1. YAZARLAR

  2. D. Ali TAŞÇI

  3. ÖNEMLİ GÜNLERİN İÇİNDEN GEÇİYORUZ
D. Ali TAŞÇI

D. Ali TAŞÇI

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖNEMLİ GÜNLERİN İÇİNDEN GEÇİYORUZ

A+A-

 

            Dış politika uzmanı değilim, ama bu ülkenin bir vatandaşı olarak, son zamanda Doğu Akdeniz’de ve çevremizde gelişen olaylara kayıtsız kalamazdım.

            Yüz yıllar Osmanlı boyunduruğu altında yaşayan Yunanistan, şımarıklığını üst seviyeye çıkarmış bulunuyor. AB, Fransa, ABD gibi ülkelere güvenip, hatta onların gazına gelip Türkiye’ye kafa tutmaya çalışıyor. Aynı şeyi İstiklal Savaşı’nda da yapmış, İngilizlerin gazına gelerek İzmir’i işgal etmişti. Sonunda “denize döküldü.” Fakat, nasıl olduysa, Ege’de irili ufaklı üç bin ada var, bunlardan yalnızca Gökçeada ve Bozcaada bizim, 2998 tanesi ise Yunanlılara kalmış! İnsan hayret ediyor; denize dökülen her Yunanlı, bir adaya çıkıp orayı mı sahiplenmiş diye! Cephede kaybettiğini, masa başında kazanınca şımarmasın da ne yapsın!

            Tarih, ibret alınmazsa tekerrür edermiş. Son zamanlara kadar ortalıkta pek bir şey yokken, Türkiye’nin güçlenmesi sonucu, pusuda yatanlar pusudan çıkmaya başlamışlar. Özellikle Fransa, Afrika’da 15 sömürge ülkesi bulunuyor ve bu sömürgelerin gelirlerinin % 85’i Fransa’ya akıyor. Bunların toplamı (birkaç yıl öncesine kadar) 500 milyar dolardı. Türkiye, karşılık beklemeden, Afrika’da iliklerine kadar sömürülen insanlara insanlık adına yardım yapıp, oradaki insanların bir nebzecik olsun uyanışlarına vesile olduğu için Fransa, Türkiye’ye karşı aleni bir cephe almış gözüküyor. Hiç hakkı ve yetkisi yokken Doğu Akdeniz’e savaş gemileri ve savaş uçakları gönderiyor.

            ABD, parasını verdiğimiz halde bize vermediği “F 35 savaş uçakları”nı, Yunanistan’a verebileceği konuşuluyor. Bu savaş uçakları, radarlara gözükmeden menziline gidebilen uçaklar. Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S- 400’lerin ne anlama geldiği, zamanlamasının yerinde olup olmadığı şimdi daha iyi anlaşılıyor. Bu bölgede güçlü olmadıkça bağımsız yaşamak mümkün değildir.

            Kıbrıs’ta 1974 çıkarmasıyla Türk’lere kısmi bir özgürlüğün tanınmasına bile razı olamıyorlar. Ege’de bize nefes alacak yer bırakmadınız, Akdeniz’i de ağalarınızla birlikte paylaşmak istiyorsunuz!.. O zaman “ya ölelim, ya kalalım” olur.

            Türkiye her taraftan kuşatılmışken, içteki baronların, hâlâ Avrupa sevdalıların kendi ülkelerinden yana tavır almazken, iç çekişmeleri hızlandırmaları ne anlama gelmektedir? Maalesef ağacı yıkan baltadan çok, iç kurtlardır.

            Şimdi de ABD başkan adayı Biden’in bir konuşması gündemde. Biden; muhaliflere destek vererek, Türkiye’deki iktidarı değiştirebilecekleri yönündeki skandal sözleri bir anda gündeme oturdu.

            Bütün bu yaşananları nasıl yorumlamalıyız?

            Ben çok iyimserim; tarihte atılan yanlış adımların şimdilerde düzeltileceğine inanıyorum. Gerek Orta-doğu’da, gerek Ege adalarında hakkımız olup zamanında pisipisine elimizde kaydırdığımız yerlerin, adil bir konuma gelerek yeniden paylaşılacağına inanıyorum. Bütün bu sancılar bu doğum içindir. Ege’de bize iki kilometre uzaklıkta bulunan Meis adası (Rumların), Yunanistan’a 500 kilometre mesafede kalıyor! Bu nedir yahu?

            Bu bölgede ayakta durabilmemiz için birinci derecede birliğe- kardeşliğe ihtiyacımız vardır. Birlik ve beraberliğin oluşması için insan fıtratına uygun, evrensel bir dünya görüşünün hayata geçmesi şarttır. Kişi veya zümrelerin oluşturdukları ideolojiler mevsimliktir ve eskimeye mahkümdür. Eskimez yeniyi hayata geçirirsek kısa zamanda çok yol alacağımıza inanıyorum. Sonra güçlü bir teknolojik yapılanmaya ihtiyacımız vardır. Ne Amerika, ne Rusya, ne de AB; hiçbiri işin tam mim noktasında bizden yana tavır koymadılar, koymazlar; çünkü küfür tek millettir. Ne var ki, Müslüman ülkelerin başındaki firavunların da onlardan farkı yoktur, hatta daha acıdır.

            Önümüzde daha hareketli günler olabilir, ama ümitsizlik asla bize yakışmaz, imanını sağlam tutanların yenildikleri nerede görülmüştür?

D. Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.