1. YAZARLAR

  2. Sefer YAZICI

  3. Ramazan’da mesai düzenlemesi
Sefer YAZICI

Sefer YAZICI

Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazan’da mesai düzenlemesi

A+A-

Ramazan ayı başlamışken hâlâ mesai düzenlemesini konuşamıyorsak, ortada bir cesaret sorunu vardır. Bu mesele bir lütuf değil, toplumsal gerçeğin ta kendisidir. Ramazan boyunca, özellikle iftar saatine yakın zaman dilimlerinde mesai saatleri yeniden düzenlenmelidir. Bu düzenleme sadece oruç tutanlara yönelik değil, herkesi kapsayacak şekilde yapılmalıdır. Çünkü mesele bireysel tercih değil; toplumsal hayatın ritmidir. Trafik akışı, aile düzeni, sosyal hayat ve kamusal hareketlilik Ramazan’da zaten kökten değişmektedir. Devlet, bu gerçeği görmezden gelemez ve gelmemelidir.
 “Laik hassasiyet” adı altında her düzenlemeye refleks gösterenler şunu bilmelidir: Laiklik, toplumun inancını bastırma aracı değildir. Türkiye Cumhuriyeti, çoğunluğu Müslüman olan bir ülkedir. Bu milletin dini, kültürü ve yaşam alışkanlıkları hayatın tam içindedir. Bayramlarda resmî tatil ilan eden, kandil gecelerinde güvenliği artıran, cenazelerde kamu düzenini buna göre ayarlayan devlet; Ramazan’da iftar saatine yönelik bir mesai düzenlemesi yapamayacaksa burada büyük bir çelişki vardır.
İnsanların iftara yetişme telaşıyla trafikte risk alması, iş yerlerinde verimin düşmesi ve aile düzeninin zedelenmesi görmezden gelinemez. Laikliği, hayatın doğal akışına karşı bir bariyer gibi konumlandırmak kimseye bir şey kazandırmaz. Kimsenin, bu milletin inancını kamusal hayatta görünmez kılma hakkı da haddi de yoktur. Özgürlük, yalnızca belli hassasiyetler için değil; toplumun çoğunluğunun yaşam kültürü için de geçerlidir.
Mesele nettir: Bu ülkenin değerleriyle inatlaşan değil, o değerleri tanıyan ve kuşanan bir yönetim anlayışıyla; Ramazan ayının manevi iklimine ve iftar saatine uygun bir mesai düzenlemesi ivedilikle hayata geçirilmelidir. Hemen şimdi…
Bu sene Ramazan konusunda atılan müspet adımlar gönlümüze inşirah olmuşken, bu süreç ancak bir mesai düzenlemesiyle taçlanacaktır. Azgın azınlığın antidemokratik, jakoben ve bu toprakların değerlerine yabancı gürültülerine kulak tıkanmalıdır. Milyonların hasretle beklediği bu kararın, Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde, milletin sesine kulak veren bir iradeyle çözüleceğine olan inancım tamdır.
Zira devletin asıl vazifesi, milletin inancıyla mesaisini kavga ettirmek değil, huzuru ve ibadeti hayatın doğal akışıyla buluşturmaktır. İftar sofrasına yetişme telaşının yerini, aile sofrasında buluşmanın huzuru almalıdır. İnanıyoruz ki; toplumsal talebi görmezden gelmeyen bu tarihi adım, sadece bir idari düzenleme değil, milletin ruh köküne sahip çıkmanın da bir nişanesi olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Yeni dezenformasyon yasası ve kişisel verilerin korunması kanununa göre; kişilik haklarına yönelik her türlü yayın suç teşkil ettiğinden, kurallara aykırı yorumlar onaylanmamaktadır. Lütfen bir aşağıdaki facebook yorumları bölümünü kullanınız