![]() |
- Ana Sayfa
- Günün Haberleri
- İletişim
- Ziyaretçi Defteri
- Arşiv
- Sitene Ekle
- Sık Kullanılanlara Ekle
- Anasayfam Yap


D. Karadeniz sahilinde deprem riski yüksek!
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, "Doğu Karadeniz Bölgesi sahil kesiminde deprem riskinin, iç kesimlere oranla daha yüksektir" dedi.
KTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, Türkiye'de deprem zararlarını en aza indirmek amacıyla ilk kez 1945 yılında Türkiye deprem bölgeleri haritası yapıldığını, sismolojideki gelişmelerin yanı sıra deprem kayıt istasyonlarının artması ve yeni aktif fayların bulunması nedeniyle bu tür haritaların sürekli olarak değişikliğe uğradığını hatırlattı.
Son olarak, 1997 yılında Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesinin de içerisinde yer aldığı uluslararası bir çalışmadan yararlanılarak, son yüzyıllık deprem aktivitelerinin yanı sıra tarihsel depremler ve bölgenin tektonik özellikleri dikkate alınarak hazırlanan, önem sırasına göre Kuzey Anadolu Fayı (KAF), Doğu Karadeniz sahili ve Karadeniz'i üç ayrı deprem kaynağı olarak ele alan 'Doğu Karadeniz Bölgesi Deprem Kuşakları ve Hasar Türleri Haritası'nın en yeni deprem haritası olduğunu dikkat çeken Prof. Dr. Bektaş, "Bu çalışmaya göre Karadeniz sahil kesiminin deprem riskinin iç kesimlere oranla daha yüksek olduğu sonucu ortaya çıkar" diye konuştu.
Bektaş, 'deprem riski' ile 'deprem olma ihtimali' arasında fark olduğuna dikkat çekerek, "Halkımız deprem riskini yanlış olarak deprem oluşma ihtimali olarak yorumluyor. Deprem riski, depremin oluşturacağı can ve mal kaybını tanımlar. Doğu Karadeniz Bölgesi nüfus yoğunluğu açısından ve sanayileşme yönünden güney kesimlere göre daha yüksek deprem riskine sahiptir. Oysa deprem olma ihtimali güney kesimlerde çok daha fazladır" açıklamasında bulundu.

USTA-KALFA YAPIMI BİNALAR YIKILABİLİR
Hazırlanan yeni haritaya göre, Amasya'nın Taşova, Tokat'ın Niksar ve Reşadiye, Sivas'ın Suşehri, Erzincan'ın Refahiye ve Erzurum, Muş ve Bingöl üçgeninin bulunduğu Tercan, Karlıova ve Varto gibi ilçelerin 1. sınıf deprem bölgesi olduğu belirlendi.
Doğu Karadeniz sahiline bulunan Samsun, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Trabzon, Rize ve Artvin'in ilçeleri 2. sınıf deprem bölgesi olarak gösterilirken, Karadeniz açıkları ise 3. sınıf deprem bölgesi olarak belirlendi.
Haritaya göre, bölgenin sahil kesiminde muhtemel bir depremin 6- 6.5 şiddetinde olacağı vurgulanırken, 1. deprem bölgesindeki şiddet ise 7.5-8 olarak hesaplandı.
Karadeniz sahilinde meydana gelebilecek bir depremde, depreme dayanıklı mühendislik hesaplarıyla inşa edilen yapılarda fazla bir hasarın oluşmayacağı, ancak tasarımsız, gelişi güzel usta ve kalfa yapımı binaların büyük çoğunluğunun yıkılabileceği, ayrıca heyelanların harekete geçebileceği kaydedildi.
1. bölgede meydana gelebilecek depremde ise binaları büyük çoğunluğunun yıkılabileceği ve çok az yapının ayakta kalabileceğine dikkat çekildi. Haritada, Karadeniz açıklarında meydana gelebilecek depremin 5 şiddetinde olacağı vurgulandı.























bu bölgede yıllardan beri yaşanmakta.oysa hiç kimseden deprem adı, geçmişte deprem oldu duyulmadı.bu ne pehriz bu ne lahana turşusu.ben bu konuda müh. ORHAN ALBAŞ a katılıyorum.KTÜ araştırma yapmış haberi yayınlamışlar.peki bu,KTÜ mühendislik fakültesi rize üniversitesi gibi yeni mi kurulmuş.lütfen,sansasyönel durumlardan kaçınalım.deprem kuşağı olarak yıllardan beri 3. bölge olduğumuz yazılı belgelerle kanıtlanmışken şimdi ne olduda 2. bölgeye düştük yetmedi sahil bölgesi dahada riskli dendi.benim aklıma mühendislere iş bulma,müteahitlere istihdam sağlama gibi geldi.genede vatandaşı ürkütmeyin.kıt kanaat gelirle bu bölgeyi bekliyor,yoksa onlarda göçecek.saygılarımla...
olurmu deprem olacak sız gelın biz skorta yapalım sızı
Biraz fıkra tarzı bir başlık oldu gibi ama bu işe ağlamak mı lazım gülmekmi bilemiyorum. sahilde deniz dolgusu yaparak 12--15 katlı binaları dikerken üstelik bunu bir marifet sanarak yarışan bölgemizde ALLAH korusun depremin D si bile olsa bu binaları yapanlar ve izin verenler kendilerini nasıl savunacaklar size söyleyeyimmi? bölgemiz yağmur bölgesi deprem bölgesi değildi KADER işte ........saygılar,
Yukarıdaki yazı okuyunca epeyce şaşırdım.takrar okudum belki amaç bir noktaya çekmek içindir diye.ancak tekrar okuyunca bu yazının maksadını aştığını belirtmeden yapamayacağım.sn.hocamın bunu hangi açıdan yazdığını tekrar açıklaması gerekir.yok bu yazı ile sahil bandındaki yapıların kentsel dönüşünümüü hızlandırmak için halkı ''KORKUTMAK'' ise çok üzücü bir durum. yok mevcut durumun halIhazırdaki binaların depreme karşı güvenirliliğini belirtmek içinse bu yazı da maalesef yine esef verici.özetle bu yazı maksadını aşan bir yazıdır..yani TÜRKİYE nin deprem açısın dan riskli anlamın da BÖLGELER kıyaslama yapılması gerekirken BÖLGE KENDİ İÇİN DE KIYASLANMIŞ...VE bu hiç mi hiç olmamış..lütfen biraz daha dikkatlı yazı yazmak gerektiğini unutmayalım.gereksiz telaş ve endişe yaratıp toplumu manipule etmeyelim..veya şöyle diyelim OLAYI NET VE AÇIK YAZALIM..nasıl mı ?HALKIN ANLAYACAĞI GİBİ...
Son 200 yıl içinde sahil kısmında deprem olmuş bir tane bina çökmüşmü, kime ne anlatıyorsunuz