nimetleri ele geçtiğindeyse savaşların ardı arkası kesilmemiştir.

            İnsanlar genellikle bir “dava” uğruna yola çıkarlar ve dünyalıklara koşarken birbirlerine yardımcı olurlar, hatta birbirleri adına can bile verirler. Ne var ki, dünyalıklar ele geçtiğinde, “zafer”e ulaşıldığında işler değişir. Kısa zaman önce birbirleri uğruna her fedakârlığa katlananlar, can verenler; bu sefer birbirlerinin canını almaya kalkışırlar.

            Bu durum tarih boyunca insanlar arasında hep olagelmiştir ve bundan sonra da olmaya devam edecektir. Çünkü insan, Kur’an’ın deyimiyle:

             “ Çok zalimdir, cahildir.” (Ahzab, 72)

            “ Acelecidir.” (Enbiya, 37)

            “ Menfaatine çok düşkündür.” (Rum, 36)

            “ Allah’a karşı pek nankördür.” (Âdiyat, 6,7)

            “ Haris ve cimridir.” (Fecr, 17 )

            “ Kıskanç ve hasetçidir.” (Nisa, 128)

            “ İnsan zayıf yaratılmıştır.” ( Rum, 54)

            Müminlerin güzel hasletleriyle ilgili olan bazı ayetler de şöyle:

            “ Yalnız Allah’tan korkup sakınırlar.” ( Enfal, 2)

            “ Yalnız Allah’a ibadet ederler.” Zümer, 2, 3)

            “ Allah’ı her şeyin üzerinde tutarlar.” ( Enbiya, 90)

            “ Allah’tan başka ilah aramazlar.” ( En’am, 19)

            “ Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmazlar.” ( Nur, 55)

            “ Hiçbir kuşkuya kapılmadan iman ederler.” (Hucurat, 15)

            “ Gayba iman ederler.” ( Bakara, 3 )

            “ Her şeyin Allah’tan olduğunu bilirler.” ( Tegabün, 11 )

            “ Asıl hedefleri Allah’ın rızasıdır.” ( Bakara, 265 )

            “ Allah’ın ayetlerine gönülden boyun eğerler.” ( Nisa, 125)

            “ Allah’a güvenip dayanırlar, yardımın ancak Allah’tan olduğunu bilirler.” ( Ahzab, 48)

            “ Daima Allah’ı anarlar.” ( Ankebut, 45)

            “ Kur’an’a kuvvetle bağlanmışlardır.” ( En’am, 82)

            “ Allah’a asla nankörlük etmezler.” ( Neml, 40)

            “ Kıyamet gününe kesin olarak inanırlar.” ( Enbiya, 49)

            “ Gelecek endişesi taşımazlar.” ( Bakara, 268)

            Yer darlığı nedeniyle ayet numarası vermeden bazı ayetleri de yazıyorum:

            “ Kadere tam iman ederler, zorluklar imanlarından döndürmez. Allah’ın dinini tebliğ ederler. Gizli ya da açık infak ederler. Zekâtı gereği gibi verirler. Emanete riayet ederler. İyiliği emrederler. Hoşgörülü ve bağışlayıcıdırlar. Adaletlidirler. Müslüman olması için kimseye baskı yapmazlar. Sabırlıdırlar. Kibirli değildirler. Yapmayacakları şeyleri söylemezler. Yoksulları korurlar. Asla ümitsizliğe kapılmazlar. Suçlulara arka çıkmazlar. Barıştırıcı ve uzlaştırıcıdırlar. Arkadan konuşmaz ve kusur araştırmazlar. Anne-babaya iyi davranırlar. Kadınları koruyup gözetirler. Sözün en güzelini söylerler.

            Kur’an’dan bazı ayetlerle kimliğimizi anlamaya ve anlatmaya çalıştım.  Faniliğe mahküm olan insanın ne çok sevinmesi, ne de çok yerinmesi, üzülmesi gerekir. Dünyada şu an yaklaşık yedi milyar insan yaşamaktadır. Yüz yıl sonra hepsi ölmüş olacak. Dünya aslında büyük bir mezarlık hükmündedir; niceleri gelmiş ve gitmişlerdir.

            Bizler Müslümanız. Müslüman’ın dünyada kaybedecek hiçbir şeyi yoktur; onun tek varlığı imanıdır. İmanı olduktan sonra o, demir taraklarla doğransa da kazançlıdır.

            “Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler.”

            İstanbul kayıp mı edildi, yoksa birileri fena halde belaya mı düştü?”

            Bekleyin hepimiz birlikte göreceğiz, görecek olduğumuzu. Rabbim feraset versin.

D. Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci