ZİHİN AHIRI

D. Ali TAŞÇI

 

Çocukluğumda rahmetli babaannemle köyde inek çobanlığı yaptım. O günler aklıma geldikçe içim coşar, ekmeğin bile ne kadar kıymetli olduğunu hatırlarım. Çobanlığa giderken, babaannem mısır ekmeğine yağ sürer, sonra onu tarlada büyük bir iştahla yerdim.

            Babaannemin bahar mevsimi gelince biz çocuklara vermiş olduğu harika dersi,  bu yaşımda bile unutmadım ve yeri geldiğince de uygulamaya çalışırım.

            O ders şu idi: Bahar gelince, biz çocukları inek ahırının kapısının önünde toplar ve şunları söylerdi:

            “Evlâtlarım; bu inekler kış boyunca bu ahırın içinde kalmışlar ve gün yüzü görmemişler. Şimdi ben, bahar geldiğinden, bu ahırın kapısını açıp, ineklerin yularını çözeceğim. Aman ahır kapısının önünde durmayasınız! İnekler gözünüzün yaşına bakmaz, sizi ezip geçer! Bunlar bir hışımla kapıdan çıkacak ve bahçeye dolacaklar. Bahçede önce kendi aralarında bir kavgaya, güreşe duracaklar, sonra da otlamaya başlayacaklar.”

            Rahmetli babaannemin heyecanla her bahar mevsimi bize anlatmış olduğu bu olayı ben hiç unutmadım.

            Bu durumu dünyada gelişen savaşlara uygulayın, kişiler arasındaki kavgalara, nizalara uygulayın sonuç pek değişmez. Hangi savaşın bir sonu gelmemiştir? Hangi kavga eninde sonunda bitmemiştir? Mesele ahır kapısının önünde durmamaktır. Orada durulursa candan olmak kaçınılmazdır.

            İnsan doyumsuz bir varlıktır. Sürekli kendi iç dünyasının ahırında hayat sürüyorsa, bahar gelince onun kapısının önünde durmamalıdır. Bahar gelse de kapıyı bir açan yoksa, karanlık derinleşir ve insan, insan olmaktan çıkabilir.

            Hayatın yeşil bir bahçe kıvamında olması için bahar görmüş insanların yaşaması gerekir. Ufku geniş, değer bilen, âdil, empati kurabilen, insan haklarına saygılı insanlar varsa dünyada, o dünya yaşanası bir dünyadır. Yoksa korku dünyayı sarar, mutluluk denilen ankakuşu uçup gider, herkes herkese düşman gözüyle bakar. Böyle bir dünyadaki okullarda verilen eğitim de “olmak için değil, sahip olmak için” çocuklara kapısını açar.

            Dünyada bunca kuruluşlar var, okullar, eğitim yuvaları mevcut. Buluşlar göz kamaştırıyor; fakat insan mutlu değil, çünkü emin değil. Güvenin olmadığı yer, cehennemden farksızdır.

            İnsanlar yaratılış gerçeklerini unutup Allah’tan yüz çevirirlerse, dünya da cehenneme döner, ahiret de. Hangi fikir ve düşünceyle davranırsanız davranın, sonuçta ölüm başınıza gelecek. Ölüm, parantez içinde bulunanları sıfırla çarpar ve sonuç sıfır olur. Asıl olan zihnen dünya parantezi içinde yaşamamaktır. Rabbim, zihin ahırından kurtarsın bizi.

D. Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci