YETKİLİLERİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUM

Seyfullah FIRAT

Herkes hazır olsun. Emir küçük dünyanın büyük heriflerinden geldi. Bavulcu herif öyle buyurdular. Bavulcu adam ‘herkesi yargılayacağız’ diyerek eline verilen çobandeğneğini havaya kaldırıp millete göstererek bağırıp duruyor. Kimseler de bu adama ‘Sen kimsin, ne zaman savcı oldun, çapın nedir?’ demiyor. Çünkü herkes bir şekilde korkutulup susturulmuş durumda. Bir tarafta millet egemenliğinden, bağımsız yargıdan bahsediyoruz ama şantajcılara, tehditçilere karşı da hiçbir yaptırımımız yoktur maalesef.

Bu ülkede bir zamanlar kan gövdeyi götürürken, milletin imanına, inançlarına ipotek konulurken bugün yüksek sesle konuşma cüreti bulanların kaç tanesini o günlerde piyasada gördünüz? Bunlar bu ülkede değiller miydi o karanlık günlerde? Yoksa bunlar sonradan uzaydan aniden tak diye mi düşüverdiler yeryüzüne?

Kimseler kusura bakmasınlar ama ben şahsen özgürlüğe sevdalı bir insan olarak o günlerde Ankara parkının sahipliğini yapan tüfekli zorbalara seslenmiştim ve demiştim ki; “Bu milletin kutsallarına savaş açmak densizlik ve had bilmezliktir. Burası Türkiye’dir ve burada Müslüman Türkler yaşar. Kendisini başka bir şekilde adlandıranlar varsa, hiç beklemeden ceketini, paltosunu alıp diledikleri yere defolup gidebilirler.”

Şimdi de diyorum ki; bu ülkede kendisini Türk hissedenler veya Türk’e düşmanlığı olmayanlar yaşar. Bu millete veya bu milletin kutsallarına muhabbet kısırlığı yaşayan hiçbir yaratıkla bu topraklar üzerinde birlikte yaşamak istemiyorum. Burasının tapusu benim dedemdedir. Bu mirasta payı olan herkese başım üstünde yer vardır. Ancak yeniden kadastro memurluğuna soyunanlara okkalı bir tükürükten başka verebilecek hiçbir şeyim de yoktur.

Sözümüzün başına dönecek olursak sormak lazım. Şu bavulcu mitralyöz bozuntularına; herkesi yargılayacağız derken bu zavallılar acaba sırtlarını kimlere dayamışlar? Acaba nerelerden bu millete değnek gösterme cesaretini alıyorlar. Ben bu köşeden bu devşirme takımına cesaret veya görev verenlere sesleniyorum. Gücünüz ve hükmünüz her ne olursa olsun, ben sizlerden zerre kadar korkmuyorum. Lakin sizler benden ve bu milletten korkun. Biz sizin dedelerinizi iyi tanırız, onlar da bizi çok iyi tanırlar. Değnekle tepelediğimiz kirli dedelerin bugünkü imtiyazlı ve okyanus ötesi maaşlı palyaçolarından asla korkmayız. Tekrar ediyorum ve Türkün o engin ve sonsuz merhametiyle uyarıyorum: Siz ve sizlere destek verenler bizden korksunlar.

Biz herkesi yargılamayız ve yargılamayacağız. Biz zamanı geldiğinde sizi değil, sizleri kullananları yargılayacağız. Çünkü sizler üç kuruş bile etmezsiniz. Sizin gibileri yargılamayı onursuzluk sayarız. Bizim işimiz sizler gibi medya cıvatalarıyla olmayacağından siz salyalarınızı kusmaya devam edin. Biz sizler gibi beş para etmezleri kullanan çeteleri yargılayacağız. Tıpkı geçmişte bu millete namlu doğrultan çetenin bugünlerde yargılandığı gibi.

Son sözüm olarak diyorum ki, bu ülkede savcılarımız ve yargıçlarımız var. Onlar görevlerini en iyi şekilde yapmanın gayretindeler. Kendilerini yargıç veya savcı yerine koyan bu bağını koparanlara dur diyecek kimseler kalmadı mı bu memlekette? Lütfen susturun bu zibidileri. Lütfen rahatlatın bu ülkeyi.