Anadolu Parsı'nın Kaçkarlar'ı da içine alan büyük bir alanda barındığı iddia edildi
28 Ekim 2006 Cumartesi 07:55
- KTÜ ORMAN FAKÜLTESİ YABAN HAYATI UZMANI DR. ŞAĞDAN BAŞKAYA: - "ANADOLU PARSI ÜLKEMİZDE BAZILARINA GÖRE YOK OLDUĞU İDDİA EDİLEN, BAZILARINA GÖRE İSE YAŞAYABİLİR POPÜLASYONA SAHİP OLMADIĞI BELİRTİLEN YIRTICI BİR KEDİ TÜRÜDÜR" - "PARS BÖLGEDE SADECE KAÇKAR DAĞLARI'NDA DEĞİL KAÇKARLAR'I DA İÇİNE ALAN ÇOK DAHA BÜYÜK BİR ALANDA YAŞIYOR"
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Uzmanı Dr. Şağdan Başkaya, kamuoyunda "Kaçkarlar'da yaşıyor" denilen Anadolu Parsı'nın Kaçkarlar'ı da içine alan büyük bir alanda barındığını iddia etti.
Doğu Karadeniz Bölgesi'nde özellikle 1990 yılından sonra pars görüldüğüne ilişkin ortaya atılan iddiaların doğruluğunu araştırmak amacıyla araştırmalar yaptığını belirten Dr. Başkaya, 1993 yılında başladığı arazi çalışmaları sonucunda ilk bulgulara 1995 yılında ulaştığını ifade etti. Anadolu Parsı ile ilgili ilk bilimsel tanımlamanın, Fransız Zoolog Valenciennes tarafından 1856 yılında yapıldığını belirten Dr. Başkaya, "Valenciennes, Anadolu'da pars ile ilgili ilk tarihi bilgileri sağlayan Kilikya'nın Romalı Valisi Marcus Tullius Cicero'nun anısına bu hayvanı Felis tulliana olarak adlandırmıştır. Ancak, Anadolu'da pars ile ilgili bilgilerin kaynağı bundan çok daha eskilere uzanmaktadır. Parsın Anadolu'daki varlığı ile ilgili en eski gösterge, Konya yakınlarındaki Çatal Höyük'te bulunan ve M.Ö. yaklaşık 6000 yıllarına ait duvar resimleridir. Bundan daha yeni olan bir diğer tarihi gösterge ise Büyük İskender'in M.Ö. 4. yüzyıla ait lahitinde pars avını gösteren resimlerdir. Romalılar'ın Küçük Asya olarak bilinen Anadolu'nun güney bölgelerinden özellikle Toroslar'dan arenalarda gladyatör dövüşlerinde kullanılmak üzere pars siparişleri vererek, kaplan kapanı olarak bilinen ve halen mevcut olan taştan yapılmış tuzaklarda canlı olarak pars yakalattırdıkları bilinmektedir" dedi. "PARS BİR AYI TEMSİL EDİYORDU" Türkler tarafından parsın 'Bars' olarak adlandırıldığını ve 12 Hayvanlı Türk Takvimi'nde Pars'ın bir ayı temsil ettiğini ifade eden Dr. Başkaya, "Anadolu'da hüküm süren Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar zamanında, parslar avda yardımcı olarak kullanılmışlar ve bu iş için en iyi şekilde yetiştirilmişlerdir. Ch.G. Danford'un, 1875-1879 yılları arasında, Anadolu'da yapılan geziler sırasında bulunan bir pars iskeletini Britanya Müzesi'ne verdiği bilinmektedir. Daha sonraki yıllarda ise parsın özellikle Batı, Güney ve Güneydoğu Anadolu'daki varlığı ile ilgili bilgilerin çoğunu Alman Zooloğu Kumerloeve'nin 1950-1975 yılları arasında Anadolu'da bilgi toplayarak yazdığı makalelerden öğrenmekteyiz. Kumerloeve'ye göre Milaslı "ünlü" pars avcısı Hasan Mantoluoğlu, 1930-1950 yılları arasında yaklaşık 50 pars avlamış ve bunların postlarını satmıştır. Mantolu Hasan olarak adlandırılan ve sırtına pelerin gibi attığı bir pars postu ile dolaşan zamanın bu ünlü avcısı İsmet İnönü tarafından çifte ile ödüllendirilmiştir. Anadolu'da, pars ile ilgili olarak 1960 ve 1970'li yıllardaki, parsın avlanması sonucunda elde edilen kayıtlar sırasıyla; 1967 yılında Abant Gölü / Bolu, 1970 yılında Karakale Köyü / Kars, 1972 yılında Ağrı Dağı, 1972 yılında Çatacık / Eskişehir, 1974 yılı Ocak ayında Bağözü Köyü / Beypazarı'dır" diye konuştu. Latince'deki bilimsel adı ise 'Panthera pardus' olan hayvandan Türkiye'de 'panter' ya da 'leopar' olarak da bahsedildiğini söyleyen Dr. Şağdan Başkaya, "Pars, bilim adamlarının çoğu tarafından kabul edilen sınıflandırmaya göre dünyadaki kaplan, aslan, jaguar, puma, çita, kar leoparı, vaşak, karakulak ve yaban kedisi gibi toplam 36 adet kedi türü içerisinde en geniş yayılışa sahip olan kedi türüdür. Parsın, dünyadaki yayılışı, Sahra Çölü hariç olmak üzere Afrika'dan Arabistan Yarımadası ve Türkiye'ye, oradan güney Asya'ya ve kuzeye doğru Doğu Çin'de Amur Nehri'ne kadar uzanmaktadır. Sri Lanka ve Java'da ise parsın 2 adet ada popülasyonu bulunmaktadır. Parsın dünyada kabul gören toplam alt tür sayısı 15-30 arasında değişmektedir. Türkiye'de yaşadığı tespit edilen alt türü Anadolu Parsı'dır (P. pardus tulliana). Ülkemize yakın alanlarda yaşadığı tespit edilen alt türleri ise Afganistan, Azerbaycan, Ermenistan ve Kuzey İran'da yaşayan İran Leoparı, Kafkaslarda yaşayan P.p. ciscaucasica, Orta İran'da yaşayan P.p. dathei ve Arabistan'da yaşayan P.p. nimr'dir. Anadolu'da 1974 yılındaki toplam popülasyonu en çok 13-14 birey, 1978 yılındaki toplam popülasyonu ise 15-23 birey olarak tahmin edilen Anadolu Parsı, 1978 yılında nesli en fazla tehlike altında bulunan memeli hayvanlardan birisi olarak belirtilmiştir. Bugün, nesli kritik tehlike altındaki memeli türü olarak belirtilen Anadolu parsının doğada 250'den daha az sayıda bireyinin kaldığı tahmin edilmektedir" dedi. "SOYU TÜKENMEDİ" Türkiye'de son 20 yıl içerisinde ülkenin hemen her yöresinden birçok kişinin pars gördüğünü iddia ettiğini söyleyen Dr. Şağdan Başkaya, açıklamasına şöyle devam etti: "Uzun süredir parsa ait kesin bir bulgu elde edilmediği ve her şeyden önemlisi yeterince araştırılmadığı için rastlanılmayan bu hayvanın artık ülkede yok olduğuna ilişkin oluşan genel kanı sonucunda, birçokları görüldüğü iddia edilen hayvanların pars değil de ülkemizin birçok bölgesinde yaşayan ve kendisine en çok benzeyen vaşak olduğunu düşünmüştür. Sadece bir kısmı araştırılan bu iddiaların bir kısmı asılsız çıkarken, bir kısmı vaşağa ait çıkmış, geriye kalan önemli bir kısmı ise belirsizliğini korumuştur. Anadolu Parsı'nın 1990'lı yıllarda halen Anadolu'da yaşamakta olduğu, 1992 yılında, Termossos Milli Parkı'nda, bulunan taze dışkı örnekleri ile kanıtlanmıştır. 2000 ve 2001 yıllarında özelikle Toros Dağları'nda yapılan arazi çalışmalarında parsa ait elde edilen bulgulardan yola çıkarak bu hayvanın Akdeniz Bölgesi'nde geniş bir alanda yaşamakta olduğu, tespit edilmiştir. Yine aynı tarihlerde Kaçkar Dağları, Pokut Yaylası yöresinde parsın ayak izlerine rastlanmış ve birkaç saniyelik filmi çekilmiştir. Doğu Karadeniz'e komşu olan Gürcistan ve yakın ülkeler olan Rusya'nli attığı bir pars postu ileın güneyinde, Ermenistan, Azerbaycan ve İran'da da yayılış gösteren leoparın ülkemizde bu bölgeye en yakın kayıtları sırasıyla; Hopa ve İspir yörelerinde bulunduğu, Erzincan-Kemah ve Kiğı Dağları, Van-Özalp İlçesi, Kars-Karakale Köyü, Ağrı Dağı ve Erzurum'dur." Dr. Başkaya, parsın Doğu Karadeniz Bölgesi'nde de yayılış gösterdiğini ve yaptığı çalışmalarla bunu tespit ettiğini belirtti. Özellikle 1990 yılından sonra pars görüldüğüne ilişkin ortaya atılan iddiaların doğruluğunu araştırmak amacıyla 1993 yılında arazi çalışmaları başlattığını ifade eden Dr. Başkaya, ilk bulgulara 1995 yılında Doğu Karadeniz Bölgesi'nde ulaştığını kaydetti. Pars ile ilgili çalışmaların özellikle yayılış, popülasyon durumu ve yaşam alanı istekleri gibi konularla ilgili bilgiler elde etmek amacıyla devam etmesi gerektiğini ifade eden Dr. Şağdan Başkaya, "Bu durumda esas olan parsın en azından yaşayabilir popülasyon seviyesinde veya bu seviyenin üzerinde olmasını sağlamaktır. Hayvanın ihtiyaç duyduğu yaşam alanı istekleri belirlenmeli ve bu konuda gerekli tedbirler alınmalıdır. Örneğin, parsın gıdasını oluşturan türler olan çengel boynuzlu dağ keçisi, yaban keçisi, yaban domuzu, karaca ve tavşan gibi hayvanların bölgede yoğun bir şekilde yapılan kaçak avcılığının önüne geçilmeli ve bu hayvanların doğada olmaları gereken popülasyon seviyelerinde bulunmaları sağlanmalıdır. Doğu Karadeniz dağlarında yaptığım araştırmalarda pars gece çadırın 10-20 metre yakınından geçip ayak izlerini bırakmış olmasına rağmen, herhangi bir saldırı, taciz veya eşya karıştırma eyleminde bulunmamıştır. Parsın, yayılış gösterdiği bütün ülkelerde insanlara saldırdığı ve insan öldürdüğüne pek rastlanılmamıştır. İnsanlardan kaçan ve genelde gece faaliyette olan bir hayvandır. Av durumu gibi bazı yaşam alanı şartlarına göre dünyada gündüz faal olduğu bölgeler de bulunmaktadır" diye konuştu.
whitallin verdigi kayitdaki Karacahisar. mugla-Milasa bagli olan bir köy. Gecmiste leopar en cok ege bölgesinde yasiyordu.
verdiginiz haber cok sevindirici ama lütfen detayli yer ismi vermemeye özen gösterin cünkü eli kanli bir sürü katil var, soyu tükendigin bile bile yine vururlar, gecmiste hatta günümüzde oldugu gibi. cizgili olaninin cizgili sirtlan olma ihtimalide var. boyunu kuyrugunu falan tarif ettilermi. eger kisa küt kuyruklu kulaklarinin ucu tüylü ise o gördükleri vasajtir. ki zaten bölgede var. anadolu leopari ise iri bir coban köpegi kadar 60-90 kilo uzun kuyruklu sari derisi üzerinde siyah benekleri olan belgesellerde izledigimiz afrikadaki soydaslarina benzeyen bildiginiz leopar.
birde gercek kaplan var o ise 150- 200 kilo agirliginda tükiyede gecmiste irak sinirinda uludere cukurca civarinda görülmüs hindistandaki kaplanlarin benzeri bizdeki ismi hazar kaplani ama soyu tükendigi kabul ediliyor. Suanan kadar sivasdan bir kayit yok
muhammed can ateş
06 Şubat 2010 Cumartesi 21:18
bizim köyde görüyorlarmış
bizim köyde görüyorlarmış bunu.yer sivas zara karacahisar 1931de whittal adında biri öldürmüş.(whittal yazarsanız çıkar)şimdi büyüklere soruyoruz böyle bir hayvan gördünüzmü diye kirli benekli sarı renkli hareketli bir hayvan dedim o da var ama bide hızlı çizgili kocaman kedi var dediler.her ikisinede kaplan diyolarmış.umarım soyu tükenmeden bir şeyler yapılır
Mehmet Yazıcıoğlu
26 Kasım 2009 Perşembe 08:38
Anadolu leoparı yada Anadolu Parsı
Herkese merhaba,
Anadolu leoparı yada diğer nesli tehlikede olan türler hakkında bilgi alışverişi için aşağıdaki haber grubuna üye olabilirsiniz.
http://groups.yahoo.com/group/yaban-hayat/
Anadolu leoparı gibi doğal bir zenginlik hangi Avrupa ülkesindeo lsa üstüne titrerler.Ancak biz daha maalesef o bilinçte değiliz.Doğa koruma bilinci yeterince gelişmedi.Lütfen gücünüzün yettiğince bu konuda çalışın.Herkes elinden geldiğince mutlaka birşeyler yapabilir.Eğer Anadolu leoparı ile ilgili bilgiler elde ederseniz myazicioglu_55@yahoo.com adresine iletiniz. Somut bir bilgi olursa uluslararası bir koruma projesi başlatılabilir. Amaerika'da kar leoparı üzerine çalışan Türk kökenli bir kişi ile bu konuda proje üretmeyi düşünüyoruz. Ancak Leoparın varlığına dair daha net bilgi olması gerekir ki hayal kovalamayalım.Gördüğünüz yerin fotoğrafı varsa ayak izi fotoğrafı (belirgin ve farklı açılardan yanında varsa cetvel veya ölçeklendirmeye yarayacak para veya benzer bir cisim koyularak) fotoğraflanabilir. Farlklı fotoğraflar olabilir. Varsa post fotoğrafı ve ölçüleri vs. her türlü bilgiyi kaydediniz lütfen. Gözlemi yapan kişi veya kişilerin tel adres ve diğer ulaşım bilgilerini doğrulamak için alınız.
Yaban hayata sahip çıkmak umuduyla...
bülent solakoğlu
10 Temmuz 2009 Cuma 22:20
yaban domuzunu kim öldürdü??
Bende 1980'li yıllarda Kemalpaşa'da çalışırken mola sırasında ormanda yaptığım gezide uçurum dibinde domuz leşi gördüm..Ben yukarda leş ise aşağıda olduğu için yanına inemedim..Acaba o domuzu avcılarmı öldürdü..Öyle olsa neden leşi orda bıraksınlar..Domuzun bir kısmı yenmişti ve kemikleri görünüyordu..Domuz çakal gibi bi hayvanın öldüremeyeceği bir cüssedeydi..Bu da akıllara domuzu leoparın öldürebileceğini getiriyor..Geçmişte leopar kaydı olan bölgelerden biride kemalpaşadır..Umarım oralarda izole olmuş bir leopar popülasyonu vardır...Kemalpaşada leopar gören arkadaşla görüşmek istiyorum..Mailim body_bulent@mynet.com
bülent solakoğlu
05 Haziran 2009 Cuma 13:11
yeni leopar katilleri
Bu yazı çevre bakanlığına bir ihbardır..Nisanın 2o'sinde yaban tv'de bitliste 2008 ve 2007 de birer leopar vurulduğu açıklandı..Leopar konulu bir programda avcılara gelen bir telefonda Bitlis'te 2 leopar vurulduğu söylenince bölgeye giden avcılar vurulan leoparların fotoğraflarını görünce şok oluyorlar..
2m70cm boyunda postu yüzülmüş bir erkek.Ayrıca kafasıda yüzülerek kafatası çıkarılmış ama öndişleri kırılmış postun önüne konmuş..Bunu gören avcıların gözleri yuvasından çıkacak duruma gelmiş nerdeyse gözleri yaşaracakmış..Şimdi burayı dikkatle okuyun resimleri kamuoyuyla paylaşmak için istemişler vuranlardan,onlarda veremeyiz çünkü bu leoparın avı yasak ve büyük bi para cezası var demişler..Ee resimleri isteyen avcılarda sanki bunları korumak istercesine fazla baskı yapmamışlar resimler kalmış.Böyle bi şey olabilirmi...Ben zıpkınla birkaç balık vurdum diye mahkemeye verildim.ve 150 tl ceza ödedim...Bunların Vurdukları hayvan Türkiye'de binlerce sayıda olan yaban domuzu değilki..Ancak 10 yada 15 tane kalmış paha biçilemez değerde ve çok önemli bir endemik tür,Anadolu Leoparı...(domuzların vurulmasına'da karşıyım,çünkü leoparın temel besin kaynaklarından biridir..Leoparların yaşaması mümkün olan bölgelerde,ve oluşturulması gereken rezerv bölgelerinde av yasağı konulmalı) Programda birde doğuda görev yapan bir astsubayın dişi bir leoparı 2 yavrusuyla canlı olarak kameraya çektiği söylendi..Bu kişiylede görüşüyorlarmış görüntüleri kamuoyuyla paylaşmak için...Eh en azından bu haber doğrulanırsa,görüntüleri izlersek gözümüzle görerek o zaman biraz rahatlayacağım..
oktay eray
02 Mart 2009 Pazartesi 14:55
inşallah yaşıyordur..
bence bu hayvan anadolunun simgesi..ve bizim kültürümüzüb bi parçası..inşallah yaşıyordur..
arda metin
26 Temmuz 2008 Cumartesi 23:07
bingol genc
bingolde eskiden kayit var umarim leopardir. vasak ile leopari ayran en belirgin ozelliklerden birisi kuruklari leoparin upuzun bir kurugu ve ucunda siyah bir puskulu var aslaninkuyrugu gibi vasagin ise kut bir kurugu var en fazla 20 cm..
ayrica vasak leopardan oldukca kulaginin ucunda anten gibi killar var. vasak ile leopari goren kolayca ayirt edebilir. int. leopar deyin bir girin oradaki resimlerle bir karsilastirin bir zahmet
slm
ömür deveci
22 Temmuz 2008 Salı 21:51
ben 20 metredengördüm
yer bingö genç müthiş bişeydi vede kaçmadı gece şartlarında ama elimde ki gece görüş olanağı sağlayan bi dürbünle seyrettim o da istifini bozmadı renk ayırt etmem mümkün olmadı ama çok sakindi yaklaşık 4 ila beş dakikalık bi irtibatıbımız oldu yanım daki arkadaş ilk bakış ta bi kurt sandı ama onun biraz dikkatli bakıldığında bi kedi olduğu ama çok büyük bi kedi olduğu anlaşılıyodu o bizi inceledi bizim de onu hayran hayran seyretmemize izin verdi.ve biyay çizerek ve sürekli bizi süzerek uzaklaştı anlattıklarıma herkes onun vaşak olabileceğini söyledi ama bir kedinin 3 ila dört katıydı. birde teşil ekranda benbeyezdı ve benekleri belli olmuyordu.
ahmet yurdakul
07 Temmuz 2008 Pazartesi 21:23
anadolu parsı
bende bu hayvanın yaşadıgına ınanıyorüm
İSMAİL ORHAN SÖNMEZ
03 Temmuz 2008 Perşembe 09:01
kemalpaşa nerede ?
Bu bahsettiğiniz kemalpaşa nerede acaba ? Bursa kemal paşa olamaz sanırım ?
hüseyin tosun
28 Şubat 2008 Perşembe 23:50
anadolu parsı
yer ve bölge vermek istemiyorum.cünkü anadolu parsı korumak amaclı.birgün köylülerden dinlediğim konuşma esnası cok dikkatimi cekti ve araştırma yaptım.öğrendigim burgular birebir aynısı olunca var olduğuna bende inandım.gereken yardımı yapabilirim.
adem adakul
21 Kasım 2007 Çarşamba 13:13
anadolu parsı
bende yaşıyor olabileceğini düşünüyorum çünkü yurdun birçok bölgesinde görüldüğüne dair söylentiler var bunlardan bir taneside giresun yağlıderede 3 tane görüldüğüne dair söylentiler var...Ayrıca birkaç saniyelik görüntülerini kaydettiğini iddia edenler var...inşallah soyunu devam ettirebilecek populasyona sahiptir...
adnan k. gökçe
15 Kasım 2007 Perşembe 15:58
pars gördüm
kemalpaşanın bağyurdu köyü ovacık yaylası gökbel mevkiinde 2003 yılı ekim21 de pars gördüm
tavşan avında bir mola sıasında 50/60metre mesafeden çok net olarak soluk sarımtrak renkli iri bir köpek boyunda çakılların üzerinde yatarken yukarı yamaçtaydım beni fark etti ve sakince uzaklaştı.. yaklaşık3 dakika görüş alanımda kaldı... bilginize
tuncay çakmak
08 Ağustos 2007 Çarşamba 04:52
orman katliyamlarını durdurmalıyız
ülkemiz ormanlarının yok olusuna seyirci kalışımız.bu nadide güzellikte olan ve gelecek kuşaklara bırakacağımız ortak miras anlamındaki bu tür hayvanlarımızında yok olmasına neden oluyor.korkarımki bu vurdum duymazlığın sonunda çocuklarımıza ülkemizde bir zamanlar ayılar kurtlar geyiklerde yaşıyordu cümlelerini kuracağız.ne yazıkki
Kamil Aydın
29 Mayıs 2007 Salı 21:07
İnşallah soyu tükenmemiştir
Anadoluda yüzyıllardır yaşamış olan pekçok canlının günümüzde nesli tükenmiştir. Birkaç tanesinin neslinin tükenmemiş olabileceğini bile düşünmek insanan müthiş bir heyecan ve mutluluk veriyor.
MURAT AKSÜNGER
31 Ocak 2007 Çarşamba 13:30
ANADOLU PARSI
amcamın anlatmasına göre.2004 de hakkari de ,keci ve koyun iskeletleri bulunan bir magarada uzun kuyruklu sarı siyah benekli irice bir kedi görmüş
akif çetinkaya
25 Aralık 2006 Pazartesi 19:25
bence yaşıyor
Bizim köy torosların eteğinde.yaklaşık 30 sene önce avcıların pars vurduğunu ve derisini sattığnı duymuştum.Yakın tarihlerde bile parsı görenler olduğu söyleniyor.Bizm oralarda parsa öşşek deniliyor.Gören köylüler gördüklerinin kesinlikle vaşak olmadığını,uzun kuyruklu,boyu uzun ve çevik bir hayvan olduğunu beyan ediyorlar.www.emirler.net
DEDE
14 Aralık 2006 Perşembe 21:32
PARS HAKKINDA
EĞER O FOTOĞRAFTAKİ ANADOLU PARSI İSE;HALK ARASINDA ZERDAVA DİYE ADLANDIRILAN HAYVAN ANADOLU PARSI DEĞİLDİR.ÇÜNKÜ ONA HİÇMİ HİÇ BENZEMİYOR.
ali babuççu
02 Kasım 2006 Perşembe 19:40
zerdava
Anadolu parsı kaçkar parsı dedikleri halk arasında zerdava diye adlandırılır.ama onu gören fotograflayan yoktur.halk arasında riyayet ve efsaneleri dolaşır.kedigillerdendir