Keşmekeşin Ortasında Bir Garip
Mücadele dünyası. İnsanın mücadelesi hiç bitmez. Dünya insanlık sürekli bir devinim içinde. Durmadan değişir durur. İnsan tecrübe eder, diğer insanlarla paylaşır, insanlık gelişir, geliştikçe daha ileriye kısa yollardan gitmeyi öğrenir.
Bu manada hikayeler çok şey anlatır. Hepsinin bir oluş sebebi, bir hikmeti var. Bugüne has çok kısa bir hikaye anlatayım ve maksadı hülasa etmiş olalım.
Eşek bir gün karşılaştığı Tilki’ye sormuş; “Aslan olmam için ne yapmam lazım.” Tilki söyle bir bakmış, hiç düşünmeden “Kulakların çok uzun, kuyruğun da öyle. Hem git kestir” demiş. Eşek koşa koşa gitmiş kuyruğunu ve kulaklarını kestirmiş! Fakat canı çok yanmış! Acılar içinde aynı hızla geri dönüm Tilkinin yanına gelmiş;
“Kestirdim. Oldu mu? Aslan oldum mu?” demiş!
Tilki söyle bir bakış atmış eşeğe! Müstehzi bir gülüşle “ Sen bırak aslan olmayı! Şimdi eşek bile değilsin”
Hayatın gailesi içinde her renge girmeye çalışmak, başkalarının bize önerdiği kişiliğe soyunmak, olmadık hayaller kurmak böyle bir şey işte. Mizacini, yaradılışını göz ardı ederek birilerinin dediğini sorgulamadan kabul etmek insanın başına olmadık işler açar, amacımıza da ulaşamayız. Herkes kendi yüreğindekini ortaya koyar lakin kiminden çiçek çıkar kiminden diken. İnsan kendine özüne yakışanı yapması lazım.
Özendiğimiz şey bize yakışan olmalı. Aniden kılık değiştirmek, bir şeyler olacağımızı zannetmek hüsranla sonuçlanır. Yüce yaradan her canlıya kendi özelliklerini yüklemiş, o şekilde dünyaya göndermiş. Bugünden yarına ve sebepsiz değişimler yaradan çok zarar verir.
Hele başkalarının beklediği gibi olmaya çalışmak kendin olmayı kaybetme anlamına gelir ki, bu inkişaf değil, gerilemedir.
Oysa insan sürekli değişimler geçirirken, yeni yeni tecrübelerle inkişafını geliştirirken barız hatalara düşmemelidir.
Ramazanın bolluğu bereketi üzerinize olsun.
İstanbul’dan herkese hayırlı iftarlar diliyorum efendim.


YAZIYA YORUM KAT