Yeni Rize Stadı’nın adı, İpsiz Recep olsun

Yasin Paşalı

“Yani şimdi nerden çıktı bu stat adı işi” diyenler belki de çoğunluktadır. Eğer böyle düşünenler varsa ki vardır muhakkak, bu eleştirilere saygı duyuyorum.

“İyi ama neden stadın adı İpsiz Recep olsun diyorsun” derseniz. Şöyle size kalemimin (gerçi klavye dileyim artık) yazabildiği kadar bir şeyler aktarmaya çalışayım.

Bilindiği üzere ilimizin takımı Ç.Rizespor daha önce Çaykur genel müdürlülüğün arkasındaki Atatürk stadında oynuyordu. Önceden de adı arsa sahibinin adını taşıyordu yani Kuturoğun Kemal Stadyumuydu.

Mevcut stat ihtiyacı karşılayamayınca, sahil yolunda Rize’nin yeni stadyumu yapıldı ve 12 Ağustos 2009’da da Ç.Rizespor-Fenerbahçe maçıyla hizmete girdi. Yaklaşık 16 bin kişilik stat eski para ile 25 trilyona mal oldu.

Yeni stadın hizmete başlamadan öncesi ve sonrası Rize kamuoyunda isim tartışması vardı. Stat ismi için çeşitli isimler ortaya atıldı. Ama mutabık kalınamadığı için ‘Yeni Rize Stadyumu’ olarak kaldı.

Tartışmaların olduğu dönemlerde Rize medyasında artık görev yapmadığım için İstanbul’da Rizelilerin ağrılıklı olduğu arkadaş ortamında gönlümden geçenin milli mücadelenin önemli kahramanlarından olan Rizeli Milis Yüzbaşı İpsiz Recep olduğunu söylemiştim.

Şimdide bu köşeden o dönem gönlümden geçeni yazıyorum. Çaykur Rizespor’un stat adı: İpsiz Recep Stadyumu olsun. Bu isim konusunda hemfikir olanlar çoğunluktadır desem sanırım yanlış olmaz.

Başka isimler olabilir mi? Tabii ki olabilir. Kişi isimleri olabileceği gibi yıllarca Rizespor’a maddi manevi büyük destek veren Çaykur’un adı da verilebilir. ‘Çaykur Arena’ diye. Buna benzer birçok kişi veya kurum ismini de ekleyebiliriz.

Bu arada bilindiği üzere milli mücadelenin önemli kahramanlarından olan Rizeli Milis Yüzbaşı İpsiz Recep, Fındıklı ilçesindeki Yeni mahallede vefat etmişti. Fakat vasiyeti üzerine Sakarya’nın Karasu ilçesinde defnedilmişti. İpsiz Recep’in aynı zamanda Rize sahil parkında adına birde anıtı var. Her yıl orada anma töreni düzenlenir. Keşke mezarı da Rize’de olsaydı. Onu anmak daha bir anlamlı olurdu sanırım.

İpsiz Recep’in halk nezdinde önemli yer etmesindeki nedenlerinden biride milli mücadele dönemimde yaptıkları sonrası ona layık görülen istiklal madalyasını geri çevirerek "Ben madalya için değil milletim içim savaştım" demesi olmuştur.

İpsiz Recep vesilesiyle bir kez daha kendisine ve bu ülke için mücadele etmiş tüm kahramanlara Allahtan rahmet diliyorum.

Not: Aslında bu hafta size farklı bir makale hazırlamıştım. Fakat makaleye ilişkin danıştığım Rizeli bir hemşerimden olur çıkmadı. Ona ‘Yazıya ilişkin eleştirilerini beklediğimi’ söyledim. Tabiri caizse ona vur dedik o öldürdü. Laf aramızda kendisi biraz titiz sanırım. Hatta projenin bir diğer boyutunda sahil mi yoksa dağ mı konusunda bile anlaşamadık. Gerçi sahil de, dağ da bizim Rize’nin.

Şaka bir yana o makaleme katkı yapan hemşerime çok teşekkür ediyorum. Yakında o makaleyi daha da genişletip sizlerle paylaşacağım. Emeği geçen hemşerime şunu da söyleyeyim ‘Ma Haşo İrote Memişveli’. Şimdi o bu yazıyı okursa eğer “o yazı da ne öyle” diyecektir kesin. Ben de ona ‘nasıl Rizelisin biraz Lazca öğren’ diyorum. E haksız mıyım ama  J.Bir kez daha teşekkürler.

 

“ Medya Kolik “  Köşesi 

HOŞÇAKAL YUSUF KURÇENLİ

Maalesef geçen hafta Türkiye’ye mal olmuş bir hemşerimizi kaybettik. Aslen Rize-Çayeli’li olan usta yönetmen ve senarist Yusuf Kurçenli yaklaşık 1,5 yıldır mücadele ettiği kansere yenik düştü ve 22 Şubatta aramızdan ayrıldı.

‘Karartma Geceleri’, ‘Gramofon Avrat’, ‘Çözülmeler’ gibi birçok önemli filme imza atan ve festivallerde ödüller kazanan Kurçenli, son olarak 2010 yılında yöremizde başrolde Tuba Büyüküstün’ün oynadığı ‘Yüreğine Sor’u çekmişti.

Usta yönetmenle röportaj yapmak istiyordum. Fakat kanser tedavisi sürdüğünden bir türlü imkân bulamadım. Demek ki kısmet değilmiş…

Yusuf Kurçenli’ye Allahtan rahmet ailesine, sevenlerine ve sanat camiasına başsağlığı diliyorum.

 

İNSAN HUZUR BULUR YAYLALARINDA
HER GECE DÜŞÜMDE RUYALARİMDA
ÇOK ÖZEL YERİ VAR DÜNYALARIMDA
İLHAM KAYNAĞİMDİR BİZİM ORALAR.İNSAN HUZUR BULUR YAYLALARINDA
HER GECE DÜŞÜMDE RUYALARİMDA
ÇOK ÖZEL YERİ VAR DÜNYALARIMDA
İLHAM KAYNAĞİMDİR BİZİM ORALAR.

YAZ GELIR YAYLALAR DOLAR ŞENLENIR
BÜLENT TULUM ÇALAR HERKES EYLENİR
SEVDALİLAR HORONLARDA BELLENİR
SEVDALIK VATANİ BİZİM ORALAR.“ Bizum Ezgiler “  Köşesi 

“Bizum Ezgiler” köşesinde yöremizin değerlerini yer vermeye devam ediyoruz. Bu hafta aynı zamanda İyidere’nin eski adı olan meşhur ‘Aspet’ Türküsü’nün ilk dört mısrasını yayınlayacağız.

 

Aspet'ten Liparit'a kim elçiledi beni? 
Almazdum İsmail'i Gelin Kandirdi beni 

Gittum kaya ustine kayinum vurdi beni
O beyaz entaremlan doktorlar gördü beni

Gelin ne ettum sağa günağun tutti beni
Mesbabucum gelince başimdan vurdi beni

Duğunciler gelince çarşafladiler beni
O Malpet'ten aşaği selamladiler beni
ÇATRAZIN DERESI SESSIZCE AKAR
VERÇENİKLE BATKUN YUZ YUZE BAKAR
HEMŞININ ÖZLEMİ BAĞRIMI YAKAR
YAZMAYİLEN BİTMEZ BİZİM ORALAR

ZEKİ DERKİ BEN DERTLİYİM YAZARIM
DUYGUSAL BİRİYİM ANLIK KIZARIM
HEMŞİNDE YAPİLSIN BENİM MEZARİM
ÖLÜYÜDE SEVER BİZİM ORALAR.

KALDIM İSTANBULDA DÖNEMEM GERİ
BURADA BİRŞEYLER BAĞLİYOR BENİ
NE OLUR İSTANBUL SENDE SEV BENİ
BAK BENİ BEKLİYOR BİZİM ORALAR.İNSAN HUZUR BULUR YAYLALARINDA
HER GECE DÜŞÜMDE RUYALARİMDA
ÇOK ÖZEL YERİ VAR DÜNYALARIMDA
İLHAM KAYNAĞİMDİR BİZİM ORALAR.İNSAN HUZUR BULUR YAYLALARINDA
HER GECE DÜŞÜMDE RUYALARİMDA
ÇOK ÖZEL YERİ VAR DÜNYALARIMDA
İLHAM KAYNAĞİMDİR BİZİM ORALAR.İNSAN HUZUR BULUR YAYLALARINDA
HER GECE DÜŞÜMDE RUYALARİMDA
ÇOK ÖZEL YERİ VAR DÜNYALARIMDA
İLHAM KAYNAĞİMDİR BİZİM ORALAR.

İNSAN HUZUR BULUR YAYLALARINDA
HER GECE DÜŞÜMDE RUYALARİMDA
ÇOK ÖZEL YERİ VAR DÜNYALARIMDA
İLHAM KAYNAĞİMDİR BİZİM ORALAR.

“ Kripto “  Köşesi 

DÜTTÜRÜ DÜNYA

En sakin anınızda vede yalnızken şu fani dünyanın haline bir bakarsınız. Gülenin az, ağlayanın çok olduğunu, doğrunun az, yanlışın çok olduğunu, iyiliğin azaldığını kötülüğün ise çoğaldığını vede buna benzer birçok olumsuz tabloyu hemen fark edersiniz.

Bazen kendinizi bu düttürü dünyaya ait hissetmezsiniz. “Benim ne işim var burada dersiniz.” Ama yaşanılması gerekenler varsa eğer, işte o zaman hayatın akışına bırakırsınız kendinizi.

Kendinizce bazı şeyler düzelsin diye bir şeyler yapmak istersiniz. Fakat gücünüz yetmez. Lakin sahile
vuran denizyıldızlarını, okyanusa atan gencin mantığı ile devam etmek bu fani dünyada yaşanması gereken nedenlerden biri olsa gerek.

Not: Barış Manço’nun “Halil İbrahim Sofrası” adlı eseri bu düttürü dünyayı anlatan en güzel şarkı olsa gerek.

 

… Ve Son Nokta.

Dünya terzi dükkânı gibidir. Ölçüyü veren gider.(Lindsay)