• BIST 97.713
  • Altın 144,261
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Rize 17 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 17 °C
  • Trabzon 16 °C
  • Samsun 14 °C

TERÖR NASIL BİTER?

Seyfullah FIRAT

Terör nasıl biter sorusunun cevabi her yerde aynı değildir. Bu soruya verilebilecek cevaplar veya bu konuda geliştirilecek çözüm yöntemleri şartlara göre değişir. Türkiye şartları ile diğer ülkelerde ki terör şartları bir birlerinden çok farklı olduğu gibi çözüm yolları da bir birlerinden çok farklıdır. 

        En sade ifade ile terör kavramına açıklık getirmek istersek şunu diyebiliriz: Terör örgütleri, yapıları gereği bir nevi serseri mayına benzerler. Nerede, ne zaman, hangi şekilde, hangi hedefe, nasıl bir yöntemle saldıracağını önceden bilmek veya kestirmek imkânsız denecek kadar zordur. Terör örgütleri bu sebeplerle düzenli ordulara karşı savaşma gücünü kendilerinde bulabilmektedirler. Her şeyden önce, terörist denilen insan kılıklı kahpe, kahpe olduğu kadar da kancık ve kalleştir. Hiçbir zaman insaf ve vicdan denilen değerlerden nasiplenmiş değillerdir. 

       Yetişme tarzları ve aldıkları eğitimde, yabana atılamayacak derecede üst düzeydedir. Her türlü iklim şartlarına alışıktırlar ve ölüm korkusunu aşacak kadar uyuşturulmuş ve köleleştirilmişlerdir. Asla acıma veya merhamet hisleri yoktur. Bir yılan kadar sinsi, bir domuz kadar inatçı, bir akrep kadar zehirlidirler. Böylesine insanlıktan uzaklaşmış yaratıklara karşı istenilen mücadeleyi verebilmek için olmazsa olmaz şartların en başında, aynı yöntemlerle ve aynı acımasızlıkla bunlara karşılık vermeyi gerektirir. Bunun dışında ki her yöntem teröre hayatiyet kazandırır veya teröre pirim vermek anlamına gelir. 

       Uzun yıllardan beri bizim başımıza bela olan terör örgütü bu konularda eşi ve benzerine çok az rastlanacak bir örgüttür. Koskoca bir dünyanın gizli desteğine sahiptirler. Her türlü manevra kabiliyetleri vardır. Türk Ordusunun bugüne kadar terörle verdiği kahramanca mücadele her türlü takdire şayan bir mücadele olmuştur. Birileri her ne kadar zırlanırsa zırlansınlar, bu Ordu birkaç defa örgütün sonunu getirecek noktaya kadar işi getirmiş, ancak dış destekler ve iç gafletler sebebiyle yeniden canlanma şansı bulmuştur. 

        Terör örgütü taşeron bir örgüttür. Başkalarının açtıkları ihaleyi almış kiralık bir çetedir. Yüzüne örttüğü maskeler sahte maskelerdir. Maskelerin arkasında ki çirkin yüzü görmeden veya doğru bir şekilde teşhis etmeden geliştirilecek çözüm yöntemleri beyhude yolardır. Mevcut iktidarın açılım politikalarının netice getirmeyeceğini ilk günlerde iddia ettik ve şimdide iddia ediyoruz. Teröristle uzlaşma arama yolunun da sonu yoktur ve kendi ellerimizle yaralı örgüte pansuman yapma gafletini yaşıyoruz. 

        Son zamanlarda terörün bitirilmesiyle ilgili yeni yeni bir takım yollar keşfedilmiş gibi bir kamuoyu oluşturulmuş ve bu amaçla terör örgütüyle devlet masaya oturtulmuştur. Bu durum hiçbir zaman içimize sinen bir durum değildir. Terör örgütünün amacını ve arka planında ki hesapları Türkçe okuyamayanlar veya meseleye Türkçe bakamayanlar maalesef bu konuda değişik ve isabetsiz rüyalar görmektedirler. Hakim zihniyete göre, örgütle uzlaşılarak bu iş bitecekmiş. İşte bu kafa doğru bir kafa değildir. Önce terörün arka planına bakmak, gayelerini ve hedeflerini masaya yatırmak gerekir.

Meselenin arka planında ki hesap bu ülkeyi bölmek ve batının hizmetinde olacak yapay bir devleti inşa etmektir. Hesap bu olunca, terör örgütüyle görüşmek veya müzakere etmek ne işe yarayacak acaba? Amerikalılar emellerinden tornistan mi edecekler, yoksa İsrail veya diğer bölge ülkeleri bu örgütle olan bağlarını koparacaklar mı? Görüntüye göre devlet bu işe el koymuş ve terörü bu yolla bitirmeye karar vermiş bulunuyor. Ben bu düşüncelere katılamıyorum ve devletin bu olup bitenleri soğukkanlılıkla takibe aldığını düşünüyorum. Tabii ki bu devleti farklı tanıyanlar, kendilerini devletin yerine koyanlar veya devleti farklı bilenler bize bu konularda katılamayacaklar. 

        Meseleye yalnız Kürtçülük perspektifinden bakanlar ciddi bir yanlış yaparlar. Bu mesele asla Kürt meselesi değildir. Bu mesele Küresel odakların peyda ettikleri ve özellikle Kürt etiketi altında gizlenen Ermeni militanları kullandıkları çok adice peyda edilmiş bir yapıdır. Bugün siz başını ezseniz bile, yarın başka bir yerden baş verecektir. Çünkü küresel odakların menfaatleri ve çıkarları bunu gerektirmektedir. Sizin yapabileceğiniz işler sınırlıdır. Terörün istismar ettiği kanalları tıkarsanız, onlara taviz vermeden her an tepelerinde olursanız terörü sindirme şansınız olur. Siz, teröristle masaya oturursanız, devlet olarak onları muhatap alırsanız bu işin üstesinden asla gelemezsiniz. 

           Terörle mücadele edenlerin sanık, teröristlerinde tanık olduğu enteresan bir sürece tanıklık ediyoruz hep birlikte. Olup bitenleri ibretle izliyoruz ve tarihe not düşüyoruz. 

          Son söz olarak diyoruz ki; Terörle uzlaşma olmaz, terörle masaya oturulmaz. Terörle mücadelede tek yol vardır. Ya ona teslim olursun ya da onu teslim alırsın. Dağlarda tek bir eşkıya kalmayıncaya kadar her an tepelerinde olursun. Bulduğun yerde imha edersin. Başka yollar üretenler çok ciddi bir yanlış içerisindedirler. Gelinen noktanın adını elbette gelecekte köşe yazanlar koyacaklar. O günlerde bizler belki bu dünyada olmayacağız ama her iki elim de gaflet erbabının yakasında olacak.

  • Yorumlar 23
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40