• BIST 107.700
  • Altın 143,961
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426
  • Rize 27 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Samsun 24 °C

DİŞ AĞRISI VE FİLİSTİN

D. Ali TAŞÇI
Eviniz yanıyorsa, diş ağrısı duymazsınız, dedim de, zeki olduğu sorusundan anlaşılan genç hemen yapıştırıverdi sözü: “ Ya, evi yoksa adamın?”
Ülke içinde nicedir diş ağrılarından kıvranıp durduk. Zaman zaman da birbirimizin dişlerini kırar olduk. Daha başka organ ağrıları çektik; ama bu sefer durum değişik; evimiz yanıyor! Bu hengâmede kim diş ağrısından şikâyet ediyorsa, ya o, evinin yanışının farkında değil, ya da yanan ev onun değildir.
Aslında şiddetli yangın, II. Abdülhamit’ten sonra başladı ve tüm İslâm yurdunu tuttu. Ortadoğu ve Balkanlar o gün bugündür alevler içinde yanıp duruyor. Müslümanların bunu söndürecek güçleri yoktu, emperyalistlerin ise, ateşseverlikleri vardı.
Filistin, İslâm aleminin evidir, ocağıdır, mahremidir. Bu ev yıllardır yanıyor, bu mahrem yerle bir ediliyor ve ocağa incir ağacı dikilmek isteniyor. Bu yangın söndürülmeden başta Ortadoğu olmak üzere dünya rahat nefes alamayacaktır.
Yangını çıkaran İsrail’dir. Sanıyor ki, yangından sonra o araziler onun olacaktır. Eğer İsrail bu hırsından ve kininden vazgeçmezse, o topraklar onun mezarı olacaktır ve bunun sorumluluğunu da kendisi üstlenecektir. İsrail’in her yanına dikmiş oldukları “Gargat” ağacı da onları kurtaramayacaktır.
Kocaman bir coğrafyanın içinde, coğrafyaya uymayan ve pisliği bünyesinde barındıran habis bir ur gibi yaşamak, sanki İsrail’i mutlu mu etmektedir? Allah’ın İsrail’e vermiş olduğu en büyük dünya azabı, onun korkular içinde yeryüzünde yaşamaya mahkûmiyetidir. Saldırılarının temelinde de bu korku yatmaktadır. Bu, İsrailoğulları’nın peygamberlerine ihanetinin de bir cezasıdır.
Bugün olanlar acıdır, iç yakıcıdır, vahşettir. Hiçbir bahane, İsrail’in yaptığına kılıf olamaz. Masum insanların, dünyanın gözü önünde acımasızca katledildiği Filistin için hiçbir zoraki yorum kabul edilemez.
Aslında İsrail’in yaptığı, bir biçimde kendi sonunu da hazırlayan bir başlangıçtır. Zalimler hiçbir dönemde mutlu olamamışlar ve uzun vadede de mağlubiyeti tatmaktan kurtulamamışlardır.
İslâm âlemi yaklaşık iki yüz yıldır kendinde değildir. Durup dururken de kendine gelebilmesi zor gözüküyordu. Birilerinin dürtmesine ihtiyacı vardı.
Bu da olmaya başladı: Afganistan, Irak resmen işgal edildi. Müslümanlar, uyarılarak ölüm uykusundan biraz uyanır oldular. Ne var ki, üzerlerinde, uzun vadeli uykunun mahmurluğu vardı.
Şimdi Filistin ateş altında ve bu ateş, her Müslüman’ın tam beynine düşmektedir. İsrail bunun farkında değil, ama bu ateş fert fert her Müslüman’ı, zorunlu da olsa, ayağa kaldırmaktadır.
Bu olay Arap krallarının tahtını da sallayacaktır. Onlar, halklarına karşı yabancı duruşlarının cezasını çekeceklerdir. Emperyalistlere şirin gözükmenin aşağılığını bir gün mutlaka yaşayacaklardır. Taht ve baht uğruna kişiliklerini feda eden insanların yeryüzünde başı dik olarak dolaşabildikleri görülmemiştir.
Ne var ki, epey zamandan beri, dünya Müslümanları çok şeyin farkına varmıştır. Halk olarak bilinç düzeyi yükselmiştir. İletişimin elbette buna katkısı vardır. Her şey alenen insanlığın gözleri önünde olup bitmektedir. Filistin’deki İsrail vahşeti de anında insanlığın gözleri önüne serilmiştir. Bu durum, İsrail’in de sonunu hazırlayacaktır; çünkü ortak insanlık paydası henüz iflas etmemiştir.
Dünya toplumları, çok küçük bir azınlığın ırkçı ve bağnaz saldırılarını görüyor. Görmek demek, zaman içinde eyleme geçmek demektir. İşte o eylem zamanı şimdidir. Bu aşamada özellikle dünya Müslümanları “İslâm Birliği”ni gündeme getirmelidirler. Artık bu birlik oluşmadan nefes alamayacaklarını bilmek zorundadırlar.
Birleşmiş Milletler sinsi bir uykuya dalarak esasında misyonunun gereğini yapıyor. ABD ve AB kınamadı İsrail’i. Niçin kınasın ki? Sağ elin yaptığını sol el kınayamaz ki, beyin ortak olduktan sonra.
Öyleyse, Müslümanlar da ortak bir beyinle hareket etmeli değiller mi? Böyle yapmayacaklarsa, bugün Afganistan’a, Irak’a ve Filistin’e olan, yarın hepimizin başına gelmeyecek midir?
Büyük heyelan ve depremlerden sonra, önemli madenler ortaya çıkmıştır. Ben inanıyorum ki, bu insanlık heyelanları, Müslümanların madenlerini ortaya çıkaracaktır. Biz, son zamanlarda olup bitenlerden, hazineler devşireceğiz. En önemlisi de kimliğimizi bulacağız.
Bu vatanların üzerinde evleri olmayanlar hâlâ diş ağrısından yakınabilirler ve yakınıyorlar da. Bunları çok iyi tanımak durumundayız. Ellerinde benzinle dolaşan ve ortalığı karmaşaya sürükleyen de bunlardır. Zaten halk da itibar etmiyor artık eskisi gibi fikirlerine ve yalanlarına. Bunun için de çok hırçınlaşmışlardır. Durup dururken saldırganlaşmaları bundandır.
İsrail, bir turnusol kâğıdıdır; herkesin asıl rengini ortaya çıkarmaktadır. Kapkara rengi görmeyenler, öncelikle gözlerini kontrol etsinler.
Hâlâ diş ağrısından yakınanlar, evlerine doğru yüzlerini çevirsinler. Kaldı ki, çenemizi sıka sıka bizde diş mi kaldı?
  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40