1. YAZARLAR

  2. D. Ali TAŞÇI

  3. SEVGİLİN NE VEYA KİM?
D. Ali TAŞÇI

D. Ali TAŞÇI

Yazarın Tüm Yazıları >

SEVGİLİN NE VEYA KİM?

A+A-

 

                Mevlâna, Mesnevi’sinde küçük bir hikâyeden şöyle söz eder:

            “ Bir sevgili, âşığına; “Yiğidim” dedi, “Sen seyahate çıkmış, gurbette birçok şehirler görmüşsündür. Onların içinde hangi şehir daha güzeldir?”

            Âşık; “ Sevgilinin bulunduğu şehir.” diye cevap verdi.”

            Âşığın gözü şehirdeki evlerde, apartmanlarda; şurada burada değildir, onun gözü sevgilisindedir, onun için o hep sevgilisini düşünür, görür. Eşya, sevgilinin gözünde perde değildir, o perdeyi aştığı için sevgilisinin cemalini görür. Onun mutluluğu sevgiliyle bir arada olmaktır, yoksa şehrin albenisi onu aldatamaz, ona mutluluk vermez.

            Hayat bu değil midir? Herkes oturuşunda, kalkışında, yürüyüşünde; dost meclislerinde sevgilisinden söz etmiyor mu? Sevgilini söyle, kim olduğunu söyleyeyim.

            Bakıyorsunuz paradan konuşuyor, konuşurken de ağzından ateşler dökülüyor!

            Geldiği makamı anlatıyor, sanki dünyada eşi yok.

            Karşı cinsi öylesine tasvir ediyor/ betimliyor ki, sözlükler adeta patlıyor!

            Menfaatini gördüğü birisini abarttıkça abartıyor, zannediyorsunuz dünyada tek.

            Bunları saymakla bitiremeyiz, uzayıp gidiyor; çünkü kendisini bulamamış, iç dünyasının adresini yitirmiş insanların tüm hikâyeleri bunlardan farklı değildir.

            Filmlere, romanlara, hikâyelere bakıyorsunuz aynı minval üzere kurgulanmış her biri. Böyle olmasaydı dünya ehlinin beğenisini nasıl kazansındı?

            Bir de yanık gönüllere bir göz atalım:

            “Allah” denilince kalbi titriyor, kendinden adeta geçiyor. Düşüncesinin onunla olmadığı zamanları “kayıp zaman” olarak değerlendiriyor.

            “Peygamber” ismini duyduğunda gözlerindeki yaşlar, onun iç dünyasının adresini veriyor.

            Güzel insanlar, dost insanlar yanında anılınca bir iç çekiyor; sanırsınız derenin suları çekilerek üzerinize geliyor.

            Mecnun öyle değil miydi? Leyla nerede ise vatan orası değil miydi, Mecnun için? Vatan, ruhunu, sevgini kalıba dökebildiğin yer değil midir? Sevgilin, vatan topraklarında bayraklaşmıyorsa, senin için orası vatan olabilir mi? Söyle! Sevgilin kim?

            Hacca gittiğimde Uhud’u ziyaret etmiştik. O Uhud ki, Mus’ab bin Umeyr orada şehid olmuştu. O Mus’ab ki, Mekke’nin en yakışıklı genci, en zengini, Medine’ye gönderilen ilk muallim; fakat gönlünü Sevgilisi’ne verince tüm bunlar uçup gitmişti. Uhud’da şehit düşünce, üzerine örtecek kefen bulamamışlardı. Sevgili böyle bir şey, vatan da. Siz sevgiliyi “endamlı güzel”, vatanı “toprak parçası” mı sanırsınız?

            Bunları Uhud tepesinde düşününce dizlerimin bağı çözüldü, çöl bana başka biçimde göründü, dünya el ederek yanımdan uzaklaştı.

            Dünyada herkes, ama herkes sevgilisini gönlüne alarak yaşıyor.

            Yarın herkes sevgilisinden sorulacak. “Kişi sevdiği ile beraberdir.”

            Öyleyse söyle, sevgilin ne veya kim?

D. Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum