1. YAZARLAR

  2. D. Ali TAŞÇI

  3. DANIŞMAN TANIŞ OLMALI
D. Ali TAŞÇI

D. Ali TAŞÇI

Yazarın Tüm Yazıları >

DANIŞMAN TANIŞ OLMALI

A+A-

 

            Mevlâna, Mesnevi’sinde bir hikâye anlatır:

            “Firavun, Hz. Musa’nın güzel sözlerini işitince kaç defa yumuşamış ve onun tekliflerini kabule meyletmişti. Çünkü Hz. Musa’nın sözleri öyle eşi bulunmayan sözlerdi ki; güzelliğinden, taş bile duysa ondan süt fışkırırdı.

            Fakat Firavun durumu veziri Haman’a danışınca, kin gütme huyuna sahip olan Haman ona derdi ki: “ Şimdiye kadar padişah idin, şimdiden sonra yamalı hırka giyen bir adama kul mu olacaksın?” Bu söz ok gibi gelir, Firavun’un kalbine saplanırdı. O güzel sözlü Hz. Musa’nın yüz günde yaptığını, o bir an içinde yıkar, giderdi.

            Eyvahlar olsun o padişaha ki, veziri bu adamdır, her ikisinin de yeri kin dolu cehennemdir.

            Ne mutlu o padişaha ki, zor bir işle karşılaşınca Âsaf gibi bir veziri onun yardımcısı olur. (Âsaf; Hz. Süleyman’ın hikmet ve tedbirleriyle tanınan veziri.)”

            Mevlâna bu hikâyeyi anlattıktan sonra ekler: “ Bedendeki ruh padişahtır. Akıl da onun veziri gibidir. Fesatçı, bozuk akıl, ruhu şaşırtır, kötülüklere doğru götürür. Fakat mânevi devlet sahibi olanların gözüne hiçbir büyü, hiçbir hile, hiçbir şeytanlık perde çekemez.”

            Bu tip kıssaların modası geçmez; çünkü her an yaşanıyor ve hayatları etkiliyor. Dünya yaratıldı yaratılalı nasıl ki, “toprak, hava, su ve ateş”in modası geçmemişse; İnsan var oldukça iyiliğin, merhametin, vefanın, dostluğun; kötülüğün, kinin, hasedin, düşmanlığın… da modası geçmez. Hangi sözü kime, ne zaman ve hangi ayarda söyleyeceğini bilmeyenden de ne yönetici olur ne de danışman.

            Devletlere kadar uzanmadan, aile içine bakalım: Ailede eşlerden biri, Âsaf gibi hikmet ehli değil de, Haman gibi nefsinin zebunu durumunda ise, o ailede huzur kalmaz, orası cehenneme döner. Fakat Âsaf gibi ruhunu eğitmiş biri ise, aile hikmetle, bereketle ve huzurla dolar; dünyada cenneti yaşarlar.

            Devletlerde de durum aynıdır: Bir devlet başkanı, danışmanlarını akıllı, sezgili, irfan ve hikmet sahibi olanlardan seçememişse, o devletin iki yakası bir araya gelemez, içinde yaşayanlar da mutlu olamazlar. Kendine iyi bir danışman seçemeyen bir yöneticiden de lider olmaz; çünkü onun irfan boyutu zayıftır. Elbette bir lider her şeyi bilemez; seçtiği danışmanlar, liderin yolunu ve yönünü gösterir. Danışmanlarda bir kargaşa varsa, bilinmelidir ki, asıl kargaşa liderin zihin yapısında mevcuttur.

            Her dönemin Haman’ları vardır; kişiliği gelişmemiş, nefsinin esiri olmuş, hakikatle yüzleşememiş bu insanlar, çoğu zaman şeytanî bir zekâya da sahip olduklarından, hayata fitne ve fesat ekmekten adeta zevk duyarlar. Tarih bunlarla dolu, günümüz de.

            Ne var ki, Âsaf gibi danışmanlar kıttır ve sesleri de kısık çıkmaktadır; fakat bunlar hakikat ehlidirler; ilim, irfan ve hikmet sahibi olduklarından, insanlara doğru olanı gösterirler.

            Ateş yakar, su söndürür; bu, onların yapılarından gelen bir özelliktir. Ateşten daha yakıcı ve acıtıcı olan ise nefsinin ve şeytanın ıslığı doğrultusunda hareket eden, Haman kılıklı ve onun zihniyetine sahip “danışman” denilen kişilerdir. Nefs zebunu danışmanlar, lideri firavun yapabilme yeteneğine sahiptirler. Lider firavun gibi olursa halk, Kızıldeniz’de boğulmaktan kurtulamaz.

            Çağımızda danışmanlar çoktur; kişilerden danışman olduğu gibi sermaye sahipleri, “sanatçı” denilen kişiler, “bilim adamı” yaftalı bazı kara cübbeliler.. bunlardan bazıları. Lider denilen şahıs, İrfan Mektebinde yetişmemişse mutlaka bunların hegemonyasına girmek zorunda kalacaktır. Lideri kim veya kimler destekliyorsa, orada danışmanların da kimlikleri ortaya çıkar. Danışmanlar bir de liderin zaaflarını yakalamışlarsa, işte orada halkın üzerine kara bulutlar çöker. Halk, Kızıldeniz’de boğulmaktan kurtulamaz.

            Bana danışmanını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. Veya bana danışman seçme tarzını söyle, senin yöneticilik özelliklerini sıralayayım!

            Danışman Kur’an değilse orada ne dünya hayatının tadı vardır ne de ötelerin.

            D. Ali TAŞÇI (Dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Yeni dezenformasyon yasası ve kişisel verilerin korunması kanununa göre; kişilik haklarına yönelik her türlü yayın suç teşkil ettiğinden, kurallara aykırı yorumlar onaylanmamaktadır. Lütfen bir aşağıdaki facebook yorumları bölümünü kullanınız