1. HABERLER

  2. TURİZM

  3. YAYLA VE YAYLACILIK KAVRAMLARI
YAYLA VE YAYLACILIK KAVRAMLARI

YAYLA VE YAYLACILIK KAVRAMLARI

Yayla kelimesi, eski Türkçe’ de Yaylağ’dan gelir. Kelime anlamı dağ tepelerindeki düzlüklere verilen bir isimdir.

A+A-

HİKMET HABERAL
Fiziki coğrafyada Yayla sözcüğü plato karşılığında kullanılan bir terimdir. Ayrıca Yayla sözcüğü, yaz aylarında sayfiye hava değişimi amacıyla yararlanılan, turistik, sportif ve benzeri faaliyetler için gidilen yüksek kesimler için de kullanılmaktadır.

Yayla yerleşme coğrafyası terimi olarak çoğu kez geçici bir yerleşme yerini anlatır.
Yaylalar göçebelerin, geçim alanları olmalarından başka, tarım yapmak, hayvan otlatmak ve bunların dışında kazanç sağlayan başka işlerde uğraşmak amacıyla gidilen köyden ayrı, fakat köye sosyoekonomik bağlarla bağlı çoğu kez köyün ortak mülkiyetinde olan hayvancılık faaliyetiyle ilgili olarak köyün ikinci bir geçim ya da ekonomik faaliyet alanlarıdır.
hikmethaberal.jpgÜlkemizde yaygın biçimde sürdürülen yayla geleneği, Türk kültürünün önemli bir parçasını teşkil etmektedir. Yaylalar, uzun yıllar, hayvancılık ve yazlık dinlenme mekânları olarak kullanılmıştır.
Yayla: Fiziki coğrafyaya göre “zengin otsu bitkilerle kaplı yüksek arazi parçası” olarak tanımlanan yaylalar, beşeri coğrafya açısından “sadece hayvancılık ve buna bağlı olarak da tarımsal etkinlikleri de içerisine alarak hayvancılıktan elde edilen ürünlere dayalı üretim tarzına bağlı geçici bir yerleşim yeri olmayıp, boş zamanların değerlendirilmesinden insan sağlına, panayırlar, şenlikler, gelenek, görenek, adet, inanma, törelere dayalı birçok uygulama pratikleri içeren çok yönlü ve çok amaçlı işlevleri olan bir mekândır” .
Yaylacılık; Büyük ölçüde hayvancılığa dayalı mevsimlik bir hareket olup, yaz mevsiminde insanların hayvanlarıyla birlikte yayla adı verilen geçici yerleşmelere göçmelerini, orada bir süre kalmalarını ve ekonomik faaliyetlerde bulunmalarını kapsamaktadır. Yaylacılık tümüyle yerleşik insan gruplarının, yani yaylacı köylülerin gerçekleştirdikleri mevsimlik bir faaliyettir.
Başka bir deyişle yaylacılık; yaz mevsiminde ve sıcak aylarda insan ve hayvanların yaylalara gitmelerini, orada belirli bir süre kalmaları, ekonomik anlamda gelir elde etmek ve kışlık yiyeceklerini hazırlamak için hayvanları yüksek rakımlı vadilere çıkarmak olarak tanımlanabilir.
Yaylacılık mevsimlik bir harekettir. Bu faaliyete katılan insanların yaylalarda ve esas yerleşme yerindeki faaliyetleri, ekonomik hayatları bir bütün olarak yaylacılık adı altında mütalaa edilir. Tarıma paralel olarak hayvancılık yapan insan gruplarına, sürülerini daha iyi besleme, daha fazla hayvan besleme ve hayvanlarının daha iyi ürün vermesi olanağını sağlar. Step bölgelerinde yazın sıcaklığın artmasıyla insanlar hayvanlarla beraber yükseklere, dağ, otlak, çayır, mera ve su başlarına giderler. Bu insanların ova, dağ etekleri ve vadilerdeki köy evlerine karşılık yaylalarda da evleri vardır
Çok eski yıllardan günümüze kadar devam ede gelen bir gelenektir yaylacılık. Yaylacılığın ortaya çıkış nedenlerden en önemlisi, ekonomik nedenlerdir.
Gerçekten yaylacılık geniş yayla sahalarından yararlanabilme olanağını, hayvancılığın korunmasını, hayvan yetiştirilmesinin ıslahını ve az masraflı hale getirmesini, yaz yemlemesini ve işten tasarruf sağlayarak çeşitli ekonomik faaliyetlere kaynaklık etmektedir.
Yine de, Türk kültürünün eski devirlere ait pek çok unsurunun, zaman içerisinde kaybolmaya yüz tuttuğu da bir gerçektir. Bunlar arasında, yayla ve yaylacılık kültürü de bulunmaktadır.
Yaylacılık; ülkemizin coğrafi bölgeleri hatta illerine göre kendine has kuralları, coğrafik özellikleri, yayla adına bestelenmiş şarkı ve türküsü, terminolojisi, konutları, bitki örtüsü, yaban hayvanları, yiyecekleri, şenlikleri, inanışları, hastalıkları, kullanılan aracı ve gereci olan ayrı bir dünya, ayrı bir kültürdür.
Böylece geleneksel kullanış biçimiyle yaylalar, hayvanların otlatıldığı, kışın hayvanlar için yenilecek otların toplandığı, yazın daha serin şartlarda yaşamak için yılın belli dönemlerinde faydalanılan mekânlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu mekânların 1990 yılından sonra turizme açılmasıyla, geleneksel yaşam biçimi yanında, turistik beklentilere de cevap verecek düzenlemeler ile birlikte yaylalara olan talep artırmıştır.  Ancak yaylacılığın kültürel temelleri ve kültürel öğeleri günümüz yaylacılık uygulamalarında kısmen kaybolmuş ve buna bağlı olarak yayla turizmi kapsamında sunulan ürün içinde de yaylacılığa ait birçok kültürel elemanın yer almadığı bir durum ortaya çıkmıştır.
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.