• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • Rize 3 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -1 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Samsun 1 °C

Mumcu, yumruğunu gösterdi!

Mumcu, yumruğunu gösterdi!
Trabzon’da Anavatan Partisi’nin 9. İl Olağan Kongresi’nde yoğun sevgi gösterileri ile karşılanan Erkan mumcu AKP’ye ağır ithamlarla vurdu!
Hakan DEĞİRMENCİ - Trabzon’da Anavatan Partisi’nin 9. İl Olağan Kongresi’nde yoğun sevgi gösterileri ile karşılanan mumcu AKP’yi işgal devletlerine benzetti
Mumcu’nun bu ifadeleri çok tartışılacak: “Nasıl Kurtuluş Savaşı’nda bu millet 7 düveli, kazması-küreği, çakaralmaz tüfeğiyle dize getirdi; biz de neyimiz varsa bu hükümetin karşısına çıkacağız ve tıpkı Kurtuluş Savaşı’ndaki gibi bu AKP’yi yeneceğiz”
ÖZAL’I ANARAK BAŞLADI
Trabzon’da Anavatan Partisi’nin 9. İl Olağan Kongresi’nin yapıldığı salona alkışlar arasında giren ANAVATAN Lideri Erkan Mumcu, konuşmasına Turgut Özal’ı anarak başladı.
 
Mumcu, parti çatısı altında bal üreten birer arı gibi çalıştıklarını belirterek, “Bize ANAVATAN’lı olma onurunu bağışlayan herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ülkenin bütün çiçeklerinden derlediği balı yine ülkenin her santimetrekaresine koyduğunu belirten Mumcu, “Yıllardan beri Karadeniz’e, Trabzon’a hizmet eden arılara özellikle teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Mumcu, “Bakın bugün Türkiye’ye; çıkarın ANAVATAN’ı, bakın geriye ne kalıyor. Geriye kalacak olan şey renksiz bir Türkiyedir” dedi. Genel Başkan şöyle devam etti:
HANGİ UFKU AÇACAKSIN
Siyasette bugün söylenenlere bir bakın, savunulan mesajlara bakın. Özelleştirmenin şampiyonluğuna soyunanlar dün ANAVATAN özelleştirme ile ülkeyi tanıştırdığında bize saldırıyorlardı. Bu ülkede 141,142,163’ü kaldırarak özgürlüğün önünü açan bir siyaseti temsil edenleri o gün karalamaya çalışıyorlardı. Rahmetli Özal’ın fahri doktora verilirken giydiği bir cübbeyi bütün Türkiye’ye dolaştırdılar. Bugünkü ülkenin başbakanı dedi ki ‘Özal Papaz Oldu.’ Bugün ise Özal’ın açtığı yolda ilerlemekle iftihar ediyorlar. Demek ki siyaset siyasi kadroların kendilerine yer açma mücadelesi olmamalıdır. Ülkenin öinüne hangi ufku açacaksınız, bize bunu söyleyin.
KADER BELİRLEYECEKSİNİZ
Kasımdaki bir iktidar seçimi olmayacaktır. Artık bu seçim bir kader seçimidir. Bu seçim uydu devlet mi, bağımsız devlet mi, girişimci ekonomi mi taşeron ekonomi mi, özgür devlet mi, köle devlet mi seçimidir. Satanlar mı, yapanlar mı seçimidir. Türkiye bir karar vermek zorundadır. Türkiye içine sürüklendiği korku tünelinde bir tercihe zorlanıyor. Kendinde olan değerleri kendine satmaya çalışıyorlar. Zaten milletin olanı millete satmak istiyorlar. Kimisi milliyetçilik, kimi din, kimi laiklik satmaya çalışıyor. Siz millete ne vereceksiniz, onu söyleyin. Ben diyorum ki biz insanımıza özgürlük, onur, adalet, etkinlik, güç getireceğiz. Biz milletimize zenginlik vereceğiz. Bizim milliyetçiliğimiz milletimizi zengin etme milliyetçiliğidir. İtaat eden bir Türkiye’yi yeniden ayağa kaldıran bir Türkiye haline getirmektir.
TRABZON’DA NE OLUYOR(MUŞ)
Beni sakin olarak dinleyin. Bir Hrant Dink cinayeti oldu. Cinayeti tabii ki kınıyoruz. Bir insanı öldüren insanlığı öldürmüş gibidir. Bir insana canı veren alır. Verenden gayrısının can alması hiçbir şekilde kabul edilemez. Ama cinayetin yarım saat sonrasında dedim ki, Türkiye’nin bilinçaltına bir suçluluk duygusu ekilmek isteniyor. Kardeşim biz de yapmışız etmişiz işte, kendi kusurlarımızı kabul edelim, yüzleşelim dedirtecek bir zaaf telkin ediliyor. Bunların hedeflerinden biri de Trabzon oldu. Trabzon’da ne oluyor-muş. Türkiye’nin köşelerini tutmuş bir takım köşebentler ne oluyor diyor. Bu soruyu sorana kadar İstanbul’da ne oluyor, Ankara’da ne oluyor, Urfa’da ne oluyor, Mersin’de ne oluyor diye sordun mu?
TARIM BÖYLE BİTİRİLMİŞTİR
Her sene 1 milyon insan tarımdan çıkıp kentlere gidiyor. Toprağın bereketine rağmen karnını doyuramadığı için insanlar kentlere gidiyor. Topraklar verimli, Allah bereketini veriyor. Hasat zamanı geliyor, onmilyonlarca insanı doyuracak mahsullerle pazara gidiyorlar karınları aç dönüyorlar. Bizisi bana bunu anlatsın. Biri bana bunu izah etsin. Şu 60 derece yamaçlarda canını tehlikeye atıp kuru ekmekle öğün geçirip oradan bereket fışkırtan insanlar çalışıp çabalasınlar, hasadını yapsınlar; sonra oraya yetişecek kadar para kazanamasınlar. Bu insanlar ne suç işlediler? Ama bu ülkede üretmek suç haline geldi. Rekabet etmek, faiz dışında herhangi bir şeyle meşgul olmak suç haline geldi. Herkes perişan. Kazanan iki tayife var; iktidar ve onun yardakçıları ile yabancılar.
TEK TEK PEŞKEŞ ÇEKTİLER
50 il’e teşvik yaptılar. Ne oldu; Türkiye’nin girişim gücüne birşey kattınız mı? Eğer olacaksa milli ekonominin gerçek girişim gücü olarak üretebildiği, milletin 80 yıllık fedakarlıklarıyla üretebildiği varlıkları küresel sermayeye bağışladınız. Bu özelleştirme değil, peşkeş çekmektir. Türkiye’ye sağlanan tek hak; ucuz işçilik yap. Niye, biz efendi olamaz mıyız? Nedendir bu boyun eğiş? Enerji Bakanı çıkıp insanlara kömür dağıtmakla övünüyor. Dağıttıkları kömür yeni bebeklerin ciğerlerine kanser mikrobu veren sözde yakacaktan başka birşey değil. Soluk almak mümkün değil. Mortgage çıkardılar ya hani, seçimin de mortgage’ini çıkarmaya çalışıyorlar. Kurdukları çadırlarda bir tas hoşaf bir tas çorba vererek onurlarını satın almaya çalışıyorlar. Milletin iradesine ipotek koymak istiyorlar ama siz buna izin vermeyeceksiniz.
PKK İLE MUHATAP OLMAK
Borç yiğidin kamçısıdır. Peki niye bu kamçı hak eden yatırımcının sırtında şaklamaz. Bunun yerine müteşebbisler evletten yardım görmesi gerekenler içine düşürüldükleri tuzakla tefecinin borcunu ödüyorlar. Sağlıklarıyla ödüyorlar, gelecekleriyle ödüyorlar. İpleri yabancıların eline verdiler ya, ir ay önce aslan gibi kükreyenler bir ay sonra kedi gibi miyavlıyorlar. Bir ay önce sabrımızın taştığını söylemiyor muydu sayın başbakan? Irak’a müdahale edileceğini söylemiyor muydu? Şimdi ne oldu, sen kiminle konuşacaksın orada, seni kabul eden kim? Sen git konuş diyorlar bunu da mı kabul edeceksin? Siyasetçi gibi değil, bu milletin evladıolarak söylüyorum; kime istiyorsanız ona oy verin, ama vicdanınızın sesine kulak verin. Eğer bu kurulu zembereğin orta yerine bir çomak sokmazsanız, Türkiye kaderine sahip çıkmazsa bedelini çok ağır olarak ödeyeceğiz.
BARZANİ AKPLİ, YA ULUS?
Kürdistan devlet anayasası diye bir anayasa yapmışlar. Kürdistanın sınırları 63, 64 ve 65. maddede gösterilen sınırlardır diyor. Osmanlı’ya, İslam alemine saldıranların Sevr haritası! M. Kemal’in yırtıp çöpe attığı anlaşma. İran’dan, Suriye’den ve Türkiye’den toprak alınarak kurulacak bir büyük kürdistan. Buna milletin kendi iradesini belirleme hakkı diyorlar. Bunu ancak hainler söyleyebilir. Barzani seçimini yaptı, AKP’yi destekleyecek. Ey Türkiye! Sen de öyle bir seçim yap ki atalarınıza layık olun, satanların yanında olmayın, milletinin iradesini küresel idarecilere teslim edenlere teslim olmayın. Mandacıları tarihin çöplüğüne atın. Bu seçim mandacılardan kurtulmak için fırsat olacaktır. Uçuruma yuvarlanmadan önce kendi kaderine sahip çıkma günü olacaktır.
MUHALEFETİ BİTİRME İTTİFAKI
AKP ve CHP işbirliği yapıp Hazine’den bize gelen yardımı kaldırdı. Siz imkanlarınızla yarışın; biz imanımızla yarışacağız. Yandaşlarınızdan Ali Dibolarından aldıklarınızı katın, sizde olmayan şey yürek. Biz sizi yeneceğiz. Çünkü zatamı gelen bir fikirden daha güçlü bir şey yoktur. Doğru bir ufuktan, akıldan güçlü birşey yoktur. Siz o karanlığın içinde yolunuzu kaybedeceksiniz. Biz aydınlık bir hükümet kuracağız, kendi imkanlarımızla sizi yeneceğiz. Nasıl Kurtuluş Savaşı’nda 7 düvele karşı kazması küreği çakaralmaz tüfeğiyle 7 düveli dize getirdi; biz de neyimiz varsa onların karşısına çıkacak ve yeneceğiz. Hakkı savunacağız diye göreve geldiler ensesi kalnların hükümeti oldular. Bunun için kaybedecekler. Gelin hastayken şunu bize teslim edin. Bu hastanın ilacı bizde.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40