1. YAZARLAR

  2. İlhami GÜNAYDIN

  3. DAEŞ GERÇEĞİ VE ORTADOĞU DENKLEMİ..
İlhami GÜNAYDIN

İlhami GÜNAYDIN

Yazarın Tüm Yazıları >

DAEŞ GERÇEĞİ VE ORTADOĞU DENKLEMİ..

A+A-


Daeş'in ABD, İNGİLTERE ve İSRAİL 'in istihbarat teşkilatları tarafından kurulduğu tarihi bir gerçektir. 
Amaç; Ortadoğu'da denge ve tehdit unsuru olarak ABD, İNGİLTERE ve İSRAİL 'in çıkarlarına hizmet etmek. Bu üç ülkenin ajanları tarafından yönetilen terör örgütleri sayesinde, bölgenin hem enerji kaynaklarına ulaşmayı hedefliyor, hem de bölgede oluşturmuş oldukları siyasi boşluğu böylece doldurmak süretiyle kukla yönetimler kurarak, kendilerine hizmet ağlarını genişletmiş oluyorlar. 
Ayrıca İsrail'i korumak için de Ortadoğu'da İsrail'e karşı olan devletlerin ve grupların kendi içlerine fitne sokarak savaşmalarını sağlıyorlar. 
İslami değerlere zarar veren ve bölgeyi cehenneme çeviren DAEŞ' in İsrail hakkında hiçbir açıklamada bulunmaması ve sürekli savunmasız insanları hedef alması dikkat çekici değil mi?. 
Evet bu küresel haydutlar yıllardır demokrasi ve insan hakları söylemleriyle gittikleri ülkeleri işgal ederek harabeye çevirip, yeraltı zenliklerini de ellerine geçirmediler mi?.
Şu anda ortadoğu coğrafyasında oynadıkları oyunun son sahnesine gelinirken dünya lideri ERDOĞAN' nın, oyunlarnı bozarak karşı hamle ile karşılık vermesi, elbette ki küresel hayduların ve onların paralelinde hareket eden işbirlikçilerinin işlerine gelmemiştir. 
Bu haydut ülkelere Musul 'da ne işiniz var? Sorusu sorulduğunda, "Irak'taki seçilmiş hükümet istediği için Musul' dayız diyorlar.! Peki o zaman adama sormazlar mı, Mısır 'da ne işiniz vardı diye..Neden seçilmiş mursiyi darbe ile indirdiniz?. Madem seçilmişler için burdasınız, neden milletin oylarıyla 9 seçim 2 referandum kazanmış benim Cumhurbaşkanımı indirmek için onlarca darbe teşebbüsünde bulundunuz?. 
Kusura bakmayın, öyle Irakta seçilmiş diye sözünü ettiğiniz yönetim de seçilmiş falan değil, o bölgede sizin çıkarınızı kollayan kuklanız ve memurunuzdur. Ortadoğu'da kurulan ve faaliyet gösteren bütün terör örgütlerinin mimarisi ve patronları da sizlersiniz. 
Siz ey Amerika, söylemleriniz demokrasi ve insan hakları, eylemleriniz ise kan, gözyaşı, zulüm ve harabeye dönmüş kaotik ülkelerdir. Çok yakında oynadığınız bu çirkin oyunun içinde boğulacaksınız. 
Evet, bugün 30 ülkenin katıldığı Musul operasyonuna Türkiye 'nin katılmasını istemiyorlar. Neden?. 
Birinci Dünya Savaşı sömürgeci devletlerin hayallerini gerçekleştirmeleri için büyük bir fırsat oldu. Henüz savaş devam ederken İngiltere ve Fransa gizlice imzaladıkları Sykes -Picot anlaşması ile ortadoğuyu bölmüşler ve Irak'ın İngiliz sömürgesi olması karara bağlanmıştı. 
Türkiye için hayati öneme sahip olan Musul, İngilizler için de ayni öneme haizdi. Zira zengin petrol kaynakları ve Hindistan yolunun emniyeti bakımından ele geçirilmesi zorunlu görülen stratejik ve ekonomik öneme sahipti.
Misaki Milli ile belirlenen sınırlarmıza elbette ki Musul ve Kerkük de dahildir. Masa oyunlarıyla elimizden alınan bu topraklar, zaman, zaman mücadelemiz sekteye uğrasa da 100 yıllık davamızdan asla vazgeçmiş değiliz, geçmeyeceğiz. Bugün zalim işgalci güçler bu gerçekleri bildikleri için Türkiye'nin Musul 'a girmesini çeşitli nedenlerle engellemeye çalışsalar da Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun lideri, masada da olacağız, operasyona da katılacağız diyerek kararlılığını ortaya koymuştur. 
Netice itibariyle, kararlı duruşunu, bildiği doğruları çekinmeden mertçe ortaya koyan Cumhurbaşkanımızın bu samimi yaklaşımından olacak ki, Amerikalı bakan Carter, bugün basın aracılığıyla yaptığı açıklamayla, Türkiye 'nin Suriye'nin kuzeyindeki operasyonlarını desteklediğini, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki gelişmelerle ilgilenmesi makuldur. Hudut güvenliğinizin sağlanması için tedbir almanızı destekliyorum. Türkiye'nin DAEŞ'e karşı icra edilecek operasyonlara katılmasını istiyoruz şeklinde açıklamalarda bulundu. Bu da bizim doğru hamle yaptığımızı, açıklamanın ise düşmanın acziyetini gösteren ifadeler olarak değerlendiriyorum.
Türkiye artık eski Türkiye değil. Milletiyle, ekonomisiyle, yönetimiyle küresel güçlerin yönettiği değil, ülkesine ve dünyaya istikamet çizen, ülkesinin istikbal ve istiklali için mücadele veren bir ülke...Milletimiz, 15 Temmuz işgal hareketine karşı 4-5 saatlik zaman dilimi içerisinde işgalcilerin top, tüfek, tank ve savaş uçaklarını silahsız bir şekilde çelikten yürekleriyle bertaraf etmeyi başarmış ve yeni bir bağımsızlık destanı yazmıştır. 
Birleşmiş Milletler'in beş daimi temsilcisi, dünyanın çeşitli bölgelerinde çıkarttıkları savaşlar neticesinde, bu savaşlara bulaşan ülkelere bir yandan ürettikleri silahları satarak ekonomilerini güçlendirirken, öte yandan savaşan ülkelerin bölünüp parçalanmalarına zemin hazırlamak süretiyle kolay lokma haline getirip yeraltı zenginliklerini de ele geçirme planlarını yapmaktadırlar... 
Derken bir gün bir lider çıkıyor ve dünya beşten büyüktür diyerek bütün dengeleri alt üst ediyor.
Dünya ülkelerini bu beş ülkenin alacağı kararlarla yönetilemeyeceğini tüm Milletler'in temsil edileceği milletler topluluğunun oluşmasının gerekliliğini vurguluyor. İşte o liderin bu duruşu, mazlumlara ve ezilenlere umut olurken sömürgeci ve zalim yönetimlere de engel anlamına geliyordu. 
Artık gücünün, sorumluluğunun, stratejik konumunun farkında olan bir Türkiye var. Emin adımlarla aydınlık geleceğe doğru yürüyen bir Türkiye var. Rabbim birliğimizi ve istikametinizi bozmasın. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Yeni dezenformasyon yasası ve kişisel verilerin korunması kanununa göre; kişilik haklarına yönelik her türlü yayın suç teşkil ettiğinden, kurallara aykırı yorumlar onaylanmamaktadır. Lütfen bir aşağıdaki facebook yorumları bölümünü kullanınız
1 Yorum