• BIST 107.202
  • Altın 145,420
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Rize 25 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 23 °C
  • Trabzon 27 °C
  • Samsun 25 °C

Müsiad'dan sempozyuma eleştiri

Müsiad'dan sempozyuma eleştiri
Müsiad, 1. Rize Sempozyumu'nun umut verici bir çalışma olmasına rağmen sivil topluma söz verilmediği eleştirisinde bulundu.
Dilek Aslan - Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Rize Şube Sekreteri Deniz Varlı, 3 gün devam eden 1. Rize Sempozyumu'nda sivil toplum örgütlerinin görüşlerini ortaya koyma fırsatı bulamadıklarını öne sürdü.
Varlı, yaptığı yazılı basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi “Üç gün süren sempozyumun açılış programında Sayın Vali Kasım Esen’in 2023 vizyonu çerçevesinde yaptığı konuşma, sanıyorum insanımızın alışık olmadığı ölçüde dinamizm taşıyan ve ilerici hedefleri gözeten yönleriyle umut verici nitelikteydi. Özellikle Vali Esen’in kendine güvenen, eleştiriye açık bir görüntü çizmesi Rize’nin geleceği adına büyük önem taşımaktadır. Vali Bey’in kendi konuşmasına basın yoluyla eleştiri beklediğini ve bu iyi niyetli eleştirilerden yararlanmak istediğini belirtmesi çokça rastladığımız bir durum değil. Sayın Esen’in bu çağdaş yaklaşımı, Rize’yi parlak bir geleceğin beklediğine olan inancımı kuvvetlendirmiştir. 21. yüzyılda Türkiye için en önemli kritik eşik, sivil toplum olup olamamakla ilgilidir. Sempozyumun geneline bu açıdan baktığımızda, bir eksiklik olduğunu hemen fark ediyoruz. Sivil toplum, 1. Rize Sempozyumu’nda ne yazık ki görüşlerini ortaya koyma fırsatı bulamamıştır. Örneğin Rize’nin ekonomisi tartışılırken Rize Ticaret - Sanayi Odası, Ticaret Borsası, MÜSİAD gibi ekonomiyle birebir ilişkili kuruluşların görüşlerinden yararlanmamak, ülkemizdeki sivilleşme hareketinin henüz Rize’de fark edilemediğini ya da biz söyler-herkes dinler anlayışından hâlâ kurtulamadığımızı göstermiyor mu? Sözgelimi Anzer Balı konuşulurken, “Anzer Balı’nın kriterleri nelerdir” diye sorulduğunda “vardır mutlaka bazı kriterleri” şeklinde cevap verilmesi, konuşmacıların seçimindeki ciddiyet kriterlerinin biraz daha üst seviyelerde seyretmesi gerektiğini göstermiyor mu? Anzer balını, neden bunu üreten bir kişiden de dinlemek istemeyiz acaba? Böyle olursa kendimizi oyuncağı elinden alınmış çocuklar gibi mi hissediyoruz? Korkumuz bu mudur? Önümüzdeki dönemde kalkınmanın ve gelişmenin yolu, kamu kurumlarıyla sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektör yatırımcılarının etkin bir iletişim ve işbirliği içerisinde hareket etmelerinden geçmektedir. Artık sivil toplum eksenli olmayan, üretime ve reel ekonomiye dayanmayan bir kalkınma modelinin geçerliliği olmadığını görmek zorundayız. Sayın Vali Esen önümüzdeki dönemde “işadamı” kavramının yerini “bilgi adamı” kavramının alacağını söylüyor. Buna katılmamak mümkün değil ancak, şunu da eklemek gerekir ki; bilgi pozitif transferle üretime dönüşmelidir. Üretime dönüşmeyen bilgi, tek başına anlamlı olmadığı gibi önümüzdeki kaçınılmaz süreçte, bilgiyi üretime dönüştürebildiğimiz oranda gelişmiş sayılacağız. Üniversite-sanayi entegrasyonu bunun için bilhassa önemlidir ve henüz çok yeni bir üniversite olan Rize Üniversitesi böyle bir misyonu üstlenmelidir.
Hepimiz biliyoruz ki, ülkemiz zengin bir ülke değildir; dolayısıyla üniversitenin kaynakları da sınırlı olacaktır. Kaynakların çokluğu önemli bir unsur olmakla beraber, başarıdaki temel faktör, kaynakların fazla oluşundan çok nasıl değerlendirildiğiyle ilgilidir. Kaynak sınırlı da olsa, doğru planlandığında ve yerinde kullanıldığında başarıya ulaşılacaktır. Tarih bunun örnekleriyle doludur.”
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40