• BIST 97.713
  • Altın 144,195
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Rize 18 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Samsun 17 °C

OYUNA GELMEYELİM

Seyfullah FIRAT

Türkiye çok tehlikeli bir süreçten geçiyor. Etrafımız şeytanlarla çevrilmiş bulunuyor. Bölgenin hâkim gücü olmamızı sindiremeyenlerin sabotajlarıyla karşı karşıyayız. Komşularımızla olan ilişkilerimizi bozmak isteyenler var. Yıllarca terör belasıyla uğraşan bir ülkeyiz. İç barışımız bıçak sırtında geziniyor. Birliğimizi çözmek, insanımızı birbirine düşman etmek için uğraşanlar var. Kısaca söylemek gerekirse şunu diyoruz; resmen ateş çemberinden geçiyoruz. Akliselimin hâkimiyetine ihtiyacımız var.

Daha düne kadar dost olduğumuz, geçmişten gelen kader beraberliğimiz olan komşumuz Suriye ile savaşın eşiğine getirilmiş bulunuyoruz. Bölgemizi cehenneme çevirmek isteyenlerin kurdukları akıl oyunlarına yenik düşmüşüz. Kendi iç meselelerimizle uğraşıp durur iken ve takatsiz düşmüş bulunduğumuz bu dönemde, küresel eşkıyaların oyunlarına alet olmak hiç de doğru bir aklın ürünü değildir. Son zamanlarda burnumuzu sokmadığımız mesele kalmadı. Bölge halklarının kendi iç meselelerine resmen taraf olmakla ciddi hatalara imza attık. Atlantik rüzgârlarını Arap âleminde bahar havası diye yorumlayarak kirli ve iğrenç oyunlara gözlerimizi kapattık. Dostlarımızla düşman, düşmanlarımızla sarmaş dolaş olduk.

Hata üstüne hata yapmaya ısrarla devam ediyoruz. Kendi içinde huzursuz olan bir ülkenin, dış güçlerin saldırılarına karşı gerekli tedbirleri almış bir ülkenin komşumuz da olsa hava sahasını ihlal etmek hangi mantıkla izah edilebilir? Şimdi uçağımız düşürülmüştür. Kim düşürmüştür, neden düşürülmüştür, işin arka planında hangi şeytanlıklar vardır bilmek durumundayız. Allah korusun; Türkiye ile Suriye arasında olabilecek bir savaş Türkiye’nin bölünmesi ve iç kargaşalara sürüklenmemiz demektir.
Yapay Kürt devletinin güney ayağı resmen inşa edilmiş bulunmaktadır. Küresel eşkıyaların yıllardan beri zaman zaman basına verdikleri ve çizdikleri bölge haritaları herkesin malumudur. Kurulmak istenen sözde Kürt devleti( esasında büyük Ermenistan’a) doğru adım adım gidilmektedir. Büyük Ermenistan’ın İran, Türkiye ve Suriye ayaklarını kurma gayretlerini ibretle takip ediyoruz. Ülkeyi yönetenler maalesef bu oyunlara çanak tutar bir pozisyonda görünüyorlar. Bir koyup üç alacağız gibi kahrolası mantığı halen paylaşanların düdüğü ötüyor bu ülkede.

Türkiye bir NATO ülkesidir. Türkiye’ye saldırmak demek NATO’ya saldırmak demektir. Bize düşen görev soğukkanlı davranmak ve NATO denilen şeytan değirmeninin tavrını beklemek olmalıdır. Kimseler yalancıktan burnundan üflemeye başlamasınlar. Kimseler savaş çığırtkanlığına soyunmasınlar. Bu bölgede komşular arasında olabilecek her savaş İsrail adına kan dökmek olur. Herkes ama herkes bu gerçeği beynine kazısın lütfen.

Biz asırlardan beri bölge halklarıyla kardeşçe yaşamışız. Karşılıklı ufak tefek hatalarımız olsa da bu coğrafyanın ortak kaderinde bir ve beraber olmaya mahkûmuz. Bizim dini, sosyal, ekonomik bağlarımız var. Küresel emperyalistler veya onların işbirlikçileri istedi diye bu bağlarımızın kopmasına hiçbirimizin gönlü razı olamaz. Düşen uçak bizim uçağımızdır ve hiçbir kimseyi de öyle fazla ilgilendirmez. Batı kaynaklı tahriklere kapılmadan bu olayı sağduyulu hareket ederek geçiştirmek durumundayız.

Türk ordusu iyi durumda değildir. On yıl önce bir yazımda işaret ettiğim gibi ordumuz içerisinde ikilemler yaratmayı maalesef başarmış bulunuyorlar. Birkaç maceraperest dikeni yakmak için koskoca bir orduyu ateşe verenler biraz düşünmelidirler. Oynanmak istenen oyunu görmek, ordumuzu kafeslemek isteyenlerin oyunlarına nasıl alet olduklarını idrak etmek durumundadırlar.

Suriye her ne kadar uçağı biz düşürdük demiş olsa da, söz konusu uçağın küresel odakların kullandıkları üstün teknoloji sayesinde düşürülmediğini hiçbir kimse iddia edemez. Nasıl ki bizim içimizde Suriye ile savaş isteyen aklı kırıklar varsa Suriye’nin içinde de savaş isteyen geri zekâlılar var.

Tarihin çok önemli bir kesitinde bulunuyoruz. Akliselim olmanın, uyanık bulunmanın zamanını yaşıyoruz. Atatürk’ün duvarlardan indirilen gençliğe hitabesini yeniden duvarlara takıp tekrar tekrar okumanın ve gereğini yapmanın zamanındayız. İnşallah hayırlısı olsun demekten, herkesi akliselime davet etmekten başka bir başka çare maalesef göremiyorum.

  • Yorumlar 15
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40