• BIST 107.700
  • Altın 143,961
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426
  • Rize 27 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Samsun 24 °C

EĞİTİM Mİ, ERİTİM Mİ?

Sefer YAZICI

 

Sevgili Dostlar, son yıllarda sosyal güvenlikte, sosyal politikalarda ve özellikle sağlık alanında çok önemli adımlar atıldı. Eksikliklere rağmen bu alanlarda çağ atladık diyebiliriz. Bütün olumlu gelişmelere rağmen düşünürsek eleştirilecek birçok şey de bulabiliriz. Eğri oturup doğru konuşmak gerekirse sağlıktaki atılımlar bir milattır. Hatırlıyorum, reformlar için o dönemde de birçok eleştiriler yapılmıştı. Neticeye baktığımız zaman işin doğruluğu şu an kendini göstermektedir. (Sağlık sektöründeki atılımların doğruluğu konusunda eleştiri mahiyetinde bazı okurlarımızın aklına Kaçkar Devlet Hastanesindeki olumsuz gelişmeler gelebilir. Bizim bahsimiz geneldir. Kaçkar Devlet Hastanesindeki durum lokaldir yani yörenin dinamikleriyle ilgilidir. Bunun için mevzuumuzun dışındadır.)

Sevgili Dostlar, bu girizgâhtan sonra asıl meseleye gelelim. 2002 seçimiyle iktidara gelen AK Parti, maalesef eğitim politikaları açısından sınıfta kalmıştır. Kalıcı çözümler üretememiştir. Eğitim; sosyal yardımlar, sosyal hizmetler ve sağlıktan daha önemli bir konu iken bile dikkate alınmamış, sadece 4+4+4 ve İmam-Hatip özelinde politikalar üretilmiş, yapısal adımlar ise atılamamıştır. Ülkemizi yarınlara taşıyacak nesilleri yetiştiremedikten sonra milli ve manevi değerleri, ehil eller tarafından dozajında veremedikten sonra şunu bunu yapmışsın ne çıkar.

Eğitim, bir milletin geleceğidir. Bu geleceğe yatırım yapmak en büyük görev, hatta büyük bir vebaldir. “İmam-Hatip” mezunu olarak ve hala daha o camianın bir mensubu olarak itiraf etmeliyim ki “İmam-Hatip”ler kızgın tavada yağ gibi erimektedir. Büyük şehirlerdeki “İmam-Hatip” okullarındaki ve proje “İmam-Hatip”lerdeki başarılarla övünsek de etrafımızdaki birçok “İmam-Hatip” lisesinin hazin durumuna şahit oluyoruz. Tek umut olarak “İmam-Hatip” ortaokullarının bu yıl mezun vermesi… O mezunların yarısı “İmam-Hatip” liselerine gelirse ne ala, gelmezse tehlike çanları çalıyor demektir. İşin doğrusu bu konuda pek iyimser değilim.

Sevgili Dostlar, “İmam-Hatip” liselerinin eski başarı hallerine dönmesi için gerekli olan tek şey, eğitimdeki fırsat eşitliğini bütün okullara adil bir şekilde dağıtmaktır. Artık “İmam-Hatip”ler üvey evlat pozisyonundan çıkmışlardır. Ülkenin “Cumhurbaşkanı”nı bu okullar yetiştirdiğine göre mesele kapanmıştır. “İmam-Hatip” üzerinden yağcılık yapmanın sağa sola yaranmanın anlamı yoktur. Mevcut “İmam-Hatip”lere daha üst seviyede öğrenci gelmesinin önü açılmalıdır. Bence bunun yolu her yere “İmam-Hatip” açmak değil, mevcut “İmam-Hatip”leri rehabilite etmekten ve “İmam-Hatip”lerin eğitim ve donatım araçlarını güçlendirmekten geçmektedir. Tabii ki mensubu ve mezunu olduğum “İmam-Hatip”ten rahatsız değilim. Ama akademik başarısı düşük öğrencilerin yuvası haline gelen bir “İmam-Hatip”ler beni hayal kırıklığına uğratmaktadır.

Kimler bu iş için kafa patlatıyor bilemem ama şu ana kadar alınan neticelerin pek de iç açıcı olmadığını itiraf etmeliyim. “İmam-Hatip” ortaokulları liselerden tamamen bağımsız kolej havasındaki okullara dönüşmüş. Asıl amacı “İmam-Hatip”lere kaynak oluşturması gereken bu okullar, fen ve sosyal bilimler lisesine öğrenci yetiştirecekse neden “İmam-Hatip” ortaokulu adını kullanır?

Milli Eğitim’in tepeden tırnağa reforma ihtiyacı var. Daha önce görev yaptığım çiçeği burnunda bakanlık olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bile işleyişini oturtmuş, görevde yükselme, unvan değişikliği gibi genel geçer yollarla idari atamalar yapmaya başlamışken Milli Eğitim Bakanlığı, hala daha bütün okul müdür ve müdür yardımcılarını, hatta il ve ilçe müdürlerini, geçici görevlendirme ile eğitim öğretim hizmetleri sınıfında görevlendirmektedir. Bu gidiş, sağlıklı bir gidiş değildir. İl, ilçe, kurum ve kuruluş, müdür ve müdür yardımcılarına kadro verilmelidir. Müdür ve müdür yardımcıları, genel idare hizmetleri sınıfına alınmalıdır. İdarecileri siyasetin, özellikle yerel siyasetin boyundurluğundan ne kadar uzaklaştırırsak başarı bir o kadar daha artacaktır.

Sevgili Dostlar, şairin dediği gibi “dert bir değil elvan elvan.” 2002 seçimlerinden bu yana ülkemizin geliştiğini, dünya devletleri arasında yer aldığını, önemsendiğini görmezden gelemeyiz. Yukarıda sıralamaya çalıştığımız meseleler daha büyük Türkiye olma, Osmanlı misyonuna yeniden kavuşma özleminden mütevellittir. Çünkü ilk düğme eğitimdir. Onun yanlış iliklenmesi ülkemiz için bir felakete sebep olacaktır. Bunun için eğitim alanında gece gündüz demeden kalıcı çözümler üretilmelidir. Eğitimin bütün safhasında devlet eliyle ahlaki, dini ve milli hassasiyetlerimizi öğretecek ehil yapılar oluşturulmalıdır. Bunu ifade ederken bir cemaatin, mezhebin veya tarikatın propagandası yapılsın demiyorum. Vatanını sevmenin, ana-babaya hürmetin, yalan söylememenin ve yolsuzluk yapmamanın böyle bir aidiyeti yoktur. Olamaz da vesselam.

  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40