• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Rize 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C
  • Trabzon 15 °C
  • Samsun 14 °C

TERÖR ÖRGÜTÜ YENİDEN ŞEKİLLENİYOR

Seyfullah FIRAT


           Çağımızın toplumlarının başına musallat olan en büyük belalardan bir tanesi de terör örgütleridir. Yapıları itibariyle her türlü kahpeliğe sahiptirler. Saldırı stratejileri, saldıracakları hedefler önceden bilinemediği için mücadele etmede düzenli ordular yetmemektedir. Söz konusu örgütlerle mücadele edebilmek için en önemli husus sağlam bir istihbarata sahip olmak ve terör örgütünün sürekli bir şekilde değişen saldırı stratejilerine karşı aynı dille mukabelede bulunacak özel ekiplere ihtiyaç duyulur. Düzenli ordularla kesin netice almak kolay değildir. Bu sebeplerle, söz konusu baş belası örgütlere netice alıcı kalıcı darbeyi vurabilmek için onların yöntemleriyle onlara karşı tedbir geliştirmek şarttır. Dünyanın hiçbir yerinde bir terör örgütü yoktur ki hedefi ve düşmanı hep aynı olsun. Psikolojik üstünlük kurabilmek için en önemli hedefleri arasın da genellikle sivilleri seçerler. Her terör örgütü bir odaktan ziyade birçok odakla birlikte çalışır ve destek alırlar. Milletler arası kavgada terör örgütleri örtülü saldırı orduları gibidirler. Dillendirdikleri sebeplerden daha ziyade ihalesini aldıkları odakların istekleri doğrultusunda hareket geliştirirler. Kısaca, terör örgütlerinin hepsi kiralık eşkıya gibi akıttıkları kandan beslenirler.

          Terör örgütleriyle başa çıkabilmenin en kestirme yolu geniş halk katmanlarıyla dayanışmasını kesmek, parasal kaynaklarını kurutmak, belli noktalarda hakimiyet kurma arzularını engellemekten geçer. Rahat hareket etme, yuvalanma, sürekli bir şekilde yer değiştirmek zorunda kalan güçlü bir organizasyona gidemeyeceğinden dolayı da uzun soluklu olamaz. Bir terör örgütü eylem yaptığı bölgede eylem sonrası barınma şansı bulabiliyorsa veya silahını kenara koyduğunda sivil halk arasına katılma imkanlarına sahip ise, o terör örgütüyle iç içe yaşıyorsunuz demektir. Yanı başınızda ki bilinmez bir düşman görüntüsüne sahip olan militan kadrolar gece eylemde, gündüz ise kravatıyla devletin ve halkın içindedir demektir.

           Türkiye uzun zamandan beri PKK terör örgütüyle mücadele eden bir ülkedir. Örgütün yapısı, hedefi, hizmet ettikleri iç ve dış odaklar herkesçe bilinmektedir. Dış kaynaklı, iç destekleri ihanet şebekesinin dilinde ki gerekçesiyle, gerçek hedefinin hiçbir benzerliği asla yoktur. Her ne kadar Kürtçü bir görüntü vermiş olsa da Kürtlerle hiçbir zaman ciddi bir bağı yoktur. Ancak, terör örgütünün propagandalarına yenik düşen bir takım geri zekalılar sayesinde gerçek yüzlerini gizlemede oldukça başarılı oldular. En üst ağızlarda bile bu ihanet hareketi, Kürt sorunu olarak dillendirilerek örgüte en büyük destek verilmiş oldu. Birde terör örgütünün muhatap alınarak siyasallaşması veya siyasallaşmasına zemin hazırlanması bizi bu konuda bugünkü darboğazlara getirdi.

         PKK terör örgütü, kitlelerle buluşma noktasında en büyük şansını açılım politikalarıyla elde etmiş oldu. Estirilen havaya göre Türk devleti terör örgütüyle baş edememiş ve neticede uzlaşma yolunu seçmek zorunda kalmıştır. Bu görüntüye göre söz konusu örgüt devletleşmiş ve ileride kurulacağı hayal edilen yeni devlette yer kapabilmek için bugüne kadar dağa çıkma eğiliminde olmayan veya dağa çıkma cesareti gösteremeyen ucuz kahramanlar sürüsü son günlerde dağa çıkmak için terör örgütünün şehir merkezlerinde Askerlik şubesi gibi militan toplayan Belediyelere koşmuşlardır. Dağa çıkma arzusu sıfır noktalardan koparak şu son günlerde zirve yapmıştır. Hayal edilen büyük Kürdistan şemsiyesi altında üniforma giyebilmek için bölge halkı adeta terör örgütüne katılmaya teşvik edilmiştir. Bütün bu çirkin oyunların hepsi maalesef terörle uzlaşma adına yapılmıştır. Tam sekiz yıl o bölgede kaldım. Teröre açıktan destek veren tek bir Kürt kardeşimi göremedim. Rol yapanları zaten bilirdik ve hepsi devletin takibindeydiler. Daha sonraları söz konusu takip fişleri, masum insanlar fişleniyorlar yaygarasıyla devletin hafızalarından silindiler ve bu işlerle iştigal eden kolluk kuvvetlerinin ilgili birimleri terörist diye damgalanıp taş medreselerde istif edildiler. Aylarca birilerini suçlamak için kuyularda kemik arama delaleti yaşandı bu ülkede. O bölgede kahramanca mücadele veren şerefli birçok subayımız vatan haini diye millete tanıtıldı ve hiçbir kimsenin de maalesef gıkı bile çıkmadı.

          Şimdi gelinen nokta da halen bu milleti uyutmak için bin bir çeşit akıl ve siyaset oyunları kurularak terör örgütüne destek sağlanmakta, ne isterseniz isteyin denilerek resmen resmiyet kazandırılmaktadır. Resmiyet kazanan bir terör örgütüne meselelere vakıf olamayan işsiz genç insanlar neden katılmasın ki. Duyumlarımıza göre bir taraftan sözde terör örgütü militanları silahlı güçlerini sınır ötesinde ki birliklerine taşırken, içte binlerce genç insan terör örgütüne transfer edilerek terör örgütünün bölgede hakimiyet kurmasına zemin hazırlanmaktadır. Binlerce genç insan terör örgütüne katılmak için ve kendi aralarında organize olarak bölgesel hakimiyetler kurmak için adeta yarışa girmiş bulunuyorlar. Bu mudur terörle mücadele, bu mudur meseleyi çözümlemek. Aklı ve vicdanı olan herkese soruyorum. Bu ülke nereye gidiyor ve bu ülkeyi yönetenler hangi zihniyete hizmet ediyorlar acaba.

         Bugün Güneydoğu bölgemizde görev yapmakta olan hiçbir yetkili ve devletin yanında yer alan hiçbir vatandaş ne yapacağını, nasıl davranacağını bilememektedir. Devlete istihbarat sağlayan bütün vatandaşlarımız terör örgütüne hedef edilmiş durumdadır. Devlet sırrı diye bir şey kalmamış, bütün muhbirler deşifre edilmiş ve birçok vatandaşımız yalnız bu sebeplerle bölgeden batıya göç etmek zorunda bırakılmıştır. Hiçbir vatandaşımız bugün ne komutanına, ne polis şefine, nede her hangi bir siyasiye inanamamaktadır. Kimin ne yanda olduğu bilinememekte, adam gibi tavır koyabilmek yürek istemektedir. İşte tam bu noktada akliselim insanların hepsi şu soruyu soruyorlar. Geçmişte devletin yanında yer alan bizler, verdiğimiz istihbaratların hesabını acaba ne zaman vereceğiz diye korku içindeler. Asker bile yeterli mücadele etme moralin dan kopmuş durumdadır. Komutanlarını terörist diye içeri tıkayan ve teröristleri tanık diye baş tacı eden bir anlayıştan artık herkes korkmakta ve nereden ince ise oradan kırılsın deme çizgisine getirilmiştir insanlarımız.

        Terör örgütü bugünlerde yeniden şekilleniyor. Sivil kanatlarıyla dağ kadroları kucaklaşıyor ve resmen örgüt dağdan şehre göç ediyor. Türk devleti terör karşısında bugün olduğu kadar hiçbir zaman ezik düşmemiş, devletin yanında olan vatandaşlar bugün olduğu kadar kendilerini hiçbir zaman yalnız hissetmemiş ve terör örgütünün ağına düşmeyen gençler bugün olduğu kadar terör örgütüne hiçbir zaman sempati duymamışlardır. Bu mudur sizin çözümünüz, alın başınıza çalın bu çözümünüzü, tabii ki içinde beyin olan bir başınız varsa…

  • Yorumlar 11
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40